Uyku bozuklukları toplumda gün geçtikçe artan önemli sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kaliteli bir uyku uyumadan ertesi güne sağlıklı ve mutlu başlamamız mümkün olamıyor.

Uykusuzluk, horlama, uyku apnesi başlıca uyku bozukları olarak bilinse de
uykuda bacak hareketler bozukluğu, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi,
katapleksi, diş gıcırdatma (bruksizm), gece yatağı ıslatma gibi oldukça geniş
bir yelpazeye sahip.
Sema Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Ayşe Türközü, Obstrüktif Uyku Apne,
uykuda periyodik olarak nefes durmalarından (apne) kaynaklanan bir hastalık
olarak tanımlıyor. Bu durum hastanın uyku kalitesini bozarak gün içi uykululuk
ve halsizliğe neden oluyor.
Horlama, uykuda nefesin durması, gün içi uykululuk, dikkatte azalma,
unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, gece terlemesi, uykuda boğulur tarzda
uyanma gibi başlıca bulgularla karşımıza çıkıyor. Ağır uyku apne sendromunda,
ileri dönemde kalp ritim bozuklukları, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon
ve inme riskini artırdığı saptanmıştır.
Uyku apnesi oldukça sık görülen bir hastalık. Orta yaş erkeklerde görülme
sıklığı %24 iken, orta yaş kadınlarda da %9 civarında. Erkek hastaların
%4’ünde, kadın hastalarında %2’sinde uyku apne hastalığına ait gündüz
uykululuk, geceleri nefes durması gibi bulgular görülmektedir.
Dr. Ayşe Türközü, hastalık eğer hastanın yaşam kalitesini bozuyorsa veya
sağlık riski oluşturuyorsa mutlaka tedavi edilmelidir, dedi. Sağlık riski ise
genelde ağır olgularda ortaya çıkıyor.
Eğer uyku apneyi düşündüren bulgularınız varsa uyku çalışması yapılması
gerekiyor. Polisomnografi ile beyin dalga aktivitesi, göz hareketleri, kas
hareketleri ve solunum eforu değerlendiriliyor. Uyku apne dışındaki
hastalıkların tanısında ve tedavinin yönlendirilmesinde kullanılmaktadır.
Uyku apnenin tedavisinde birçok yöntemi kullanılıyor. Tedavi yöntemine
hastalığın şiddetine göre karar veriliyor. Hafif şiddette uyku apne
hastalarında eğer obezite sorunları varsa kilo vermeleri öneriliyor. Orta
şiddetteki olgulara, eğer hasta cerrahi tedaviden fayda görecekse öneriliyor.
Cerrahi yöntemlerde, boğazın arka kısmı açık tutulmaya çalışılıyor. Uvula ve
nazofarenks bölgesine lazer yöntemi ile farklı cerrahi uygulamalar
yapılabiliyor. Ağır şiddette Uyku Apnesinde ise maskeli cihaz kullanımı
öneriliyor. CPAP dediğimiz bu cihaz apne esnasında sürekli pozitif basınç
uygulayarak hava yolları açık tutmaya çalışılıyor.
Uyku apnesi olan yetişkinler hastaların, iş verimi düşüyor. Yapılan
araştırmalar sonucu bu kişilerde tansiyon sorunu ve kalp damar hastalıkları
daha çok görülüyor. Beyin felci ve kalpte ritim bozukluğu, depresyon, insülin
direnci geliştirme riskleri daha çok görülebiliyor.
Uyku apnesi çocuklarda da görülebiliyor. Büyük bademciği ve geniz eti olan
çoçuklarda da horlama ve uyku apnesi gözlenebilinir. Çocuklarda ortaya çıkan
uyku apnelerinin erken teşhisi çok büyük önem arzediyor. Çünkü ihmal edilmiş
teşhisler büyüme-gelişme geriliği, beynin oksijensiz kalması gibi çok ciddi
problemlere veya uzun vadede akciğer ve kalp rahatsızlıklarına yol açabiliyor.
Bunun yanında farklı nedenlere bağlanan okul başarısında azalma, öğrenme
güçlüğü, sosyal izolasyon, çekingenlik, sinirlilik gibi sosyal problemlerin de
ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Haber7