Avrupa Karaciğer Araştırmaları Derneği’nin (EASL) Barcelona’da düzenlenen 42. kongresinde, ortak havlu, diş fırçası ya da tıraş bıçağıyla bulaşabilen Hepatit B hastalığı ve tedavisindeki yeni gelişmeler ele alındı.

Geçen yıl dünyada 1,2 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını
kaybettiğini belirten Esteban, “Dünyada 2 milyar insanın Hepatit B ile teması
olmuştur. Bunların 350 milyonu kronik Hepatit B hastasıdır” dedi.
Güvenli ve etkili bir aşısı olmasına rağmen bunun düzensiz bir şekilde
uygulandığını belirten Esteban, çocuklarda özellikle de yeni doğanlarda kronik
hastalığın oluşma riskinin fazla olduğuna işaret etti. Esteban “Hepatit B, HIV
virüsünden 100 kat daha kolay bulaşıyor. Avrupa’da ana bulaşma nedeni cinsel
temas ve mikroplu iğne veya kesici aletler” diye konuştu.
TÜRKİYE’DE DURUM
Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi
de olan Türk Gastroenteroloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan
Şentürk de, Türkiye’de 5 milyon aktif Hepatit B virüsü taşıyıcısı bulunduğunu,
ancak bunlardan 2,5 milyonunun risk altında olduğunu, diğerlerinin ise
bulaştırma ihtimalinin çok düşük bulunduğunu anlattı.
Çoğu zaman hiçbir belirti vermeyen hastalığın genel bulgularını halsizlik,
yorgunluk, iştahsızlık olarak sıralayan Şentürk, “Hepatit B, iki şekilde
insandan insana bulaşır. Doğum esnasında anneden bebeğe ya da ev içinde.
Türkiye’de ev içi bulaşma çok yaygın. İster istemez tıraş bıçağı, diş fırçası
ya da havlu karışıyor. Hepatit B virüsü taşıyan bir kişinin aile fertlerini
taradığımızda görüyoruz ki, o ailede her 3 kişiden 1’inde virüs bulunmakta”
diye konuştu. Türkiye’de aşının hemen hemen bütün bebeklere uygulandığını,
anne adaylarının da virüs açısından tarandığını kaydeden Şentürk, ancak
özellikle Doğu ve Güneydoğu’da anneden bebeğe bulaşmanın söz konusu olduğunu
dile getirdi. Şentürk, Hepatit B taşıyıcılarının yüzde 95’inin iyi bir takiple
hamile kalıp çocuk doğurabileceğini söyledi.
Hastalığın iş yeri teması ya da arkadaşlıkla geçmediğine de işaret eden
Şentürk, “Olay, sadece bir medikal problem olarak görülmemeli, sosyal problem
olarak da görülmeli. Bulaşmaması konusunda gerekli her türlü tedbiri almak
lazım. Ancak bu bulaşma konusu paranoya haline de getirilmemeli” dedi. HIV’den
daha kolay bulaştığı için hastalığın önemli bir sağlık problemi olduğunu
vurgulayan Şentürk, hastalıkla ilgili dünyada tedavide ciddi gelişmeler
olduğunu ifade etti. Şentürk, 25 yıl öncesiyle kıyaslandığında hastaların
yüzde 70’inin daha erken evrede kendilerine geldiğini ve ellerinde değişik
tedavi yöntemleri bulunduğunu anlattı. Türkiye’nin yeni ilaçların
geliştirilmesi konusuna da aktif katkıda bulunan ülkelerden birisi olduğunu
belirten Şentürk, Türkiye’de piyasaya sunulan ve etken maddesi entecavir olan
ilacın, kısa sürede virüsü çoğalamaz hale getirdiğini bildirdi.
BİR HASTANIN DUYGULARI
Toplantıya İngiltere’den katılan Hepatit B hastası Joanna Meynelle de, virüsün
doğumda annesinden kendisine geçtiğini 18 yaşında öğrendiğini belirterek,
şunları söyledi:
“Daha önceleri halsizlik, yorgunluk gibi şikayetlerim vardı. Ancak Hepatit B
hastası olduğumu hiç düşünmemiştim. Annem bir ameliyat geçirdi. O sırada
kendisinde virüs saptandı. Bunun üzerine yaptırdığımız testte benim de kronik
taşıyıcı olduğum ortaya çıktı. Bu arada ayrıldığım erkek arkadaşım herkese
benim durumumu anlatmış. İnsanlar bana dokununca hastalığın kendilerine
bulaşacağını zannediyorlardı. Bu nedenle evimi değiştirmek zorunda kaldım.”
Bristol-Myers Squibb Bulaşıcı Hastalıklar Araştırma Bölümü Başkan Yardımcısı
Dr. Richard Colonno da, ilaçla tedavi konusunda gelecekten çok umutlu
olduklarını ifade ederek, “Hasta, ilacı bırakınca hastalık nüksediyor.
Amacımız, ilacın kesilmesi halinde de etkisinin devam etmesi. Bu konuda
çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.
AA