Sebebi her ne olursa olsun dişlerinizden bir veya bir kaçını kaybettiyseniz, o dişlerin yerine mutlaka yenilerini koydurmanız gerekir. Yapılan araştırmalar, birçok kişinin kaybettikleri dişlerinin yerine yenilerini koydurmasının nedenlerinin, daha iyi göründüklerine inandıkları ve kötü görünen bir gülümseme yerine daha güzel gülümsemek, daha rahat konuşabilmek ve sonuçta bilinç altında yer alan kendilerine olan güvenlerini artırmak olduğunu göstermektedir. Estetik kaygılar önemli olmakla birlikte, kaybedilen dişlerin yerine yeni dişlerin konmasının, ağız sağlığı ve ileride olabilecek daha kötü sorunları önlemek açısından büyük önemi ve aciliyeti vardır.

Ağzınızdaki dişler çiğneme sırasında çeşitli basınçlara karşı birbirlerine
destek olurlar. Bu destek olma normal bir yemek yemeden tutun da daha sert
cisimleri ısırma veya diş gıcırdatma durumuna kadar gitmektedir.
Bir dişinizi kaybettiğinizde hemen yanında yer alan diğer dişler kısa bir süre
sonra hareket etmeye başlayacak ve kaybolan dişin yerine doğru kaymalar
oluşacaktır. Bu durum özellikle ağzın yan ve arka bölgelerinde yer alan dişlerde
daha rahat oluşmakla birlikte, konumu fark etmeden bütün dişler için geçerli
olan bir tespittir. Bunun yanı sıra alt ve üst dişler çiğnemeyi gerçekleştirmek
için birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Fakat dişlerden biri kaybolduğunda karşıt
çenedeki aynı bölgedeki diş eksik kalan dişin yerine doğru uzamaya başlar.
Bu durum son derece önemli sorunları beraberinde getirir. Dişler kaymaya,
hareket etmeye başladığında yukarı veya aşağıya doğru eğimlerinde de sapmalar
oluşmaya başlar. Böyle bir durumda alt ve üst dişlerin birbirleriyle olan
konumları ve açıları değişmeye başlayacaktır. Bazen çene eklemleri problemlerine
ve ağrılara da neden olabilmektedir. Kaymalara bağlı diğer bir olası sonuç ise
dişlerin çene kemiğine 90 derece olması gereken konumlarında saplamalar meydana
gelmesidir. Normal çiğneme esnasında dişlerden çene kemiğine daha fazla bir
basınç uygulanacaktır. Sonuçta çene kemiğinin o bölgelerinde kemik erimesine ve
daha önceden sağlıklı olan dişlerinde kaybına sebep olabilecektedir.
Kaymalar sonucunda oluşan boşluklar aynı zamanda temizlenmesi güç alanlar
yaratır. Bu durum diş plağı ve tartarların oluşması için uygun bir ortam
yaratabilir. Sonuçta diş eti hastalıkları ve beklenmeyen yerlerde çürük oluşması
için de bir zemin hazırlar. Normalden daha farklı ve çalışılması zor yerlerde
oluşan çürükler ise daha zor tedavi edilmektedir. Sonuçta kaybedilen bir diş
sebebiyle diğer dişler de hareket etmeye başlamakta, olumsuz etkilenmekte ve bir
süre sonra yapay bir dişin yerleştirilmesi de güçleşmektedir. Birçok durumda
uzun süren ortodontik tedaviler ve implant tedavileri sonrası ancak yapay dişler
konularak bir tedavi yoluna gidilebilmektedir.
Tüm bu olası sorunları yaşamaya
gerek kalmadan, diş kaybının hemen ardından başlanabilecek tedavilerle kaybolmuş
dişleriniz kalıcı protez dişlerle değiştirilebilir. Farklı tedavi seçenekleri
olmakla birlikte üç ünitten(dişten) oluşan köprüler veya implant tedavileri iyi
birer çözüm olacaktır. Her iki çözüm de sizin kaybolan dişlerinizin yerine
başarılı bir şekilde protez dişlerin konmasına yardımcı olanak sağlar. Ancak şu
soru akla gelebilir; hangi şık daha iyidir? Bırakın sizin durumunuza en uygun
çözümün hangisi olduğuna diş hekiminiz karar versin. Ancak aşağıda bazı bilgiler
ve dikkat etmeniz gereken konulara değineceğim
Üç ünitten(dişten) oluşan köprüler
Bu tedavi yöntemi; kaybolan dişlerin sağ ve sol tarafında yer alan dişlere sabit
olarak tutturulan protez sistemlerini anlatır. İsminden de anlaşılacağı üzere,
üç parçadan oluşmaktadır. Orta kısmı kaybolan dişinizin yerine geçecek olan
yapay diştir. Kenarlarda yer alan iki kısım ise kaybolan dişlerin iki yanında
yer alan dişler üzerine oturtulan kaplama taç kısımlarıdır. Bu taç kısımları
kaybolan dişin bitişiğindeki dişlere kalıcı olarak yapıştırılmakta(yandaki
resim) ve bu sayede orda yer alan yapay dişin oynamasını engellemekte ve yerinde
tutmaktadırlar. Köprü yerine takıldığında yandaki dişlerin de desteğiyle,
dişleriniz tamamlanmakta ve dişleriniz eskisi gibi hizmet verebilmektedir.
Yandaki dişlerde büyük dolgular, ileri derecede bozukluklar ve çürükler olduğu
durumlarda köprü uygulaması iyi bir çözüm olabilir. Bu durumda köprü başları
köprüyü yerinde tutmanın yanı sıra yandaki dişlerinde tam işlevlerini geri
kazmanlarına yardımcı olur. Köprü üzerinde porselen kaplamalar kullanıldığında
şekil ve renk olarak doğal dişlere yakın estetik bir görünüm yanı sıra
fonksiyonellikte beraber sağlanmış olacaktır.
Köprülerin önemli dezavantajı boşluğun önündeki ve arkasındaki dişlerin köprü
başlarına uygun gelecek şekilde kesilmesi(küçültülmesi) gerekliliğidir. Eğer bu
dişler zayıf veya çürük ise köprü uygulanması avantajlı olacaktır. Ancak bu
dişler problemsiz sağılıklı dişler ise kesilmesi veya yapılarının değiştirilmesi
tercih edilmeyen bir durumdur. Bina restorasyonu gibi diş köprüsü ayaklarıda
sonsuza kadar ayakta kalamayacaklardır. Çok iyi bir bakımda bile bazen bir süre
sonra yenilenmeleri gerekmekte, bakterilerin bu bölgede çoğalmalarına neden
olabilmektedir .
Diğer bir dezavantaj ise köprülerin kaybolan dişin bulunduğu bölgedeki kemik
yapısına etkileridir. Kaybedilen dişin bulunduğu bölgeki boşluk yani o bölgedeki
çene kemiğinde çekimi takiben başlayan ve köprü yapımıyla da artan kemik
rezorbsiyonu yani erimesidir. Tek bir dişin yerine köprü kullanıldığında bu pek
sorun olmamakla birlikte, birden fazla diş yerine köprü kullanıldığında kemik
kaybı problemleri oluşabilmektedir. Köprüler çene kemiğine ve diş etine sıkı
sıkıya yapışık olmadıkları için altlarında bakteri oluşumunu engellemek için
ekstra diş temizleme ürünlerine ihtiyaç duyulur.
Implant
Implantlar kaybedilen dişlerin yerine kalıcı yapay dişler koyabilmek için ideal
çözümlerdir. Implantlar titanyumdan yapılan ve kaybedilen dişin kök yerine
yerleştirilen desteklerdir. Implantlar tedavi başlangıcından sonuna kadar geçen
süre içinde diş kemiğiyle kaynaşarak bir bütün halini alırlar. Implantların
üzeri geçici yapay dişlerle kaplanarak iyileşme periyoduna geçilir. Bu süreç
ağız yapısı ve çenenin genel duruma göre 1-2 ay arasında değişen bir zaman
dilimini gerektirmektedir. İyileşme ve kaynaşma dönemi sonunda kalıcı protez
dişler implantların üzerine yerleştirilmekte ve çıkmayacak şekilde
vidalanmaktadır. Bazı durumlarda kalıcı protez dişler geçici dişlerin konmasına
gerek kalmaksızın tedavinin başında da takılabilmektedir.
Implantlar sabit yapılardır. Çiğneme ve konuşmada herhangi bir problem
yaşatmazlar.
Implantlar diş kemiğine kaynaşık bir yapı haline gelir. Bu diş kemiği
erimelerini minimuma indirmektedir . Doğal dişleriniz gibi ağzınızın kalıcı
birer parçaları olacaklarından, normal rutin diş bakımından çok daha fazla bir
bakıma ihtiyaç duyulmaz.
Diğer bir avantajı ise köprülerde yapılan yandaki dişlere operasyonu
gerektirmemesidir. Bu sayade sağlıklı dişlere herhangi bir işlem uygulanmamakta,
ileriye dönük ekstra bakım, tedavi, restorasyon gereksinimi ortadan kaldırılmış
olmaktadır. Bu da hem toplam zaman hem de maliyet açından optimum bir çözüm
sunmaktadır.
Eğer dezavantajlarından bahsetmek gerekirse, herhengi bir dezavantajı yoktur.
%98 gibi bir oranda başarılı olmasına rağmen implantlar bazı durumlarda
başarısız olabilmektedir. Bunlar genelde operasyon sonrasında iyi bakım
yapılmaması sonucu enfeksiyon oluşması, aşırı sigara tüketimi ve çene
kemiğindeki kemik kalitesinin derecesi gibi sebeplerdir. Çene kemiğindeki kalite
ve hacim problemi ilave kemik grefti tadavisi ile sağlanabilmektedir. Kişinin
bir takım sistemik hastalıkları varsa iyileşme süreci daha fazla uzayabilmekte
ve gerekli önlemler alınarak implant uygulanabilmektedir.
Diş hekimleri diş implantlarını geleceğe yönelik olarak akıllı yatırımlar olarak
nitelemektedirler.
Yazı: betul.yurteri@mynet.com