Anadolu Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği Başkanı Türker Küçüker, güneş gözlüğü konusunda vatandaşları uyardı. Küçüker, gözlük kullanırken taklitlerden kaçınılması gerektiğini, aksi takdirde gözlerde ciddi sorunlar oluşabileceğini kaydetti.


Göz ve görme sağlığı açısından son derece zararlı olan ünlü markaların kötü
taklidi, sahte işporta gözlüklerinin, çok ucuz olması, satın alan ya da
kullanan için suç teşkil etmemesi nedeni ile ne yazık ki hala önemli miktarda
pazarda yer bulunduğuna dikkat çeken Küçüker, "Dünyada olduğu gibi, ülkemizde
de bu sahte taklit ürünlerin satışının tamamen sıfırlanması mümkün değildir.
Ancak eğitimle yasal önlemlerle ve uluslararası standartlara uygun üretim ile
azaltılabilir. Maalesef Türkiyemiz'de bizim insanımız UV radyasyonu konusunda
oldukça bilgisiz ve duyarsız bir duruş sergilemektedir. İnsanlar tüm hayatları
boyunca maruz kaldıkları UV radyasyonunun yaklaşık olarak yüzde 80'ini 18
yaşına kadar almaktadır. Bu nedenle toplumların eğitiminin daha ilk yaşlardan
itibaren başlaması, güneşlenme ve UV radyasyonundan korunma alışkanlıklarının
kazandırılması halk sağlığı açısından çok önemlidir. Güneş Dünya'dan 150
milyon kilometre uzaktadır. Isı, ışık ve UV radyasyonu yayar. Isı ve ışık
dünyamızda yaşayan milyonlarca canlının yaşam kaynağıdır. Kısa dalga UV
ışınları enerji bakımından daha yüklüdür. Canlı dokular için son derece
zararlıdır ve dokuların zamanından önce yaşlanmasına sebep olur. Güneş
ışınlarının 400-700 nanometrelik çok az bir kısmını görebiliriz (1 nanometre
milimetrenin milyonda bir büyüklüğünü ifade eder.) UV radyasyonu, güneş
ışınlarının yüzde 5'ini oluşturmasına rağmen çok tehlikelidir. Radyasyonu
gözlerimizle göremeyiz ve hissedemeyiz ancak zararlı etkilerini
gözlemleyebiliriz" açıklamasını yaptı.
UV RADYASYONUNUN GÖZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Açıklamasında, UV radyasyonunun zararlarının kümülatif olduğunu kaydeden
Küçüker, "Ne kadar çok UV radyasyonuna maruz kalırsanız, hayatınızın sonraki
evrelerinde katarakt hastası olma riskiniz artar. Kanıtlar hem UV-A' ya hem de
UV-B' ye maruz kalındığı taktirde uzun veya kısa süreli göz ve görme
hasarlarına yol açabilecekleri tezini desteklemektedir. UV ışınlarının göz
üzerindeki şiddetli etkilerinin içinde, kornea ve irisin iltihaplanması (photokeratitis)
ve göz kapaklarının içinde çizgiler halinde uzanan ince zar olan konjonktivin
iltihaplanması (photoconjunctivitis) yer almaktadır. Gözün UV ışınlarına maruz
kalması sonucunda, uzun vadede ortaya çıkan etkilerinin içinde pterygiumun
gelişimi (korneaya bitişik olan beyaz veya krem rengindeki şeffaf olmayan
büyüme) ve konjonktivin ışık geçirmez hücre kanseri yer alabilir. Şu anda
dünyada 16 milyon insan katarakt nedeni ile kör olmaktadır ve Dünya Sağlık
Örgütü'nün (WHO) araştırmalarına göre bu insanların yüzde 20'sinde UV
ışınlarına maruz kaldıkları için katarakta bağlı körlük oluşmuştur" dedi.
Açıklamasında gözlük kullanıcılarını da uyaran Küçüker, "Reçete dahilinde
Refraksiyon kusurlarını düzeltici bir gözlüğe ya da özel bir gözlük
ihtiyacınız yoksa reçetesiz olarak güvenle profesyonel bir optisyenden yardım
alarak gözlüğünüzü satın almanız gerekir" dedi.
İŞPORTA MALI GÖZLÜKLER TEHLİKE SAÇIYOR
Gelişi güzel satılan gözlüklerin tehlikeli olduğunu da dikkat çeken Küçüker,
açıklamasında "Güneş gözlüğü satın alırken, uzun dönemde gözlerin sağlığını
maksimum koruyacak güneş gözlükleri seçilmelidir. Fiyatı uygun olan mallar
arasında; Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzu, garanti belgesi veya standarda
uygunluk (TSE) markası olanlar tercih edilmelidir. Tüm bu anlatılanlardan da,
anlaşılacağı üzere güneş gözlüğü seçimi dikkat gerektiren, bizlerin daha çok
ilgilendiği estetik uygunluk dışında, göz sağlığını büyük ölçüde etkileyen
ciddi bir iştir. Yukarıda sayılan özelliklere dikkat etmek uygun olacaktır.
Aksi halde herhangi bir yerden (işporta gibi) elde edilen herhangi bir gözlük,
yeterli göz koruması sağlamadığı gibi, zararlı da olmaktadır. Normalde
karanlık ortamlarda göz bebeklerimiz büyür. Ve böylece daha çok ışık göz
bebeklerimizden içeri sızar. Eğer yüzde 100 ultraviyole koruyuculuğu olmayan
bozuk camları takarsak karanlık bir ortam oluşacağından göz bebeklerimiz
genişleyecektir. Ve koruyuculuk oranı düşük olan bu camlardan geçen UV
ışınları gözümüze zarar verecektir. Standartlara uygun güneş gözlüğü camları,
araç kullanırken trafik sinyal ışık renklerinin tanınmasında bir güçlük
yaratmamalıdır. Kırmızı yeşil renkler birbirinden kolaylıkla ayırt edilmeli ve
tanınmalıdır. Ucuz ve işportada satılan güneş gözlükleri ile trafikte sinyal
ışık renklerinin algılanmasında güçlük meydana gelebilir. Bu da sürüş
güvenliğini bozar, kazalara sebep olabilir" ifadelerine yer verdi.
Gözlük kullanımında özellikle Çin mallarından uzak durulması gerektiğine de
dikkat çeken Küçüker, "Batıda hazır takılabilen okuma gözlükleri, marketlerde
satılır ve yukarda belirtilen standartlara göre üretilir. Ülkemizde numaralı
gözlükler reçetesiz satılamaz. Ancak cami önlerinde, işportada hazır numaralı
gözlükler satılmaktadır. Bunlar çoğu zaman uzak doğu, Çin kaynaklıdır. Sosyal
güvenlik kurumları bu gözlükler müşteriye verildiğinde sözleşmelerini fesih
etmektedir. Gözün ve yüzün yaralanmalara karşı korunması ve emniyeti çok
önemli bir husustur. İşportadaki cam olan güneş gözlüklerinde hammadde olarak
pencere camı hammaddesi kullanılmaktadır. Bu malzeme çok kırılgandır. Optik
camlar pencere camlarına göre 6 defa daha basınca karşı dirençlidir.
Kırıldığında dağılarak göze zarar vermezler. İşporta gözlüklerinde bu risk çok
yüksektir. Esasında optik cam ve pencere camlarının kimyasal terkipleri de
farklıdır. Organik ve mineral güneş camları damarlı olabilir. Üzerinde hava
kabarcığı, çizik, çatlak olabilir. Yine güneş gözlükleri kolayca yanıp
tutuşabilecek malzemelerden yapılmamalıdır ve işporta gözlüklerinde bunu kimse
garanti edemez. Çerçeveler (nontoksik) zehirli olmayan, alerji yapmayan,
tahriş (irritasyon) etmeyen, kanserojen olmayan malzemeden üretilmiş
olmamalıdır. Bütün bu özellikler standartlarla düzenlenerek insanların göz
sağlığı yüz ve göz güvenliği temin edilebilir. Bütün bu işlemler çerçevelerin
boyasından yapıldığı malzemelere kadar bir seri işlemleri kapsar" dedi.
Açıklamasında güneş gözlüğü renkli iki cam ve sıradan bir çerçeveden ibaret
olmadığının altını çizen Küçüker, "Tüketiciler dışardan bakarak ya da
gözlemleyerek bu özellikleri asla anlayamazlar. Dikkat edilirse eğer bir
profesyonel destek söz konusu değilse güneş gözlüğü alan tüketiciler arasında
geçen konuşma genelde 'Gözlük yüzüme yakıştı mı?', 'Camın koyuluğu yeterli
mi?' şeklindedir. Bu sorularla tüketicinin ihtiyacına göre doğru güneş gözlüğü
seçimi yapılamaz" açıklamasında bulundu.
İHA