Televizyon kanallarında son dönemlerde sayıları hızla artan şarkı ve dans yarışmaları sonucu elde edilen ''yalancı şöhret''in kişilere mutsuzluk getirdiği bildirildi. .

Bu tür yarışmalara daha çok kimlik bunalımı ve iş problemi olanların katıldığını
belirten Öztanrıöver, ''Çünkü bu kişiler, kısa yoldan ün elde edip tatmin
olmanın arayışındalar. Çünkü, hayatları doyumsuz'' dedi.
Hazır olmadan gelen ''yalancı şöhret''in, kişilik sorunları bulunanlara,
kaldıramayacakları yük getirdiğini vurgulayan Öztanrıöver, şunları kaydetti:
''Zaten aklı başında, işi-gücü ve iletişimi yerinde olanlar, bu türdeki
programlara katılmıyor. Çünkü, onlar hayatlarından hoşnutlar. Hayatlarından
hoşnut olmayan insanların bu tarz arayışları oluyor. Gelecek ünün, paranın
kendilerini mutlu edeceğini sanıyorlar. Aslında tam tersi, hayatlarından hoşnut
olmayan insanların şöhret olma arayışı, mutsuzluğu körükleyen doyumsuzluğu
artıran unsurlar oluyor.''
-ÖRNEK OLAY-
Öztanrıöver, son olarak silahlı çatışma olayı ile gündeme gelen şarkıcı Bayhan
Gürhan'ın hayatında, anne intiharı, baba terk etmesi gibi reddedilmelerin
olduğunu ifade etti.
Bu durumun güvensizliğe, güvensizliğin de duyarsızlığa yol açtığını anlatan
Öztanrıöver, sonuçta kişinin şiddete eğilimli hale geldiğini vurguladı.
Bu kişiliğe sahip olanların küçük olaylara hemen sinirlenip, bunu adam öldürmeye
kadar götürebildiğini ifade eden Öztanrıöver, ''Duyarsızların en büyük özelliği
empati yapamamalarıdır. Ateş ettiğinde, 'birilerini yaralar mı' diye kendisini
karşısındakinin yerine koyup empati yapmazlar. Bunlar daha çok doyum
arayışındalar. Kişilik bozukluğu olanlarda daha çok görülür'' dedi.
Geçmişi problemli olanların şöhret kazandıklarında bu duruma düşmelerinin
kaçınılmaz olduğunu anlatan Öztanrıöver, ''Çünkü hazır olmadan şöhrete
kavuşuyorlar ve bunu kaldıracak güçleri olmuyor. İster istemez de bunun verdiği
taşkınlıklara yol açıyorlar'' dedi.
-MAZLUM SEVERLİK-
Öztanrıöver, vatandaşın ''mazlumu sever'' halinin de bu kişilerin yüceltilmesine
katkı sağladığını belirterek, şöyle konuştu:
''Çünkü ülkemizde mazlum durumda olmak iş yapıyor. Hepimizin bunda rolü var. Bu
programların izlenme oranı yüksek oluyorsa, bu durum, toplumda bu tarz
insanların çokluğunun göstergesidir. Fırsat verilse izleyenlerin bir çoğu da
bunu yapmak ve o kişiler gibi olmak istiyor. Asıl tehlike bu. Bunun önüne
geçilmesi için sorunlular değil, eğitimli, sağlıklı, örnek ve toplumda saygın
olan kişiler ön plana çıkartılmalı.''