Bilimadamları, diyabetin yaygınlaşmasının önlenmesi için, hükümetler düzeyinde etkin önlemler alınması çağrısında bulundular.
Bilim adamları, Belek'te
düzenledikleri ortak basın toplantısında, diyabetin, kazalardan sonra en çok
uzuv kaybına yol açan hastalık olduğuna dikkati çektiler. Bilim adamları,
erişkinlerde diyabetin görülme sıklığının tüm dünyada belirgin biçimde
artacağının tahmin edildiğini vurguladılar.
-ÖNCE DİYET VE EGZERSİZ-
ABD'li bilim adamı Prof. Dr. Rosenstock, toplumdaki diyabet kültürünün
yükseltilmesini amaçladığını belirterek, ''Diyabetin yayılmasında globalleşme
ve batı kültürünün dünyayı etkilemesinin büyük payı olduğuna inanıyorum.
Görülme sıklığı giderek artan diyabet, dünyada 240 milyon kişiyi etkiliyor.
2025 yılında 360 milyon insan diyabetten etkilenecek'' dedi.
Diyabetle başa çıkabilmek için iyi ilaçlar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr.
Rosenstock, ancak en başta yapılması gerekenin, diyet ve egzersiz olduğunu
vurguladı. ABD'de diyabetli çocukların sayısının arttığını bildiren Prof. Dr.
Rosenstock, diyabetin obeziteyle birlikte yaygınlaştığını söyledi.
Diyabetli hastada kan şekerinin mutlaka kontrol altına alınması gerektiğini
belirten Prof. Dr. Rosenstock, açlık kan şekerinin 100-126 miligram düzeyinde
olması gerektiğine işaret etti. Prof. Dr. Rosenstock, diğer bir test olan
A-1C'nin de 7'nin altına düşürülmesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Rosenstock, ABD diyabet Cemiyeti ile Avrupa Diyabet Çalışma Grubu
adlı kuruluşların diyabet konusunda yaptıkları ortak çalışma sonrasında, ortak
bir ''Test ve tedavi kılavuzu'' yayınladıklarını, tüm dünyanın diyabet
konusunda bu kılavuzu dikkate almaları gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Rosenstock, bir soru üzerine de yeni neslin artık sadece hamburger
ve pizza ile beslendiğini belirterek, özellikle ABD'de kolalı içeceklerin bir
seferinde litrelerce tüketildiğinden yakındı.
ABD'nin bazı eyaletlerinde okulların, öğrencilerin şekerli yiyecekler satın
alabildikleri makineleri kaldırdığını, okul yöneticilerinin başka önlemler de
aldıklarını bildiren Prof. Dr. Rosenstock, şunları söyledi:
''Aslında bu konuda benim daha radikal düşüncelerim var, ama hepsini dile
getiremiyorum. Fast food endüstrisi hükümetler tarafından kontrol altına
alınmalı, yüksek vergiler konulmalı ve hamburger gibi ürünlerin üzerine,
sigara paketlerinin üzerindekilere benzer uyarıcı yazılar konulmalı. Bu
uyarılarda, gıdanın neler ve hangi tehlikeler içerdiği yer almalı.''

İtalyan bilim adamı Prof. Dr. Geremia B. Bolli de diyabet konuşulurken,
dikkatin her zaman obeziteye çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Bolli, ''Artık diyabet ve obezite kol kola girdi ve yeni bir
hastalık adıyla tanımlanıyorlar: Diyabezite...'' diye konuştu.
Dünyadaki milyonlarca diyabet hastasının sayısının yakın bir gelecekte iki
katına çıkacağının beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Bolli, diyabetin iyi
kontrol edilmemesi halinde, kalp krizi vakaları ve uzuv kayıplarının
arttığının altını çizdi.
Hükümetlerin diyabetin önlenmesi çalışmaları için daha fazla kaynak ayırması
gerektiğini savunan Prof. Dr. Bolli, Avrupa'da komplikasyon gelişmemiş diyabet
hastası için yıllık 400 avro, kronik böbrek yetmezliği, körlük gibi
komplikasyonları başlamış diyabet hastaları için de yıllık 6 ile 8 bin avro
harcandığını belirtti.
-''İNSÜLİN ENDİŞELENDİRMESİN-''
Dünyada bugüne kadarki genel uygulamaya göre, diyabeti ilerlemiş ve
komplikasyon başlamış hastaya insülin verildiğini belirten Prof. Dr. Bolli,
insülinin hastalığın daha erken evrelerinde de kullanılabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Bolli, ''İnsülin'' sözcüğünün hastaları endişe, hatta korkuya sevk
ettiğini ifade ederek, ''Daha etkili bir tedavi için modern görüş, insüline
daha erken başlandığında etkin bir tedavi sağlandığıdır'' diye konuştu.
Çocukların küçük yaşlarda beslenme konusunda iyi eğitilmesi gerektiğini
bildiren Prof. Dr. Bolli, çocuklar için fiziksel egzersizlerin her zaman ön
plana çıkarılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Bolli, yemek alışkanlığının
diyabetin önlenmesindeki etkisine de işaret ederek, ''Öğün başına çocuklar
250, yetişkinler 500 kaloriden fazla almamalı'' dedi.
Prof. Dr. Bolli, diyabetli hastanın çok iyi takip edilmesi, Tip-2 diyabeti
olan hastaların yılda en az bir kez hekime başvurması gerektiğini bildirdi.
Prof. Dr. Bolli, şöyle devam etti:
''Diyabet, aslında saatli bir bombadır. Diyabetli hastaların yüzde 85'i kalp
krizinden ölecektir. İnsanlar sık sık tansiyonlarını ölçtürdükleri gibi, aynı
sıklıkta diyabet konusunda kontrol yaptırmalı.''