Neredeyse her hastalığımızda bakılan tam kan sayımı ve tam idrar tetkiki gibi adını sıklıkla duyduğumuz testler hakkında bilgi sahibi olmaya ne dersiniz?
SGOT-AST-SGPT-ALT-GGT:
Kısaltmalar ile gösterilen bu testler karaciğer fonksiyon testleri anlamına
gelir. Karaciğerin etkilendiği düşünülen hastalıklarda hekim tarafından
istenilir. Örneğin alkol bağımlılarında, bu testler bakıldığında istenilen
değerlerin yükseldiği görülür. Fiziksel muayenesinde karaciğer ağrılı
olabilir. GGT(gama-Glutamil-Transferase) olarak isimlendirilen değer böbrek,
pankreas, karaciğer, safra kesesi ve prostat epitel (deri) dokusunun hücre
mebranında bulunan bir enzimdir. GGT; alkol ve bazı ilaçların etkisi ile yada
akut kolesistit ( kolon iltihabı), akut pankreatit( pankreas iltihabı),
karaciğer nekrozu( karaciğer dokusunun kansız kalması), ve karaciğer
metastazlarında artış gösteren bir enzimdir. SGOT; Karaciğer hastalıkları,
kalp hastalıklarında yükselebilir. SGPT; Karaciğer hastalıkları, kalp
hastalıkları ve bazı maddelerin (ilaçlar) karaciğerdeki toksik etkileri ile
kandaki değeri artabilir. Tüm bu testler genellikle karaciğerden kaynaklanan
hastalıkların şüphe edilmesi durumda kanda bakılan testlerdir.
HDL, LDL:
Kan kolesterol seviyesi parmak ya da kolunuzdan alınan kan örneğinden ölçülür.
Bu testte total kolesterol ve iyi kolesterol (HDL) seviyeniz belirlenir. Kan
testi öncesi aç olmanız ya da özel bir şey yapmanız gerekmez. Ancak bu
verilerin sonucunda kötü kolesterol (LDL) seviyesinin direkt ölçümü
gerekebilir, bu test için aç olmanız şarttır. Kötü kolesterol seviyesi
doktorunuza kalp hastalığı riskinizle ilgili daha fazla bilgi verir ve
tedaviyi belirlemede yardımcı olur.
HGB ( HEMOGLOBİN ):
100 cc kanda ne kadar demir taşıyıcı hemoglobin molekülünün bulunduğunu
gösteren bir değerdir. Hemoglobin; kanda varolan oksijenle birleşmiş
alyuvarlardır. Hemoglobin miktarının normal değer aralığından düşük olması
anemi( kansızlık) belirtisi sayılabilir. Hemoglobin; aşırı sıvı kaybında ve
Polisitemilerde yüksek çıkarken; anemilerde değeri normalden düşüktür.
HEMATOKRİT:
Kan iki kısımdan oluşur. Şekilli elemanlar ve serum olarak ikiye ayrılır.
Hematokrit; kanın şekilli elemanlarının, kanın serum miktarına oranıdır. Kan
kaybı fazla olan yada yoğun adet kanaması geçiren kadınlarda hemotokrit değeri
düşük çıkabilir.
WBC (Lökosit):
Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Kanda bakılır. Akyuvar
sayısının belirlenen normal kriterlerin üzerinde çıkması vücutta enfeksiyon
olabileceğinin işaretidir.
Trombosit sayısı: Kanın pıhtılaşmasını sağlayan
şekilli elemanlardır. Eksikliğinde kan yeterli sürede pıhtılaşmayacağı için
ağır kanamalara neden olabilir. Bu nedenle trombosit değeri vücut için önemli
bir bulgudur. Eksikliğinde periferik yayma denilen ikinci bir test ile
trombositlerin durumu incelenir. Operasyon yada doğum gibi kanamanın fazla
olabileceği uygulamalardan önce KZ ( Kanama Zamanı) ve PZ (Pıhtılaşma Zamanı)
olarak adlandırılan iki test daha yapılarak kişinin kanamaya karşı direnci
ölçülür. KZ ve PZ testleri parmağa batırılan lancet( steril iğne) ile çıkan
kanın hangi sürede duracağı hesaplanarak yapılır.
MCV:
Tam kan sayımında önemli olan bir bulgudur.Özellikle gebelik döneminde annenin
kırmızı kan hücrelerinin şekli hakkında genel ve uyarıcı bilgi verir. MCV
kırmızı kan hücrelerinin çapı anlamına gelir. Talasemi gibi önemli genetik
bağlayıcılığı olan hastalıkların teşhisinde tam kan sayımı içerisinde
bakılabilen oldukça pratik ancak genel durum hakkında uyarıcı bilgi veren bir
tetkiktir. Talasemi hastalarında MCV oranı düşük çıkar.
RBC(Kırmızı kan hücreleri):
Kanda bulunan eritrosit/alyuvar miktarıdır. Kemik iliği hastalıkları yada
diğer kan hastalıklarında önemli bilgi verir.
İdrar Rengi, İdrar dansitesi, İdrar PH, İdrar Glukoz Miktarı, Lökosit Esteraz,
İdrar bilirubin, İdrarda kan,
Eskiden beri idarın renginin, vücudumuzun sağlığı hakkında bilgi verdiği
iddiası, günümüzde yapılabilen ayrıntılı idrar testleri ile o zamanlarda
inanılan kriterlerin doğruluğunu destekleyici yöndedir. İdrar rengi normal
koşullarda berrak ve açık sarıdır. İdrarın konsatrasyonu ile bu renk koyuluğu
değişebilir. İdrarın kırmızı olması idrarda kan bulunduğuna yada ürenin çok
yüksek olduğuna işaret olabilir. Ancak raifampisin türevi ilaçlar idrarı
boyayarak renginin değişmesini sağlayabilir. İdrar dansitesi idrar içerisinde
bulunan şekilli elemanların, idrarın su kısmına oranı olarak da açıklanabilir.
Akut böbrek yetmezliklerinde ve günlük tüketilen su miktarı ile idrar
dansitesinde değişimler görülebilir. İdrar PH’ı; geçirilen idrar yolu
iltihaplarında normal değerlerin üzerine çıkabilir. İdrar glikozu sağlıklı bir
insanda negatif değerdedir. Ancak kan değerlerinde glukoz miktarının artmış
olması, idrarda glukoz bulunmasına neden olabilir. Lökosit esteraz pozitifliği
idrarda varolan lokositi, nitrit pozitifliği ise idradaki bakteri varlığının
duyarlı olmayan göstergeleridir. İdrarda protein varlığı dikkat edilmesi
gereken bir değerlendirmedir. Çok su içen yada idrara sık çıkan dilüe olmuş
idrarda protein miktarı normal değerleri şaşırtıcı boyutta az çıkabilir. Bu
nedenle idrarda protein miktarına genellikle 24 saat idrar toplanarak yapılır.
BUN (KAN ÜRE NİTROJEN):
Genellikle renal yani böbrekten kaynaklı problemlerde istenen bir tetkiktir.
Ancak BUN değeri karaciğerde sentezlendiği ve tübüler rezabzorsiyonu da olduğu
için renal fonksiyon bozukluğu yaşanmadığı durumlarda da değişimler
görülebilir. Fazla protein alımı, aminoasit infüzyonu, Gastrointestinal sistem
kanamaları (örneğin mide kanaması) ve kortikosteroid ve tetrasiklin türü
ilaçların kullanımı da BUN düzeyini artıran nedenlerdir. Yine protein
eksikliği ( malnütrisyon, çölyak hastalığı, nefrotik sendrom gibi), herhangi
bir nedenle oluşmuş akut ve kronik ağır karaciğer hastalığı gibi durumlarda
kan BUN düzeyler düşük çıkabilmektedir.
KREATİNİN:
Kreatinin düzeyi kas metabolizması ile yakından alakalı bir değerdir.
İlerlemiş böbrek fonksiyon hastalıklarında kreatin miktarı iki katına
çıkabilir. Bu tür durumlarda 24 saat biriktirilen idrarda yapılan kreatinin
klirens hesaplamaları renal fonksiyonlar hakkında bize bilgi verilebilir.
Ancak kreatinin miktarının yüksek olması sadece böbrek fonksiyon
bozukluklarında ortaya çıkmaz. Ağır spor yapan sporcularda kas
metabolizmasının hızlı olması nedeniyle kreatinin düzeyi de yüksek çıkabilir.
Serum kreatinin denilen ve kanda bakılan kreatinin miktarı genel anlamda renal
fonksiyonumuzun ne durumda olduğu hakkında bilgi verir. Yapılışı ve tam kan
tetkiki ile birlikte istenilmesi genel bir değerlendirme açısından oldukça
pratiktir.