Son yıllarda estetik ameliyatlara ilgi hızla artıyor. Kulağını, burnunu, dudağını ya da vücudunun herhangi bir yerini beğenmeyen pek çok kişi görünümünü değiştirmek için bıçak altına yatıyor.
Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Hamdi Tutkun, dismorfofobisi olan hastaların
vücudunun bir bölgesini ya da tümünü çirkinmiş gibi gördüğünü vurguluyor. Bu
düşüncenin kişiyi çok rahatsız ettiğini anlatarak, "Hastalar, saatler boyunca
ayna karşısında vücudunu inceliyor, her ayrıntıda bir kusur bulmaya
çalışıyor." diyor. Kusur olarak algıladıkları görünümlerini değiştirmek için
her yolu denediklerini ifade eden Tutkun, "Bu tip hastalar doktor doktor
gezerek cerrahi estetik operasyonlar geçiriyor. Ancak defalarca estetik
yaptırsalar bile tatmin olmayarak kendilerinde yeni kusurlar görüyor."
açıklamasını yapıyor. Bazılarının biyolojik özellikleri nedeniyle bu tip
takıntılara yatkın olduğunu belirten Hamdi Tutkun, "Ayrıca, popüler kültürün
etkisiyle gazete ve televizyonlarda estetik, kozmetik ve kusursuz güzellik
imajının yoğun şekilde verilmesi de bu rahatsızlığı artırıyor." şeklinde
konuşuyor. Plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Teoman Doğan da son yıllarda pek çok
kişinin ayna hastalığı nedeniyle estetik operasyonlara yöneldiğini aktarıyor.
Doğan, "Genellikle bu tip hastaların çoğu bir ünlüye benzemek istiyor.
Angelina Jolie'nin resimleriyle gelen bir hasta kendisini ona benzetmemizi
talep ediyor." örneğini veriyor. Teoman Doğan, isteyen herkese estetik
ameliyat yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, dismorfofobi belirtisi gösteren
hastaların öncelikle psikolog veya psikiyatra gönderilmesi gerektiğini
söylüyor. Bu rahatsızlığın genç kızlar kadar erkeklerde de yaygınlaşmaya
başladığını hatırlatan Doğan, "Çocukluğu ve ergenliğinde çelimsiz ve kısa
boylu olduğu için alaya alınan ya da basketbol veya futbol gibi oyunlardan
dışlanan erkeklerde bu rahatsızlık ciddi boyutlarda görülüyor." uyarısını
yapıyor.
Kesin bir tedavi olması için profesyonel destek şart
Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Tutkun, dismorfofobisi bulunan kişilerin
profesyonel destekle tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor. Kendini çirkin
gören kişiyle bilişsel terapi uygulandığını aktaran Tutkun şöyle devam ediyor:
"Bunun yanında ilaç tedavisine de başvuruluyor. Ailelere tavsiyem şu:
Çocuğunuz kendini çirkin görüyorsa 'ameliyat ettirip kurtulayım' diye
düşünmeyin. Çünkü bunun sonu yok. Vakit kaybetmeden tedavi ettirin."
necip çakır/zaman