Türkiye'de, her yıl doğan 100 bin prematüre bebek için sadece 110 uzman doktor var. Açığı kapatmak amacıyla yapılan düzenlemeyi Tabipler Birliği yargıya götürüp iptal ettirdi. Hukukî boşluk yüzünden 10 aydır asistan alınamıyor.

Yan dal uzmanlığı, branş uzmanlığının üzerine 3 yıl daha eğitim alınarak
kazanılıyor. Çocuk hekimleri, bu eğitimden geçerek yenidoğan uzmanı, çocuk
kardiyoloğu ya da çocuk nöroloğu olabiliyor. Bu doktorların yetiştirilmesi hem
üniversitelerde hem de Sağlık Bakanlığı'na bağlı eğitim hastanelerinde
gerçekleştiriliyor. Tartışma da bu noktada yaşanıyor. Sağlık Eğitimi Genel
Müdürü Doç. Dr. Sinan Yol, YÖK ve Tabipler Birliği'nin, tıp eğitiminde bakanlığı
devre dışı bırakmaya çalıştığını vurguluyor. Asistanların seçimi için merkezî
sınav sistemi getiren düzenlemeye karşı çıkılmasını da buna bağlıyor. Yol,
"Bakanlığı engelleyelim derken, aslında tüm sistemi tıkadılar." uyarısında
bulunuyor.
Üniversitelerin tek başına ülkenin ihtiyacı kadar yandal uzmanı
yetiştiremediğini hatırlatan Sinan Yol, "Oysa Bakanlığa bağlı pek çok eğitim
hastanesi, üniversite hastanelerine göre daha donanımlı. Buralarda yeteri kadar
asistan yetiştirilebilir." diyor.
Türk Tabipler Birliği İkinci Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman ise Sağlık
Bakanlığı'nın yönetmeliklerle tıp ihtisasında kadrolaşmanın yolunu açmaya
çalıştığını öne sürüyor. Adıyaman, "Kendi adamlarına ihtisas yaptırmak
istiyorlar. Bakanlık, sınavı ben yapacağım diye tutturuyor. Biz sınavın YÖK
tarafından yapılmasını teklif ediyoruz."iddiasında bulunuyor. Türk Neonatoloji
(Yeni doğan uzmanlığı) Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Murat Yurdakök,
sürtüşmenin bir an önce bitirilerek uzmanlık eğitimine ağırlık verilmesi
gerektiğine dikkat çekiyor. "Aslında varlık içinde yokluk çekiyoruz." diyen
Yurdakök, üniversitelerle devlet hastanelerinin el ele vermesini istiyor. Zekai
Tahir Burak Hastanesi Yenidoğan Klinik Şefi Prof. Dr. Uğur Dilmen de, uzman
yetiştirme konusunda devlet hastanelerinde herhangi bir eksiğin bulunmadığına
işaret ediyor.
Memorial Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Dr. Ercan Tutak da iyi şekilde verilen yoğun
bakım hizmetiyle artık 500 gram ağırlığında doğan bebeklerin bile
kurtarılabildiğini belirtiyor. Eskiden 30 haftalık doğan bebeklerin dahi
kaybedildiğini hatırlatan Tutak şu bilgileri veriyor: "Şimdi başarı oranı yüzde
90'lara çıktı. Ama bunun için iyi donanımlı bir merkeze, yeterli sayıda
yenidoğan uzmanına ve hemşiresine sahip olmanız gerekiyor. Öyle ki merkezlerde
ağır durumdaki her bebeğe bir eğitimli hemşire düşmeli."
Sıkıntının faturasını vatandaş ödüyor
Yenidoğan ünitelerinde yoğun bakım hizmetlerinin daha sağlıklı verilebilmesi
için uzman doktor sayısının 600'ün üstüne çıkarılması gerekiyor. Hastaneler
uzman personel bulamadıkları için yenidoğan servislerinin kapasitesini
artıramıyor. Bu nedenle bazı hastanelerde bir kuvözde 2-3 bebek bir arada
tutuluyor. Bunun zararını da vatandaş ödüyor.
Emeksizoğlu ailesi, devlet hastanelerinde uygun kuvöz bulamayan binlerce
mağdurdan biri. Önder Emeksizoğlu, hamileliğinin 28. haftasında fenalaşan eşini
Yenimahalle Doğumevi'ne götürmüş. Üçüz bebek bekleyen anne adayı, bebek yoğun
bakımda boş kuvöz bulunmadığı için doğumu başka bir hastanede yapmak zorunda
kalmış. Gittiği hastanede 7 aylık doğan üçüzler, kuvözde ancak bir hafta
yaşayabilmiş. Çocukları vefat eden aile, 5 bin 500 YTL hastane masrafıyla
karşılaşmış. Tayfur ailesi de benzer bir süreçten geçmiş. Özcan Tayfur'un (26)
eşi 22 Ocak 2006'da İstanbul'daki bir özel hastanede ikinci çocuğunu dünyaya
getirmiş. Aile, bebekte solunum problemi ortaya çıkınca götürdükleri özel
hastaneye 3 günlük yoğun bakım için bin 500 YTL fatura ödemiş.
Uzman sıkıntısı bakanlık ile TTB'nin anlaşmazlığından kaynaklanıyor
Sağlık Bakanlığı, 2004 yılında Yandal Uzmanlık Eğitimleri'yle ilgili yeni bir
yönetmelik yayınladı. Düzenlemede, eğitim almak isteyen branş doktorlarının önce
merkezi bir sınava girmesi, kazananların tercih ettikleri kurumlarda mülakata
alınması öngörülüyor. Önceki uygulamada ise sınav olmaksızın mülakatla asistan
alınıyordu. Ancak Tabipler Birliği, bakanlığın yandal yönetmeliğini Anayasa'ya
aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay'a götürerek iptal ettirdi. Bakanlık bunun
üzerine benzer nitelikte yeni bir yönetmelik daha yayınladı. Türk Tabipler
Birliği, bunu da Mayıs 2006'da Danıştay'a götürerek engelledi. Böylece yandal
asistanı seçimleriyle ilgili hukuki boşluk doğdu. Yerine yeni bir düzenleme
yapılmadığı için ne üniversiteler ne de devlet hastaneleri 10 aydır yandal
asistanı alamıyor. Üstelik bu durumun ne kadar süreceği belli değil. Daha
önceden alınan asistanlar önümüzdeki 2 yıl içinde mezun olacak. Yeni asistan
alınamadığı için 3 yıl sonra yandal uzmanı çıkmayacak.
BAZI BRANŞLARDA YANDAL UZMANI SAYILARI
Branş - Sayı
Çocuk enfeksiyon hastalıkları 42
Çocuk gastroenteroloji ve beslenme 44
Çocuk hematolojisi 74
Çocuk nefrolojisi 91
Çocuk nörolojisi 89
Çocuk onkolojisi 66
Yetişkin hematoloji 172
Nefroloji 240
Romatoloji 109
Onkoloji 161
Not: Bu rakamlar Türkiye'de 1957 yılından beri ihtisas yapan yandal uzmanlarının
toplam sayısını gösteriyor. O zamandan beri ölen, emekli olan ya da mesleği
bırakanlarla bu sayılar aslında daha da düşüyor.