Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Akbulut, kanserin genlerle tedavisinde kullanılan Gendicine adlı ilacın klasik tedavi yöntemleri ile karşılaştırmalı olarak denenmesi gerektiğini belirterek, ''Standart tedavilere üstünlüğü gösterilmemiş bir tedavi için hastaların Çin'e gönderilmesi doğru değildir'' dedi.

Söz konusu ilacın, 2003 yılında Çin'de gerekli yasal onayı alarak piyasaya
sürüldüğünü hatırlatan Akbulut, ilacın beklenen etkisinin, lokal olarak tümör
bölgesine enjekte edildikten sonra virüsün tümör hücreleri içerisine girerek
taşıdığı p53 geninin tümör hücreleri içerisinde aktif olarak çalışmasını
sağlamak olduğunu ifade etti.
Akbulut, p53 geninin insan tümörlerinin yüzde 60'ından fazlasında eksik
çalıştığını ya da iyi çalışmadığını belirterek, şunları kaydetti:
''p53 genindeki fonksiyon kaybı, tümör gelişiminde ve daha sonra ortaya
çıkabilecek ilaç ve radyoterapi (ışın tedavisi) duyarlılığında azalma ile
sonuçlanabilmektedir. p53 geninin eksik olduğu tümör hücrelerine bu genin
verilmesi ile teorik olarak bu hücrelerin kontrolsüz çoğalmalarının
engellenmesi, hatta programlı ölümleri mümkündür.
Buna karşın p53 geni verilerek kanser tedavisi çalışmaları, yaklaşık 20 yıldan
beri batı dünyasında yapılmaktadır. Batıda geliştirilen p53 tedavileri ne
yazık ki, bugüne kadar henüz ilaç olarak piyasaya çıkamamıştır. Bu duruma p53
geni ile ilgili çalışmaların, önceden beklenildiği gibi kanser tedavisinde çok
da başarılı olmaması rol oynamıştır.''
Söz konusu genin doğrudan tümör içerisine enjekte edilmesiyle bazı tümörlerde
kısmi cevaplar alınabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Akbulut, ayrıca
radyoterapinin etkili olduğu baş-boyun bölgesi tümörlerinde p53 gen
tedavisinin radyoterapi ile birlikte uygulanmasının radyoterapinin etkinliğini
arttırdığına ilişkin başarılı çalışmaların da yayınlandığını kaydetti.
Ancak radyoterapiye bazı kemoterapi ilaçlarının eklenmesiyle de benzer etkinin
oluşturulabildiğini ifade eden Akbulut, p53 gen tedavisi veya bir kemoterapi
ilacından hangisinin radyoterapiye eklenmesinin daha yararlı olacağını
gösteren bir çalışmanın bulunmadığını belirtti.
-''YAYILMIŞ TÜMÖRLERDE KULLANILMASI UYGUN DEĞİL''-
Gendicine adlı gen tedavisi ilacının da lokal olarak uygulandığını anlatan
Prof. Dr. Akbulut, dolayısıyla tümörü vücuda yayılmış olan hastalarda
kullanılmasının uygun olmadığının altını çizdi.
Prof. Dr. Akbulut, ilacın damar yoluyla kullanılmadığını dile getirerek, şöyle
konuştu:
''Damardan verilmesi durumunda ilacın çok büyük bir kısmı vücut tarafından
etkisiz hale getirilir. Vücudumuzda adenoviruslara karşı bağışıklık söz
konusudur. Dolayısıyla bu ilacı damardan vermeye kalktığınızda bağışıklık
sistemi (kanserli hastaların yüzde 90'ından fazlasında bağışıklık sistemi bu
cevabı oluşturabilecek düzeydedir) ilacı etkisiz hale getirir. Bu nedenle ilaç
doğrudan tümör içine enjekte edilmektedir. Yumurtalık kanseri gibi karın
zarında tümör bulunan ve karında sıvı birikmesine yol açan durumlarda veya
akciğer zarında su toplanması ile seyreden kanser vakalarında bu sıvılar
içerisine de ilaç uygulanabilir ancak buradaki etkinlik doğrudan tümör
içerisine yapılacak uygulamalardakinden çok daha az olmaktadır.''
Çin'de ruhsatlı olması nedeniyle Gendicine ile ilgili çalışmaların bu ülkede
yapıldığını belirten Akbulut, bu yayınlar incelendiğinde lokal uygulamalarda
kısmi bir etkinlikten söz etmenin mümkün olduğunu söyledi. Akbulut, ancak
sonuçlara bakıldığında, ilacın medyada yer aldığı gibi kanseri (özellikle
vücuda yayılmış olan) tedavi etmekten çok uzak olduğunu kaydetti.
Batı dünyasında Çinli araştırıcıların yaptıkları çalışmalara ve elde ettikleri
sonuçlara ciddi kuşku ile bakıldığını ve çok parlak görülmediğini ifade eden
Akbulut, şöyle konuştu:
''Genel olarak onların elde ettiği sonuçların bilinen ilaç, ışın gibi kanser
tedavi yöntemleri ile elde edilen sonuçlara göre belirgin bir üstünlüğü
görülmemektedir. İlacın etkili olduğu bildirilen durumlar, daha çok
Gendicine'nin diğer tedavi yöntemleri (kemoterapi, radyoterapi) ile birlikte
kullanıldığı baş boyun tümörleri gibi hastalık gruplarıdır. Bu konuda kesin
bir yargıya ulaşmak için Gendicine adlı ilacın klasik tedavi yöntemleri ile
karşılaştırmalı olarak denenmesi gerekmektedir.
Çinli araştırıcıların bu gen tedavisini klasik tedavi yöntemleri ile
karşılaştıran güvenilir kontrollü bir çalışması ise henüz yoktur. Sonuç
olarak, sadece lokal tedavi uygulanmasına müsait olan belli kanser türlerinde
kısmi lokal etkisi olan ve standart tedavilere üstünlüğü gösterilmemiş bir
tedavi için hastaların Çin'e gönderilmesi doğru değildir.''