Tüm dünyada yükselen sağlıklı yaşam trendleri paralelinde, adaçayı, ekinezya, rezene, nane, yaban mersini, nar gibi bitki ve meyveler son dönemde oldukça rağbet görmeye başladı...

Yüzyıllardan beri soğuk algınlığı, nezle, boğaz ağrısı ve idrar yolları
enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ekinezya, iştahı düzenleyip,
sindirime yardımcı olan rezene ve daha pek çoğu sağlıklı yaşamın kapılarını
açıyor.
Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane
Özellikle kış aylarında, ev meclislerinin biraraya geldiği toplantıların en
keyifli meyvesidir nar. Bilmecesi, lezzeti, bereketiyle yüzyıllardır
hayatımızda olan narın şimdi çayı da var. Nar, antioksidan, C vitamini ve
niosin vitamini zengini bir meyve. Kırmızı rengiyle de sahip olduğu güçlü
etkiyi yansıtan nar, kalp sağlığını koruyucu minareller içeriyor. Antioksidan
içeriğinin yüksek oluşuyla, kötü kolesterol düzeyini düşürmeye yardımcı
oluyor. Nar, en çok Anadolu ve İran’da yetişiyor ancak Ege ve Güneydoğu
Anadolu bölgelerinde de bulunuyor.
Romalı savaşçıların güç kaynağı: Rezene
Romalılar tarafından oldukça fazla kullanılan rezenenin, savaşçılara güç
verdiğine inanılırmış. Halk arasında da özellikle, midedeki gaz, şişkinlik
gibi sancılara ve rahatsızlıklara iyi geldiği bilinen rezene, rahatlatıcı
etkilere sahip bir bitki. Sindirim problemi yaşayanların sıkça tercih ettiği
bir bitki olan rezenenin, aynı zamanda burun tıkanıklığı ve sinüzit gibi üst
solunum yolları enfeksiyonları üzerinde de olumlu etkisi bulunuyor. Ülkemizde
doğal olarak yetişen rezenenin kökeni Akdeniz ve Batı Asya’ya dayanıyor. Bu
değerli bitkinin kökü, tohumu ve filizleri çeşitli şekillerde
değerlendirilebilir. Örneğin kökü ve yaprakları yemeklere eklenebilir veya
çayı kolaylıkla hazırlanabilir.
Ekinezya soğuk algınlığına birebir
İlk olarak Kuzey Amerika yerlileri tarafından keşfedilen bu çiçekli bitki,
eski zamanlarda zehirli böcek ve yılan sokmalarına karşı kullanılırmış.
Ekinezya, birçok yararlı maddenin yanı sıra tanenler, protein, yağ asitleri,
A, C ve E vitamini de içeriyor. Tüm bu zengin içeriği ile ekinezya, bağışıklık
sistemini güçlendirerek vücut direncini artırıyor ve ekinezyanın, enfeksiyon
tedavilerine büyük katkı sağladığı düşünülüyor. Uçuk, grip, bademcik iltihabı
gibi virütik hastalıklara karşı kullanılan ekinezya, soğuk algınlığının
önlenmesinde çok yaygın olarak tercih edilen mucizevi bir bitki. Ekinezyayı,
pastil veya kapsül olarak bulabileceğiniz gibi çay olarak da içebilir ve kış
aylarını zinde geçirebilirsiniz.
Yabanmersini: Lezzeti kendisinden büyük
Çok eski zamanlardan beri boğaz ağrısı ve sindirim sistemi rahatsızlıklarının
tedavisinde ve idrar söktürücü olarak kullanılan Yabanmersini, Karadeniz
dağlarının fundalık bölümlerinde yetişen 30-35 cm boyunda küçücük bir bitki.
Ancak etkisi ve faydaları o kadar büyük ki... Flavonoidler ve demir bakımından
zengin olan bu bitki, göz yorgunluğunu rahatlatıcı ve retinayı kuvvetlendirici
özelliklere sahip. Havuç, brokoli, nar gibi beta-karoten içeren besinlerle
birlikte tüketildiğinde özellikle göz sağlığı üzerindeki yararlı etkileri daha
da artıyor. Stresliyseniz, bir fincan Yabanmersini çayı çok iyi gelir ve sizi
rahatlatır. Birçok antioksidan içeren Yabanmersini meyvesi taze olarak
yenebilebileceği gibi bu meyveden turta, reçel ve marmelat da yapılır.
Detoks kürlerinin vazgeçilmezi: Adaçayı
Tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çok yaygın olarak yetişen
Adaçayı, boyu 30-70 cm olan kokulu bir bitki. Güçlü antioksidan özelliğinin
yanı sıra A, B ve C vitaminleri de içeren adaçayının özellikle dolaşım,
sindirim sistemi ve hafıza üzerinde olumlu etkileri bulunuyor. Terleme, ağız
yarası, boğaz ağrısı veya menopoz belirtilerini azaltıcı etkisi olduğu bilinen
adaçayı, detoks (vücudu zararlı maddelerden arındırma) kürlerinin vazgeçilmez
bitki çayı. Tüm bedeni güçlendirici etkisi olan adaçayı, canlandırıcı
özelliğiyle hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılıyor.
Rahatlatıcı etkisi de bilinen adaçayı, özellikle yoğun geçen bir günün sonunda
enerjinizi geri kazanmak ve yeniden canlanmak için birebir.