İngiltere’de 1840 kadın üzerinde yapılan araştırmaya göre, neredeyse bütün kadınlar mart ayında ‘Yaza hazırlık rejimi’ne giriyor ve yaz bittikten sonra da rejimi bırakıyor. Türkiye’deki kadınların durumunun çok farklı olmadığını söyleyen uzmanlar, dengeli ve doğru beslenme alışkanlığı edinemeyen, sürekli kilo alıp veren dolayısıyla da diyetten hiç kurtulamayan kadınların hem hızlı yaşlandığı hem de mutsuz olduğu görüşünde birleşiyor.

Ender Saraç
“Kadınlar eğer o diyetleri de yapmazlarsa kalp ve damar hastalıkları, yüksek
tansiyon, şeker ve hormon bozukluğu gibi sorunları daha fazla yaşarlar. Çünkü
günümüzde gıda endüstrisi ve teknolojisi o kadar lezzet ağırlıklı üretim
yapıyor ki hatalı tüketim artıyor. Dolayısıyla kadınlar bu diyeti yapmaya
mecbur, aslında bu az bile yani ömürlerinin 31 yılını değil yanlış ve hatalı
beslenen kadınların bütün ömürlerini diyetle geçirmeleri gerekiyor. Ama
sürekli diyet yapmak insanı mutsuz eder. Kadınlar özellikle sonbahar gelince
bu mutsuzluğun yarattığı enerji açığını kapatmak için de yemeğe yöneliyor.
Erkekler de hatalı beslenmenin getirdiği bir çok sağlık sorunu yaşıyor ama
erkekler kadınlara göre daha fazla hareketli. Bu nedenle erkeklerin diyetle
geçirdikleri zaman daha az.”
‘İNCE GÖRÜNMEK ÖNEM KAZANDI’
Selahattin Dönmez
“Bundan 10 yıl önce kadınlar 25’li yaşlardan sonra diyete başlıyordu ve bir
kadının diyet yapma süresi 15 ile 20 yaş arasındaydı. Şimdi ise diyet yapma
yaşının 12’lere düşmüş olmasından ve ince görünmenin daha önem kazanmış
olmasından dolayı kadınların en az 25 yılı sıkı diyet yapmakla geçiyor.”
‘ÖNCE YEME SONRA AÇLIK KRİZİNE GİRİLİYOR’
Muzaffer Kuşhan
“Zengin dünyada şişmanlıktan sağlığı bozulan insanların sayısı zayıflıktan
sağlığı bozulanlardan çok daha fazla. O yüzden kadınların ömrünün 31 yılla
geçmesi gayet doğal. Türkiye’de durum farklı değil. Bu kadar kendisine ait
olan bir durumda insanın cahil olması kötü bir durum. Yani neyi nasıl ve ne
kadar yemesi gerektiğini bilmediği için ömrünün yarısını diyet yaparak
geçiriyor. Bu şekilde fast food ve hareketsizlik varken insanoğlu sürekli
şişmanlıyor ama mutsuz olduğu için de diyet yapıyor. Ne yazık ki diyeti de
ağzına gözüne bulaştırıyor ve önce yeme sonra da açlık krizlerine giriyor ve
metabolizmasıyla birlikte hayatını da mahvediyor.”
‘SÜREKLİ DİYET İNSANI DEPRESYONA SOKAR’
Berrin Yiğit
“Dünyada bir sıfır beden çılgınlığı var bu nedenle diyet yapanların sayısı
arttı ve diyet yaşı 12’ye düştü. Ömrün 31 yılının diyetle geçmesi kadınları
mutsuz eder çünkü sürekli diyette olmak insanı depresyona sürükler. Normal
ideal kiloda olmasına rağmen daha zayıf olma amacıyla kendisine işkence yapar
gibi diyet yapanlar da var ki bu da insanları mutsuz eden bir durum. Oysa ki
sürekli kilo alıp vermek ve düzensiz diyet yapmak yaşlanma sürecini
hızlandırıyor. Yani doğru ve dengeli beslenmeyi alışkanlık yapıp diyet
yapmaktan kurtulmak ve hayatın neredeyse yarısını heba etmemek gerekir.”
‘KADINLAR DÖNEMSEL DİYETLERE MEYİLLİ’
Seçil Kenar
“Kadınların ömrünün önemli bir diliminin diyetle geçmesi tabi ki çok olumlu
bir şey değil. Ama kadınların kas kütleleri ve metabolizma hızları erkeklere
göre daha düşük. Bir de estetik kaygı kadınlarda erkeklerden daha fazla. Çok
fazla spor yapmayan kadınlar örneğin, düğünden önce sıkı bir diyetle 6 kilo
verip, düğünden hemen sonra bunu alabiliyorlar. Yani kadınlar dönemsel
diyetlere daha çok yöneliyor. Ancak Bir de kadınların hamilelik, doğum ve
menopoz nedeniyle daha fazla diyet yapmalarını doğal karşılamak gerekir.”
‘DİYET YAPMAK KÖTÜ DEĞİL’
Banu Kazanç
“Türkiye ortalaması olarak alırsak 31 yıl rakamı düşer ama İstanbul
ortalamasını alırsak rakam yükselir. İstanbul’da benim gözlediğim bundan on
yıl önce bile insanların diyete çok erken yaşlarda başladıkları. Bence bu kötü
bir durum değil, eğer bunu sağlıklı beslenme alışkanlığı haline getiriyorsanız
bu olumludur. Yalnız diyeti kendi başınıza şok ve sağlıksız diyetler şeklinde
yapıyorsanız tabi ki metabolizmanızı bozarsanız. Bir danışmanla yapıyorsanız
aslında diyet yapmak kötü bir şey değil. Ama sürekli kilo alıp veriyorsanız ve
bunu alışkanlık haline getirdiyseniz bu sakıncalıdır.”
TÜLAY SAĞLAM
NTV-MSNBC