Kış aylarında havalandırması yetersiz kapalı mekanlarda bulunulmasının, bilinen üst solunum yolu hastalıklarına neden olan virüslerin bulaşmasını kolaylaştırdığı belirtildi.
Keleş, soğuk algınlığının en sık görülen belirtilerinin burun tıkanıklığı,
burun akıntısı, hapşırma, boğazda yanma hissi ve öksürük olduğunu, zaman zaman
hafif şekilde ateşin de belirtiler arasında yer alabildiğini ifade etti.
-ÜŞÜTME KORKUSU-
''Soğuk algınlığı'' olarak bilinen rahatsızlıkların, sanılanın aksine vücudun
soğuğa maruz kalmasından çok, kişilerin, özellikle kışın, virüslerin
havalandırmayan mekanlar gibi üremeye uygun ortam buldukları yerlerde uzun
süre kalmasından kaynaklandığını anlatan Keleş, şunları kaydetti:
''Kış aylarında kişilerin, havalandırması yetersiz kapalı mekanlarda
bulunmaları, soğuk algınlığı olarak da bilinen üst solunum yolu hastalıklarına
neden olan virüslerin bulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Bu özelliğinden dolayı
soğuk algınlığına çoğunlukla, okullar, iş yerleri gibi, (Kışın üşümeyelim)
diye düşünülerek havalandırılmayan mekanlarda yakalanılır. İnsanlarımızın en
büyük yanlışı, 'solunum yolu enfeksiyonları soğuk havadan kaynaklanıyormuş'
gibi düşünülmesidir. Soğuk algınlığının bulaşması ise burun akıntısı, aksırık,
öksürük ya da elden ele temasla virüslerin aktarılması gibi insandan insana
şeklinde olmaktadır.''
-HAVALANDIRILAN MEKANDA ÜREYEMİYORLAR-
Keleş, kış aylarında ortamın havalandırılmasının, hastalık yapıcı virüslerin
sayısını azaltacağını, insan oğlunun yaşadığı ortamdan izole edemeyeceği bu
virüslerin söz konusu mekanda belli bir yoğunluğa ulaşamayacağı için hastalık
da üretemeyeceğinin altını çizdi.
Keleş, kışın üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmamak için, kapalı
mekanların iyi havalandırılması, banyo ve lavaboların sık sık temizlenmesi ve
C vitamini alınmasını önerdi.
Yrd. Doç. Dr. Keleş, C vitamininin virüslere karşı savaşımda vücudun direncini
artıracağını sözlerine ekledi.