Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de 2 milyon 600 bin kişi diyabet, 2 milyon 400 bin kişi de gizli diyabet hastası. Gizli diyabetlilerin, eğer önlem almazlarsa 10 yıl içinde diyabet hastası olma riskleri çok yüksek.

Sabahları acıkmıyor,
yemek yedikten sonra şeker düşmesine bağlı halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı
sorunları yaşıyor, akşama doğru da tatlı ya da çikolata krizine tutuluyorsanız,
gizli diyabet hastası olabilirsiniz.
Diyabet, pankreastan salgılanarak kan şekerinin kullanımını düzenleyen insülin
hormonunun yetersizliği sonucunda gelişen bir hastalık. En önemli belirtileri
ise aşırı su içme, aşırı idrara çıkma, sık acıkma, aşırı yeme, yorgunluk ve
halsizlik.
Ancak araştırmalar diyabet hastalığının 15 yıl süresince belirtisiz geliştiğini
gösteriyor. Bu dönem gizli diyabet olarak adlandırılıyor. Gizli diyabeti
olanlarda kan şekeri açken değil, tokken düşüyor.
Diyabetle, gizli diyabet arasındaki fark kan testleriyle saptanabiliyor.
Sağlıklı bir insanın açlık kan şekerinin 100 miligram desilitrenin altında
olması gerekiyor. Açlık kan şekeri 100 ile 125 miligram desilitre çıkarsa gizli
diyabet tanısı konuluyor. Eğer kan şekeri 126 miligram desilitre veya daha
yüksekse tanı “diyabet” anlamına geliyor.
Gizli diyabet sağlık açısından erken farkına varılması gereken bir sorun.
Araştırmalar gizli diyabetlilerin çoğunda 10 yıl içinde diyabet geliştiğini
gösteriyor. Gizli diyabetlilerde kalp-damar hastalığı gelişme riskinin 1.5 kat
daha fazla olduğu belirtiliyor.
Gizli diyabetlilere, uzmanların diyabet olmalarını önleyecek tavsiyeleri ise
şöyle:
Muhakkak bir hekim ve diyetisyen kontrolünde fazla kilolarınızı verin,
Beslenmenizde rafine karbonhidratlarla, şekerli yiyecekleri azaltın,
Her gün 30 dakika tempolu yürümeyi yaşam biçimi haline getirin,
Tansiyon ve kolesterol düzeyi yüksekse hekime başvurarak tedavi olun,
Ve sigara alışkanlığını bırakın.
aa