Dünyadaki meme kanserlerinin %25'i aşırı kilo ve sedanter yani hareketsiz yaşam nedeniyledir. Kanserden ölümlerin %30'u ise kötü beslenme, aşırı yağlılık ve sedanter yaşam şeklinden kaynaklanıyor. Genel Cerrah Op. Dr. Bülent Koç yazdı
Çalışmalar haftada 3-4
saat orta ve yüksek düzeyde devamlı spor yapan kadınlarda meme kanseri riskinin
%30-40 oranında azaldığını göstermektedir. Kilo fazlası veya obezitesi olan
kadınlarda menapoz sonrası meme kanserine yakalanma riski %50 ile 250 oranında
artmaktadır.
Alkol kullanımı orta düzeyde olsa bile (günde iki bardak) hem menapoz öncesi,
hem menapoz sonrası meme kanseri riskini arttırmaktadır.
Bazı beslenme şekilleri, mesela yüksek yağ , düşük sebze ve meyva, düşük lifli
gıda ve yüksek karbonhidrat içeren diyetler riski arttırabilmektedir, ancak
kanıtlanmış sonuçlar yoktur. Bu diyet ve yaşam şekilleri muhtemelen hormonlar
üzerinden meme kanseri etyolojisini etkilemektedirler.
FİZİKSEL AKTİVİTE
Fiziksel aktivite arttırılması ile ( haftada 3-4 saat orta ve yüksek düzeyde )
meme kanseri riski %30-40 oranında azalmaktadır.
Hem menapoz öncesi hem menapoz sonrası kadınlarda fiziksel aktivite riski
azalmaktadır. Menapoz öncesi kadınlarda egzersiz adet gecikmesine neden olarak,
ovulasyon sıklık sayısını azaltarak ve endojen seks hormonlarının
konsantrasyonunu azaltarak meme kanseri riskini azaltıyor olabilir. Ağır
fiziksel aktivitenin ilk adet görme yaşını ( menarş ) geciktireceği, düzenli
olarak bale yapan, yüzen veya atletizm yapan kızların menarşlarının geç
başladığı, meme gelişmesinin geciktiği ve yirmili yaşlarda adet gecikmelerinin
olduğu saptanmıştır.
Ergenlik çağında orta derecede fiziksel aktivite bile anovulatuar, yani
yumurtlama olmayan dönemlere neden olabilmektedir. Bu da memelerin hormonlardan
etkilenme sayısını, dolayısıyla kanser riskini azaltacaktır. Menapoz sonrası
kadınlarda ise egzersiz, yağ depolarını azaltarak ve böylece estorojen, androjen
ve insülin düzeylerini düşürerek meme kanseri riskini azaltıyor olabilir.
KİLO FAZLALIĞI VE OBEZİTE
Kilo fazlası olan veya obez kadınlarda menapoz sonrası meme kanseri gelişmesi
zayıf kadınlara göre %30-50 oranında daha fazladır, ancak bu kadınlarda
menapozdan önce kanser gelişme riski ise kilolularda daha azdır.
Santral ( göbek bölgesi ) yağlanma olan menapoz sonrası kadınlarda meme kanseri
oluşma riski iki misline çıkmaktadır.
DİYET
Meme kanseri görülmesi ve riskleri açısından değişik uluslar arasında büyük
farklar vardır, buda meme kanser sebepleri araştırılırken dikkatleri muhtemel
diyetsel faktörler üzerine yoğunlaştırmıştır. Birçok araştırmacı uluslar arası
ve kültürler arası diyet farklılıklarını incelediklerinde düşük yağ ve yüksek
sebze, meyva, lif ve kompleks karbonhidratlar içeren diyetlerin meme kanseri
riskini azaltabildiğini göstermişlerdir.
Hayvan deneylerinde yüksek doymuş ve doymamış yağlı diyetler alan hayvanlarda
meme tümörlerini arttıran faktörlerin yalnızca diyetteki artmış yağ veya yüksek
enerji alımının olup olmadığı kesin açıklanabilmiş değildir. İnsan
çalışmalarında az yağlı diyet alan kadınlarda mamografik dansitenin ve kan
estrojenlerinin azaldığı saptanmıştır. Ancak yapılan geniş çalışmalarda
besindeki yağ miktarının fazlalığı ile meme kanseri oluşumu arasında net ilişki
ispatlanamamıştır.
Diyetteki kalorinin %20'den azının yağdan alınması, günde beş porsiyon meyva ve
sebze, altı porsiyon tahıl ürünlerinin yenmesi önerilmektedir. Gıdadaki sebze ve
meyvenin arttırılması, meme kanseri riskini azaltmaktadır. Liften zengin
gıdaların safra sistemi ile barsağa dökülen estrojenin yeniden emilmesini
engelleyerek meme kanseri oluşumuna karşı koruyucu bir etkisinin olabileceği
ileri sürülmüştür.
Soya ürünlerininde meme kanser riskini azalttığı gösterilmiştir. Soyada bulunan
fitoestrojenler zayıf estrojenler veya estrojen antagonistleri ( karşıtları )
gibi davranabilir. Böylelikle artmış fitoestrojen alımı menapoz öncesi
kadınlarda hedef organ olan memelerdeki estrojene maruz kalma ( estrojenle temas
etme ) oranını düşürebilir. Bunun tersine düşük estrojen düzeyine sahip olan
menapoz sonrası kadınlarda ise fitoestrojenler estrojen aktivitesini
arttırabilir. Bazı çalışmalar artmış et tüketiminin meme kanseri riskini
arttırdığını göstermesine karşılık bazı çalışmalar ise bunu desteklememektedir.
Çalışmalardaki bu farklılıklar dünyanın değişik bölgelerindeki etlerin farklı
düzeyde karsinojen ve mutajenleri içeriyor olmasından kaynaklanabilir.
Süt ve süt ürünlerinin meme kanseri riskine etkisi kesin gösterilmemiştir. Son
zamanlardaki bir çalışma düşük yağlı süt ürünlerinin menapoz öncesi kadınlarda
risk azalttığını düşündürmektedir.
Diyetle veya ilaç olarak vitamin ve mineral alımının meme kanser riskine
etkileri birçok çalışma ile araştırılmıştır. Riski azalttığı gösterilenler
keratenoidler, folik asit, kalsiyum, D vitamini, likopen ve C vitaminidir. A
vitamininin içinde bulunduğu keratenoidler antioksidan özelliklere sahip
olduklarından DNA hasarına yol açan reaktif oksijen radikallerine karşı hücresel
savunmayı arttırabilirler. A vitamini orta derecede de olsa anlamlı koruyucu
etkiye sahiptir. Yeni bir çalışmada düşük folik asit ve yüksek alkol alan
kadınlarda, normal folik asit alıp içki içmeyenlere göre meme kanser riskinin
arttığı gözlenmiştir.
ALKOL
Bir çok büyük çalışmada orta veya fazla miktarda alkol alımının hem menapoz
öncesi, hem menapoz sonrası kadınlarda meme kanseri gelişmesini istatiksel
olarak arttırdığı gösterilmiştir. Günlük alkol alımının her 10 gr artışının meme
kanseri riskini %7 oranında arttırdığı gösterilmiştir. Alkol alımı aynı zamanda
folik asit, beta karoten, lutein ve C vitamininin alımını da kötü yönde
etkilemektedir. Alkol alımı dolaşımdaki estrojen düzeyini yükselterek meme
kanseri riskini arttırmaktadır. Artmış estrojen düzeyleri kokarsinojen gibi etki
yapmaktadır. Bu etki ya DNA'ya bağlanan veya onu bozan metabolitleri inaktif
halden aktif hale geçirerek ya karsinojenlerin detoksifikasyonunu inhibe ederek
veya karaciğerin karsinojenleri temizlemesini bozarak oluşmaktadır. Alkol ve
onun metaboliti olan asetaldehid, karsinojene bağlı DNA hasarının tamir
edilmesini de engellemektedir.
SONUÇ
Gözlemler yağlanmanın, hareketsiz yaşamın ve orta veya fazla miktarda alkol
alımının meme kanseri riskini arttırdığını göstermektedir.
Kadınlar fiziksel aktiviteyi arttırarak ve aldıkları enerjiyi dengeleyip
kilolarını sabit tutarak ve alkol tüketimini sınırlayarak meme kanseri riskini
azaltabilirler.
Halihazırda şişmanlığı olan kadınlar ise fizik aktivitelerini arttırarak ( günde
60 dakika çalışma ) ve diyetlerini yüksek sebze-meyve, düşük şeker ve yağ içerir
hale getirerek ve alkol tüketimini ayarlayarak meme kanseri riskini
azaltabilirler.
drbulent.koc@mynet.com (Hertürlü
sorularınız için)