Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Yıldırmak, bebekler ve yoğun bakım hastalarının, hastane enfeksiyonlarına karşı daha zayıf olduğunu söylerek, “Nedensiz ölümlerin çoğuna bu mikroplar yol açar, çünkü çok dirençliler” dedi.
İnfeksiyon Hastalıkları
derneği Genel Sekreteri ve Okmeydanı Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik
Mikrobiyoloji Klinik Şefi Uzman Dr. Taner Yıldırmak, nedeni anlaşılamayan bebek
ölümlerinde hastane mikroplarının rolünün büyük olduğunu söyledi. Dr. Yıldırmak,
“Hastane mikropları, tüm hastanelerde kaçınılmaz bir oranda mevcuttur. Genel
tedavi yapan hastanelerde bu oran yüzde 2 ile yüzde 7 arasındadır. Mikroptan
kaynaklanan hastalıkların çoğu tedavilerle iyileşir, ancak bazen ölümler meydana
gelebilir ve nedeni her zaman anlaşılamayabilir. Bu ölümler uzun süre hastanede
yatan ağır ve yoğun tedavi gören hastaların başına gelebilir” dedi.
Yoğun bakımlarda yüzde 40 civarında hastane enfeksiyonlarıyla karşılaşıldığını
söyleyen Dr. Yıldırmak, “Bu oran hastaneden hastaneye değişir. Enfeksiyon
komiteleri normalden fazla vak’ayla karşılaşıldığında müdahale ederler. O yüzden
sabit bir oran verilemez” diye devam etti.
HASTANE MİKROPLARININ BİLDİK
MİKROPLARDAN FARKI
Dr. Yıldırmak’a göre, hastane mikroplarının bildiğimiz mikroplardan farkı daha
dirençli olmaları... Bu tip mikroplar özellikle yoğun bakım ünitelerindeki
hastaların yaralarından ya da solunum yollarından vücutlarına giriyor ve
tedavisi kolay olmuyor. Bu tip mikroplara etki eden antibiyotiklerin sayısı da
çok az. MRSA bakterisinin en sık rastlanılan bakteri olduğunu belirten Dr.
Yıldırımak mikrobun bir ya da iki antibiyotiğe duyarlı olduğunu ifade etti.
‘BAKAN VEYSEL ATASOY DA BU YÜZDEN ÖLMÜŞTÜ’
Dr. Yıldırımak, hasta hakları geliştikçe bu konuda insanların da bu tür olaylara
karşı daha hassas hale geldiğini, şikayetlerin ve adli tıbba yansıyan olayların
arttığını belirtti ve “Eski bakanlardan rahmetli Veysel Atasoy ve Üstün Korugan
hocaların hastane mikrobuyla kaybedilmesinden sonra, bu olaylar daha çok
tartışılır hale hale geldi” dedi.
PERSONEL RİSK ALTINDA DEĞİL
“Mikroplar her önüne geleni yere sermez” diyen Dr. Yıldırımak, hastane
personelinin bağışıklık sisteminin daha sağlam olduğunu ve önlem aldıkları için
hastalanmadıklarını da vurguladı. Dr. Yıldırmak, “Hastane enfeksiyonundan
kaybedilen çalışan olduğunu duymadım” dedi.
TEDAVİSİ ÇOK PAHALI
Dr. Yıldırmak, hastane mikrobunun yol açtığı hastalıkların tedavisinin hiç de
ucuz olmadığını, bu nedenle hastanelerin maliyet hesapları yaptığını da söyledi:
“Hastaneler hastalık bazında tedavi maliyetlerini hesaplamaya başladı. Hasta,
hastane enfeksiyonuna yakalanırsa 500 YTL’lik tedavi bedeli 1000 YTL’ye çıkıyor
ve bunun karşılığını sigorta vermiyor, dolayısıyla hastane zarar ediyor. Bu
nedenle İstanbul’daki bazı hastaneler yenileniyor.”
ENFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ KURULDU
2005 yılı Ağustos ayında Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Yataklı
Tedavi Kurumları Enfeksiyon Yönetmeliği ile yataklı hasta kabul eden sağlık
kuruluşları denetime tabi hale getirildi. Bütün yataklı tedavi kurumlarında
enfeksiyon kontrol komitesi oluşturulması zorunlu hale getirildi. Yönetmelikle
ayrıca hastaneler her yıl en geç şubat ayında enfeksiyon hızları ve sonuçlarını
Bakanlığa bildirmekle yükümlü kılınıyor.