Kütahya'da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, tedavi edilmeyen fenilketonürili çocuklarda 5-6 aylardan sonra zekadaki gerilemenin belirgin hale geldiği, akranlarından farklı olarak oturma, yürüme ve koşma gibi becerileri kazanamadıkları belirtildi
İl Sağlık Müdürlüğü'nden
yapılan yazılı açıklamada, "Fenilketonüri, kalıtsal metabolik bir hastalıktır.
Avrupa ülkelerinde 10 bin ile 30 bin arası doğumda bir görülmesine karşın,
ülkemizde 3 bin ile 4 bin 500 arası doğumda bir görülmektedir. Özellikle akraba
evlilikleri, fenilketonüri gibi bazı hastalıkların görülme sıklığını
arttırmaktadır. Türkiye de her 5 evlilikten biri akraba evliliğidir ve akraba
evlilikleri en çok yüzde 70 birinci dereceden akrabalar arasında
gerçekleşmektedir. Bu nedenle her yıl yüzlerce hastalıklı çocuk dünyaya
gelmekte, aileler ve toplum maddi ve manevi zarara uğramaktadır. Fenilketonüri
hastalığı, anne veya babadan çocuğa geçmektedir. Anne veya babasından bir bozuk
gen alan çocuk, onlar gibi hastalığı taşır, ancak hastalık belirtisi göstermez.
Anne ve babasının her ikisinden de sağlam genleri alan bir çocuksa tamamen
sağlıklıdır. Eğer anne ve baba taşıyıcıysa çocuğun fenilketonürili olma
olasılığı yüzde 25 gibi yüksek değerlere ulaşır. Bu hastalıkta doğan çocuklar
proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli bir aminoasidi sindiremezler,
sonuçta kanda ve diğer vücut sıvılarında artmış olan fenilalanin ve onun
artıkları çocuğun gelişmekte olan beynini zedeler ve ileri derecede zeka özürlü
olmasına neden olur. Hayatın ilk birkaç ayı içerisinde fenilketonüri hastalığı
olan bebekleri sağlıklı bebeklerden ayırmak zordur. Tedavi edilmeyen
fenilketonürili çocuklarda 5-6 aylardan sonra zekadaki gerileme belirgin hale
gelir. Akranlarından farklı olarak oturma, yürüme ve koşma gibi becerileri
kazanamazlar. Beyin gelişmeleri normal olmadığından, başları da küçük kalır"
denildi.
Açıklamada, fenilketonürinin belirtileri ve yol açtığı rahatsızlıklar şöyle
ifade edildi: "Bazı fenilketonürili çocukların saç ve gözleri anne ve babalarına
göre daha açık renkli olabilir. Erken tanı konduğunda feniketonüri tedavi
edilebilen bir hastalıktır. Tedavide genel ilke gıdayla alınan fenilalanim
miktarını azaltarak kan fenilalaninin düzeyini normal sınırlar içinde tutmaktır.
Diyet tedavisi için fenilalanini çok azaltılmış ya da fenilalaninin içermeyen
özel mamaların kullanılması gerekir. Beyin dokusunun geliştiği ilk 8-10 yıl
boyunca tedavi mutlaka devam etmeli ve ömür boyu sürmelidir. Fenilketonüri
hastalığıyla doğan bir bebeğin beyni etkilenmeden erken olarak tanınması çok
önemlidir. Bu amaçla geliştirilmiş her yeni doğana uygulanabilecek kolay bir
test vardır.
Guitre testi hayatın ilk 24 saatinden sonra 15 güne kadar özel bir filtre
kağıdına topuktan alınan iki damla kan teşhis için yeterlidir. Bu 24 saat
içerisinde bebeğin mutlaka ağızdan beslenmiş olması gerekir. Topuk kanı sağlık
personelince ücretsiz olarak tüm sağlık kuruluşlarında doğum yapılan hastaneler,
sağlık ocakları ve Anne ve Çocuk Sağlığı Araştırma Birimi (AÇSAB) merkezlerinde
alınmaktadır. İlimizde 2005 yılında 12 bin 740 kan örneği alınarak Ankara'ya
gönderilmiştir. Bu çalışmalarımızda, anne ve babaların bizlere yardımcı
olmaları, doğan her bebeklerinden hastanede alınsa dahi tekrar kan örneği
alınması için en geç 7 gün içinde bağlı bulundukları sağlık kuruluşuna
başvurmaları birçok bebeğin erken tanı almasını sağlayacak ve önemli bir aşama
kaydedilecektir."