Diyabette uzun bir süre kan şekerinin yüksek olması, büyük ve küçük damarlar ile sinirleri tahrip ediyor ve bu tahribat hangi organda ise ona ait sorunlar görülüyor.
Diyabetin cinsel sağlık
üzerinde oluşturduğu bu etki, kadınlarda vajinal kuruluk, cinsel isteksizlik ve
enfeksiyonlara neden olurken, erkeklerde daha çok impotans yani cinsel
güçsüzlüğe yol açıyor.
Daha çok kalıtım ve hormonsal bozukluklarla ortaya çıkan ve önemli bir sağlık
sorunu olan diyabetin görülme sıklığı giderek artıyor. Özellikle son yıllarda
kalorili, şekerli ve yağlı yiyeceklerin fazla tüketilmesi bu artıştaki en önemli
neden olarak gösteriliyor. Uzun yıllar kontrol edilmeden devam eden diyabette
diğer komplikasyonlara paralel olarak cinsel sorunlar da gelişebiliyor. Ancak
diyabetin yarattığı cinsel sorunların yaşam kalitesini düşürmesine izin vermemek
mümkün. Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, diyabette cinsel
sağlığı korumanın yolları ve yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Tip 1
veya Tip 2 diyabetin kadınlarda seksüel hayatı fiziksel olduğu kadar ruhsal
açıdan da etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, "Diyabette libido ve cinsel
fonksiyonun her ikisi birden etkilenebilir. Özellikle diyabetin neden olduğu
kilo artışı başta olmak üzere bir takım fiziksel değişikliklerin kadınların
cinsel hayatında bir takım olumsuzluklar yarattığı söylenebilir" dedi.
Ancak bu sorunların büyük çoğunluğunun basit önlemler veya tedavilerle
düzeltilebildiğini kaydeden Yılmaz, "Özellikle iyi glisemi ayarı, bunun gibi
birçok sorunu ortadan kaldırıyor. Bizim toplumumuzda kadınlarda diyabetin cinsel
sağlık üzerine olan etkisi, erektil disfonksiyon yani sertleşme güçlüğü yaşayan
erkeklere göre daha az dile getirilmekte ve irdelenmekte olmasına rağmen sorun
hiç de azımsanacak ölçüde değildir" diye konuştu.
Diyabetin kadınlarda en sık neden olduğu cinsel sorunlardan bahseden Prof. Dr.
Yılmaz, "Diyabetin kadınların cinsel sağlığı üzerinde yarattığı en önemli etki,
enfeksiyonlardır. Vajinal enfeksiyonlar ve üriner sistem enfeksiyonlarına
diyabetik kadınlarda, özellikle kan şekerinin yüksek olduğu dönemlerde daha sık
rastlanıyor. Vajinal enfeksiyonlar, sıklıkla mantar enfeksiyonları kaşıntı,
akıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olmakta fakat tedaviye iyi yanıt
vermektedirler" şeklinde konuştu. Bir diğer önemli sorunun da vajinal kuruluk
olduğunu belirten Yılmaz, "Nöropati bazı kadınlarda cinsel ilişkiyi ağrılı
kılıyor ve isteği azaltıyor. Diyabetik kadınlardaki gebe kalma korkusu da cinsel
isteksizlik meydana getiren bir diğer neden. Bir de kan şekerinin yüksek düzeyde
olması kadınların enerjisinin azalmasına, kadının kendisini sürekli yorgun ve
halsiz hissetmesine neden oluyor ve bu durum da cinsel aktiviteyi zorlaştırıyor"
dedi.
NE TÜR TEDBİRLER ALINABİLİR
İdrar yolu enfeksiyonları idrarda bulanıklık, kanlı idrar, yanma hissi ve sık
idrara çıkma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir jinekoloğa baş
vurmak ve enfeksiyonu tedavi etmek gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yılmaz, "Vajinal
kurulukta su bazlı kayganlaştırıcıların kullanılması kuruluğun giderilmesinde
etkili olur. Ayrıca hormon replasmanları veya hormonal kremler özellikle menapoz
dönemindeki kadınlarda libidonun arttırılması, vajinal elastikiyeti ve
kayganlığı düzeltmekte rol oynar. Kadınların bu sorunların üzerine gitmeleri ve
basit önlemlerle giderilecek sorunların, cinsel yaşamlarını olumsuz etkilemesine
izin vermemeleri gerekir" tavsiyesinde bulundu.
Diyabetin erkekler üzerindeki komplikasyonlarına da değinen Yılmaz, "Bunlar
arasında en az tartışılan ve diyabetik erkeklerin hekime başvuru nedenleri
arasında hemen hemen en son sıralarda yer alan sorun ise cinsel organ
sertleşmesindeki yetersizlik yani iktidarsızlık. Bu sorunun tıp dilindeki
karşılığı 'impotans veya erektil disfonksiyon'. Diyabetik olmayan bireylerde de
ilerleyen yaşla beraber cinsel aktivitede bir yavaşlama olduğunu belirten
uzmanlara göre, tüm impotans nedenlerinin yüzde 40'ının nedenini diyabet
oluşturuyor" dedi. Diyabetli bireylerde impotans sıklığının da arttığını ifade
eden Yılmaz, "Örneğin tüm diyabetli erkeklerin yaklaşık üçte birinde impotans
yakınması vardır. İmpotans sıklığı yaş ilerledikçe, artış gösterir. Örneğin 50
yaşını aşmış diyabetik erkeklerin yarısında, 70 yaşının üzerindekilerin yüzde
70'inde impotans görülür" diye konuştu. Prof. Dr. Yılmaz, diyabetiklerde
impotansın bu kadar sık görülmesinin nedenleri ise şöyle açıkladı:
"Öncelikle belirtmek gerekir ki hekimlere başvuran impotanslıların üçte birinde,
nedenin tamamen psikolojik olduğu saptanmıştır. Çoğu zaman diyabetin impotansa
neden olma olasılığının yüksek olduğunun bilinmesi, kişiyi hiç bir organik neden
yokken bile psikolojik olarak olumsuz etkileyerek, cinsel ilişkide sorunlara yol
açabilmektedir. Penisteki sertleşme, bireyin psikolojisiyle çok yakından
ilişkilidir. Stresin yoğun olduğu veya dikkatin başka alanlarda çok yoğunlaştığı
zamanlarda sertleşme gerçekleşmeyecek veya bir cinsel ilişkiyi sürdürecek süre
ve düzeyde olamayacaktır. Psikolojik faktörler dışında kontrolsüz diyabetin
neden olduğu yaygın damar ve sinir hasarı, vücuttaki tüm organlar gibi cinsel
organları da etkiler. Damar sisteminin bozulması sonucu, sertleşmede en önemli
faktörlerden biri olan penise kan akımının gelmesi engellenir. Bundan başka
sinir sisteminde gelişebilecek bir harabiyet sonrası damarlar penise yeterli kan
getirse bile, bu kanın penis içinde hapsedilerek sertleşmenin devamını
sağlayamaz".
SORUN ORGANİK YA DA PSİKOLOJİK KÖKENLİ OLABİLİR
Diyabetik bireylerdeki impotansın temel nedenini, kan şekerinin kontrol altında
tutulmamasına bağlı gelişen penis damarlarında ve penisin sinir sistemindeki bu
gibi hasara bağlayan Yılmaz, "Biz buna organik impotans diyoruz. Yapılması
gereken ilk şey, sorunun psikolojik veya organik olup olmadığının ayırt
edilmesidir. Bunu tespit etmek de bir hayli basittir. Diyabeti olsun veya
olmasın organik bir sorunu olmayan tüm erkeklerde, gece özellikle sabaha karşı
uykuda kendiliğinden sertleşmeler gerçekleşir. Gecede yaklaşık 4 - 5 defa oluşan
bu sertleşmeler, psikolojik nedenli impotanslarda kaybolmamıştır. Birey, cinsel
ilişki sırasında yetersizlikten yakındığı halde, gece oluşan bu sertleşmelerde
herhangi bir sorun yoksa, olayın tamamen psikolojik olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak bu gece sertleşmeleri kaybolmuşsa impotansın organik kaynaklı olduğu
düşünülmelidir" şeklinde konuştu. Organik kaynaklı olan impotanslarda sorunun,
hormonal düzensizliklerden mi, penis damarlarından veya sinirlerinden mi, yoksa
her ikisinin de ortak etki göstermesinden mi ileri geldiğinin yapılan bazı
tetkiklerle kolayca anlaşılabildiğini ifade eden Prof. Yılmaz, "Bunu belirlemek,
uygulanacak tedavi için de büyük önem taşıyor. Bunların dışında yüksek tansiyon,
mide ülseri, bulantı-kusma, kan yağlarındaki yüksekliği düzeltmek ve depresyon
veya hipertansiyon tedavisi için kullanılan bazı ilaçların ve alkolün de
sertleşme sorununa ve cinsel güçsüzlüğe neden olacağı göz önünde
bulundurulmalıdır" dedi.
Diyabetlilerde impotans tedavisi için üç seçenek olduğunu bildiren Prof. Dr.
Yılmaz, şunları söyledi:
"Yalnızca psikolojik faktörleri düzeltmek ve impotansa neden olabilecek ilaçları
kesmek, bu seçeneklerin başında geliyor. İkinci sırada ise ilaç tedavisi var.
Cinsel ilişki öncesi, penis içine ereksiyonu sağlayan ve devam ettiren maddeler
enjekte edilmesi, erektil disfonksiyon tedavisinde önemli bir basamaktır. Bu
ilaçlar ilişkiden yaklaşık 30 dakika önce yapılırsa etkisini 30 ile 45 dakika
devam ettirebilmektedir. Bu ilaçların tek sakıncası ise enjeksiyon için
kullanılan bazı preparatların, penis dokularında bozukluklar yapabilmesi ve
bazen ereksiyonun istenmeyecek kadar uzun sürmesidir. Son yıllarda cinsel
ilişkiden yarım saat önce alınması halinde, etki gösteren tabletler ülkemizde de
yaygın olarak kullanılıyor. Ancak bu ilaçların özellikle diyabetik hastalardaki
etkinliği ve olumsuz etkileri henüz net olarak aydınlatılmış değil".
Diyabetten kaynaklanan cinsel ilişki güçlüğü ve sertleşme sorunu tedavisindeki
son seçenekte ise cerrahi yöntemlerin yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz,
sözlerini şöyle tamamladı:
"İlaç tedavisinden cevap alınamayan kişilerde uygulanan bu tedavi, penis içine
cerrahi operasyonla, cinsel ilişkiyi sürdürebilecek sertliği gerçekleştiren
protez yerleştirilmesi esasına dayanıyor. Bu protezler ise çok basit, fleksibl
bir yapıda olabileceği gibi gereğinde tıpkı ereksiyonu taklit eder gibi,
yalnızca cinsel ilişki sırasında penisi sertleştirme özelliği gösteren nitelikte
de olabiliyor".