Bebeklere, doğar doğmaz anne sütü emzirilmesi gerektiği, özellikle ilk bir saatin asla geçirilmemesinin çok önemli olduğu bildirildi.
Büyük Anadolu
Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Akdeniz,
hamilelik süresince büyük bir özlem duyarak bebeğini dünyaya getiren annenin
bebeğine verebileceği en güzel armağanın anne sütü olduğunu söyledi.
Akdeniz, "Bunun yanı sıra bebeği anne sütü ile beslemenin en ekonomik yol
olduğunu unutmamak gerekir. Bu sebeplerle bebeğin doğar doğmaz emzirilmeye
başlanması gerekir" dedi.
Doğumdan hemen sonra bebeğin henüz doğum masasından kalkmadan emzirilmeye
başlanmasının, anne ile bebek arasında ilk temasın sağlanması açısından uzun
süreli ve başarılı bir emzirme için çok önemli olduğuna dikkat çeken Op. Dr.
Hüseyin Akdeniz, "Bebeğin en geç bir saat içinde anne memesine verilerek
emzirilmenin teşvik edilmesi gereklidir. Bebeğin emmek için en istekli olduğu bu
dönem geçirilirse bebekte uzun süre isteksizlik ve emzirmenin başlamasında
gecikme görülür. Sezaryanlı annelerin henüz kendilerine tam gelmeden bir
başkasının yardımıyla bebeklerini emzirmeleri gerekir" diye konuştu.
Anne memesinden süt salgılanmasını prolaktin adındaki hormonun sağladığını,
prolaktin hormonunun uyarılması ile sütün salgılanmaya başladığını, bu hormonu
uyaran etkinin bebeğin anne memesini emmesi olduğunu vurgulayan Akdeniz, bebek
ne kadar çok emerse o kadar çok süt salgılanacağını hatırlattı.
Anne sütünün besinsel ve hücresel içeriğinin sabit kalmayıp sütün üretim
basamağına ve çocuğun erken veya zamanında doğmasına göre anneden anneye ve
günden güne değiştiğine de değinen Akdeniz, "Anne sütü emzirmenin ilk günlerinde
koyu sarımsı bir sıvı olarak salgılanır ve buna kolostrum adı verilir. Kolostrum
yüksek değerli protein, antikor ve mineral içerir. Bu süt doğumdan itibaren
sadece bir kaç gün üretilir ve bebeğin ihtiyacı olan tek besindir. Süt emilmeye
başladıktan sonra bileşiminde bir takım değişimler gerçekleşir. (Protein ve
mineral miktarında düşme gözlenir; yağ, laktoz ve enerjisi ise artmaya başlar.)
Bu dönemde salgılanan süte ise geçiş sütü denir ve bu yaklaşık iki hafta sürer.
Daha sonra daha açık renkte ve daha sıvı olan olgun süt üretilmeye başlanır"
şeklinde konuştu.
Bebek için en uygun gıdanın anne sütü olduğunu belirterek, "Anne sütü sterildir
yani hiçbir canlı bakteri içermez. Bebeğinizin bağışıklık sistemini
güçlendirecek ve onu hastalıklardan koruyacak maddeler olan antikorları içerir,
her zaman hijyeniktir, pratiktir ve ekonomiktir" diyen Op. Dr. Hüseyin Akdeniz,
şöyle devam etti:
"Anne sütü bebeklerin bağışıklık sisitemini güçlendiren ve sindirim sistemini
düzenleyen prebiyotik lifler içerir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde allerjik
reaksiyonlar görülmez. Bebeğin sindirebileceği en ideal besin olduğundan
bebeklerde sık sık görülen kabızlık, ishal, gaz gibi problemlerin oluşumunu en
aza indirir. Anne sütünün protein ve mineral içeriği; bebeğin henüz gelişmemiş
böbreklerini zorlamaz, kolay sindirim sağlar. Bebek için gerekli olan tüm
vitaminleri ve mineralleri gerekli oranlarda içerir. Anne sütü bebeğin sinir
sistemi hücrelerinin, beyin hücrelerinin, gözde görmeyi sağlayan retina tabakası
hücrelerinin gelişimi için hayati öneme sahip Omega-3 / Omega-6 yağ asitlerinden
zengindir; bu yağ asitlerini olması gereken oranlarda ve doğru miktarlarda
sağlar. Anne sütü ile beslenen bebeklerde kalp hastalıkları, kanser, şeker
hastalığı, ağız ve diş gelişimi bozuklukları, bağırsak hastalıkları, allerji
gibi durumların daha az görüldüğü saptanmıştır".