Boğmaca, her yaşta duyarlı bireyleri etkileyen, hızlı seyirli, bulaşıcı solunum yolları enfeksiyonudur. Özellikle çocuklarda ağır seyreder. Hastalık etkeni Bordetella pertussis olarak adlandırılmıştır. Boğmaca belirli bir coğrafi dağılım göstermez ve mevsimsel olarak daha çok sonbahar aylarında görülmekle beraber yıl her mevsiminde görülebilir, ancak asıl ortaya çıkmasına neden aşılama oranının düşüklüğüdür. Bu nedenle aşı oranının düşük olduğu bölgelerde daha sık ortaya çıkar.
Boğmaca erişkinlerde tanısı zor
konulan bir hastalıktır ve genellikle daha ılımlı bir klinik tablo
gösterdiğinden basit üst solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılarak tanısı
konulamayabilir. Boğmaca hastalığında aşılama büyük önem göstermekte, aşının
uygulamaya başlanılmasından sonra hastalığın ortaya çıkış sıklığında ve neden
olduğu ölüm olaylarında belirgin bir gerileme olduğu saptanmıştır. Bununla
beraber hastalığın sayısında son yirmi yılda artış eğilimi olduğu
gözlenmektedir. Bazı bilim adamlarına göre aşılamanın sağladığı koruyuculuğun
yıllar içinde azaldığı, yaygın aşılama faaliyetinin doğal yoldan oluşan
bağışıklamayı engellediği ve böylelikle yaygın aşılamanın olduğu bölgelerde
erişkin insanların bu hastalığa karşı daha duyarlı hale geldiği savunulmakta.
Hastalığın görülme sıklığında cinsiyet ayrımı olmamasına rağmen, çocukluk
döneminde erkek ve kadınlarda hastalığın görülme sıklığı aynı iken bu durum
erişkinlerde kadınlar aleyhine gelişmektedir. Bunun nedeni de kadınların
çocuklarla daha çok ilgilenmesinden dolayı etken ajan ile daha çok
karşılaşmasıdır. Hastalığın sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda, toplu yaşam
alanlarında, kalabalık gruplar halinde yaşayanlarda, uygun olmayan hijyenik
koşullarda, yetersiz ve kötü beslenme durumunda ölüme daha çok sebep olduğu
bilinmektedir. Ülkemizde boğmaca salgın bir hastalık olduğundan ve ölümlere
sebep olması nedeniyle bildirilmesi zorun bir hastalıktır.
Boğmacanın kontrol altına alınabilmesi için 6 yaşın altındaki bütün çocuklara
boğmaca aşısının uygulanması çok önemlidir. Sağlık Bakanlığı çocukluk dönemi aşı
takvimine göre; herhangi bir engel olmadığı sürece, okula başlayana kadar toplam
dört kez boğmaca aşısı yapılması gerekmektedir. İlk iki aylıkken verilir ve
ardından birer ay ara ile iki kez daha uygulanır. Dördüncü kez ise 16. ile 24.
aylar arasında yapılır. Aşının bazı yan etkileri görülebilir. Aşı yerinde lokal
reaksiyonlar (kızarıklık, şişme, ağrı), 38oCyi geçen ateş, sistemik belirtiler
(baygınlık, bulantı, kusma), 3 saatten fazla süren çığlık tarzında
durdurulamayan ağlama, konvülsiyon (nöbet geçirme), Anaflaksi (şok),
ensefalopati v.b. yan etkiler gelişebilir.
Hastalık yapıcı etkenin bulaşma yolu solunum yollarıdır. İnfekte bireyin solunum
sistemi salgıları damlacık yolu ile yayılarak diğer insanları infekte eder. Aynı
evde yaşayan insanların bağışıklaması yok ise %90 oranında bu hastalığı alırlar.
Genellikle ev içinde hastalığa kaynak olan kişi erişkinlerdir. Küçük çocuklar
hastalığı sessiz bir şekilde hastalığa yakalanmış olan büyük kardeşleri ve
yetişkinlerden alır. Bulaşıcılığın en çok olduğu dönem öksürüğün başlamadan
önceki dönemdir, ancak öksürük başladıktan üç hafta sonrasına kadar bulaşıcılık
devam eder. Hastalık etken olan ajanın alınımından yaklaşık 4-21 gün sonra
ortaya çıkar. Öncelikle hastalığın ilk döneminde burun akıntısı, gözde yaşarma,
halsizlik ve fazla yükselmeyen ateş gibi hafif üst solunum yolu enfeksiyonuna
benzer belirtiler ortay çıkar. Bu dönemde hastalığın tanısının konulması güçtür.
Ancak etrafta boğmaca hastalığına yakalandığı bilinen bireylerin varlığı mevcut
ise tanı konulabilir. Bu dönemin ardından kuru öksürük başlar ve çok geçmeden
boğmaca için karakteristik şiddetli öksürük nöbetleri ortaya çıkar. Bu dönemde
bir dizi soluk verirken patlama tarzı öksürüğü, tipik bir nefes alma sesi (whooping)
ortaya çıkar. Öksürüğün şiddeti ile hastada morarmalar ve kusma görülür. Bu
dönemde ortay çıkan öksürük nöbetleri sayısı günde otuzu bulabilir, çoğu kez
kendiliğinden ve gece ortaya çıkarken bazen gürültü ve soğuk hava gibi
faktörlerde nöbetin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu aşamaya kadar hastada
ateş ya çok hafiftir yada görülmez. Altı aylık çocuklarda bu dönem farklı
seyredebilir, öksürük nöbetlerinden daha çok ani kısa süreli soluk alamama
görülebilir. Klasik boğmacanın süresi 6-10 hafta olmakla birlikte, hastaların
yarıdan çoğunda hastalık 6 haftadan az, hastaların dörtte birinde ise 3 hafta ve
daha kısa sürer. Öksürüğün şiddetinin ve sıklığının azalması ile hasta iyileşme
dönemine girer. Bu dönemde, uzun bir aradan sonra yeniden öksürük atakları
olabilirse de hastalığın alevlendiği anlamına gelmez, çoğu kez soğuk gibi bir
etken ile ortaya çıkmıştır ve bakteri saptanamaz.
Tedavi
Altı aylıktan küçük bebeklerin ve kliniği ağırlaşabileceği düşünülen hastaların
öksürük nöbetleri, ani soluk alamama, morarma, beslenme güçlükleri ve diğer
komplikasyonlar açısından destekleyici tedavi uygulanabilmesi için genellikle
hastaneye yatırılmaları gerekir. Hastalarda antibiyotik kullanımı zorunludur.
Tercih edilmesi gereken antibiyotik eriythromisindir. Hastalığın bulaşıcı olması
ve özellikle 6 ay altındaki çocuklarda ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle uzman
bir hekim tarafından takip edilmesi ve çocukların aşılarının zamanında yapılması
ç.ok önmelidir.