Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Algoloji (Ağrı) Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Avni Babacan, günümüzde artık ağrı çekmenin bir kader olmadığını belirterek, Ağrı tedavisi mümkün bir hastalıktır dedi.
İki ayrı insanın aynı türden
bir ağrıyı farklı şekillerde hissedebileceğini kaydeden Babacan, şunları
söyledi: Ağrının beyinde oluşturduğu mesaj herkesçe farklı algılanır ve yaşam
deneyimi de ağrının dile getirilmesinde kişiden kişiye farklılıkgösterir. Kimi
insan daha dayanıklı, kimi zayıftır. Bu özelliğin belirlenmesinde kişinin yaşam
biçimi, bulunduğu çevre, kültürel özellikleri, cinsiyeti, dili, dini ve diğer
birçok inançları etken olmaktadır.
Ağrının diğer bir özelliğinin de öznel, kişisel, kolaylıkla ölçülemeyen bir duyu
olması olduğunu ifade eden Babacan, ağrının özellikle beyin olmak üzere vücudun
birçok sistem ve organlarının olaya karıştığı vedeğerlendirildiği çok karmaşık
bir olay olduğunu söyledi.
AĞRI BİR UYARIDIR
Ağrının genellikle bazı yolunda gitmeyen şeyler için vücutta bir uyarı olduğunu
kaydeden Babacan, bazen bu uyarı sisteminin tekleyerek abartılı sinyaller
göndermeye başladığını, hatta bazen gerçek hastalıkya da hasarın dahi
bulunamadığını bildirdi.
Ağrının olağandışı bir şekilde şiddetli olması halinde en kısa sürede tıbbi
yardıma başvurmak gerektiğini belirten Babacan, Yani alarm çanları çok şiddetli
çalıyorsa ve özellikle de nedeni konusunda çok emin olunamıyorsa bilinmelidir ki
alarm sistemi görevini yapmaktadır ve de uyarı çok önemsenmelidir diye konuştu.
AĞRIN VARSA SESİNİ DUYUR
Günümüzde artık ağrı çekmenin bir kader olmadığını, ağrının tedavisi mümkün bir
hastalık olduğunu bildiren Babacan, Her zaman haykırılabilecek şu sözü
unutmamalıyız: Ağrın varsa sesini duyur dedi.
Ağrı tedavisi konusunda son yıllarda kazanılan ilerlemeler eşliğinde, kronik
ağrısı olanların tedavisi ile ilgilenen klinikler kurulduğunu anlatan Babacan,
yeni bir dal olan algoloji (ağrı) bilim dalının bu kliniklerin kuruluşuna
öncülük ettiğini belirtti. Babacan, ağrı kliniklerinde tedavisi güç, şiddetli
ağrılar ve bununla ilgili sorunların, alanlarında özel eğitim almış ağrı
uzmanlarınca tedavi edildiğini söyledi. Ağrı tedavilerinin genellikle anestezi
uzmanları tarafından yapıldığını kaydeden Babacan, diğer branşlardan hekimlerle
birlikte yürütülen çalışma sonucunda ağrının kaynağının bulunduğunu, daha
sonrada iğnelerle tedaviye başlandığını belirtti.
Bunun bir akupunktur tedavisi olmadığının altını çizen Babacan, ilaç tedavisiyle
birlikte, iğnelerle ağrının kaynağının kurutulmaya çalışıldığını söyledi.
Ağrının kaynağının, ameliyathane şartlarında iğnelerle sinirlere müdahale
edilerek kurutulduğunu bildiren Babacan, baş, kanser, boyun ve bel ağrılarının
bu yolla tedavisinin mümkün olduğunu söyledi.
Babacan, Türkiyede 20 üniversite hastanesinde ağrı tedavi merkezi bulunduğunu
kaydederek, Ankarada Gazi, Hacettepe ve Ankara Üniversitelerinin Tıp
Fakülteleri ile GATAda ağrı tedavisi yapıldığını belirtti.