Sağlık Bakanlığı, sayıları her geçen gün artan diyabet hastalarına (şeker hastalığı) özel hizmet vermek üzere sağlık kuruluşlarında Diyabet Birimleri kuruyor.
2006 yılında altyapısı
yeterli olan tüm sağlık ocağı, poliklinik ve hastanelerde diyabet birimleri
hizmete başlayacak. Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Bekir Keskinkılıç,
Türkiye'de her 3 diyabetliden 1'rinin hasta olduğunu bilmediğini söyledi.
Yaklaşık 4 milyon diyabetlinin bulunduğu Türkiye'de rakamın her geçen gün
artması üzerine Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık, Türkiye'de diyabet
hastalığıyla ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla Türkiye Diyabet Hizmet
Birimleri Yönetmeliği hazırladı. Önümüzdeki günlerde Başbakanlığa gönderilecek
yönetmeliğin yıl sonunda uygulamaya girmesi bekleniyor. Yönetmelik, 2006 yılında
1. 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarında, yani altyapısı uygun olan tüm sağlık
ocağı, hastane ve eğitim ve araştırma hastanelerinde Diyabet Birimleri
kurulmasını öngörüyor. Birimlerde, eğitilmiş bir hemşire, birimin büyüklüğüne
göre diyetisyen, böbrek hastalıkları uzmanı, göz hastalıkları uzmanı, sinir
hastalıkları uzmanı, endokrinoloji uzmanı ve dahiliye uzmanı görev yapacak. 2 ve
3. basamakta ise Aile Hekimi ile pratisyen hekimler diyabetli hastalara hizmet
verecek. Diyabet birimi, diyabet şüphesiyle veya tedavisi amacıyla sağlık
tesisine gelen vatandaşlara "özel hizmet" sunacak.
Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Bekir Keskinkılıç, İHA muhabirine
yaptığı açıklamada, Türkiye'de yaklaşık 4 milyon diyabetli bulunduğunu, 2030
yılında bu sayının yüzde 80 artarak 7 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini
söyledi. Türkiye'de her 3 diyabetliden 1'irinin hasta olduğunu bilmediğini
belirten Keskinkılıç, çok su içen ve çok idrara çıkan insanların mutlaka hekime
uğraması, aşırı kilosu olanların ise daha dikkatli olmaları gerektiğini
kaydetti.
Sağlık tesislerinde diyabet birimlerinin kurulmasıyla hastalık konusunda
farkındalık meydana getirilmesinin hedeflendiğini anlatan Keskinkılıç, projeyle
hasta olduğunu bilmeyen vatandaşların hem bilgi sahibi olacağını, hem de özel
tedavi imkanı bulacağını vurguladı. Keskinkılıç, Aile Hekimliği Projesi ile tüm
hastaların olduğu gibi diyabetlilerin de aile hekimi kontrolünde olacağını ifade
ederek, "Aile hekimliği sistemiyle hiçbir vatandaşımız hekimsiz kalmayacak. Aile
hekimliği diyabet probleminin çözümü için önemli bir faktör olacak" diye
konuştu.
Sağlık tesislerinde kurulacak Diyabet Birimleri'nin yanı sıra diyabetin ulusal
çapta organizasyonunu sağlamak amacıyla bir ''Bilimsel Kurul'un oluşturulacağını
ifade eden Keskinkılıç, kurulun Türkiye'de diyabet organizasyonlarının bilimsel
ayağını oluşturacağını kaydetti. Keskinkılıç ayrıca diyabet hastalığıyla
mücadele konusunda web tabanlı program hazırlandığını belirterek, "Diabtürk
adını taşıyan program, veri toplamaya ve diyabet konusunda sağlık personeline
uzaktan eğitim sunma imkanı sağlayacak" açıklamasında bulundu.
Dünyada diyabetin büyük önem taşımaya başladığını ve konuda yeni projelerin
geliştirildiğini anlatan Keskinkılıç, şunları söyledi:
"Tüm dünya diyabetin üzerinde
durmaya başladı. Çünkü hastalık hem sayısal, hem de ülkelerin ekonomisine
getirdiği yük açısından ciddi bir tehlike olarak ortaya çıkıyor. 35-65 yaş
grubunda patlama olabilir. Türkiye'de 4 milyon diyabetli hasta sayısının 2030
yılında yüzde 80 artarak, 7 milyonun üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. İki tip
diyabet vardır. Birincisi genetik, ikincisi daha ileri yaşlarda ortaya çıkan
diyabet. Aktiviteden yoksun bir hayat tarzı, stres, sağlıksız beslenme ve aşırı
kilolar diyabeti hazırlayan en önemli faktör. Günümüzde fast-food (ayak üstü)
beslenme obezite (aşırı şişmanlık) sorunlarını ortaya çıkarıyor. Obezite ile
diyabet birbiriyle çok ilişkili hastalıklardır. Dünyada her 30 saniyede bir
hasta ayağını kaybediyor. Dünya Sağlık Örgütü bu amaçla, 'Ayaklarınıza öncelik
verin, ayaklarınızı kesilmekten koruyun' sloganını seçti. Çünkü diyabetliyseniz
başta ayak ve göz olmak üzere organlarınızı kaybedebilirsiniz."