Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde, tıptaki teknolojik gelişmelerin yanısıra doğaya dönüş de yaşanıyor. Her geçen gün doğal bitkilerin farklı bir faydası bulunuyor. Son yapılan çalışmalarda brüksel lahanasının da bu tür bir yararı bulundu. İşte brüksel lahanasının sihirli gücü...
Brüksel Lahanası kanseri
önlüyor
21. yüzyıl ileri teknoloji dünyasında, temel doğal ürünler heyecan uyandırıcı
bir şekilde kanseri önleyici özelliklerini sunmaya devam ediyorlar. Daha kolay
yollarla insanlar artık kendilerini hastalıktan koruma yöntemlerine
kavuşuyorlar.
American Association for Cancer'ın yaptığı araştırmalara bir yenisi daha
eklendi. Bu araştırmaya göre, yemek yeme alışkanlığımıza belirli sebze ve şifalı
otları dahil etmek kanseri önleyebilir ya da bazı durumlarda en azından
hastalığın yayılmasına engel olabilir.
Dahası, sadece mekanik bir önleme olmakla kalmaz, sindirim sistemi sağlığını da
korur. Bu araştırma yiyeceklerde bulunan bileşiklerin ve vücuttaki hücrelerin ve
DNA'nın kimyasal etkileşimleriyle uğraşmaktadır. Bu yiyeceklerin beslenme
alışkanlıklarına eklenmesi hayatın herhangi bir aşamasında yararı görülebilir.
Brüksel lahanası da bu bitkilerden biri. Brüksel lahanası Helikobakter pylori
bakterisine yakalanan hastalarda gastrit riskini azaltıyor. Brüksel lahanası
herkese hoş gelmeyebilir, ama kimyasal özellikleri kanseri önleme çalışmaları
yapan kişilerin ilgisini çekiyor.
Araştırmanın son aşamalarında, Japonya'dan bir grup brüksel lahanasının yeme
alışkanlılıklarında yoğun olarak yer almasının helicobakter pylori enfeksiyonunu
önemli ölçüde düşürdüğünü belirtiyor. Helicobakterin gastrite neden olduğu
biliniyor ve mide ülseri ve mide kanserine sebep olan ana unsur olduğuna
inanılıyor.
Japonya'daki Tsukuba Üniversitesi'nden Akinori Yanaka helicobakter pyloriyi yok
edemediklerini ama durdurduklarını aynı zamanda bu bakteriyle ortaya çıkan
gastriti de sadece daha fazla brüksel lahanasını yemekle önlenebileceğini
belirtiyor.
Brüksel lahanasının içinde bulunan kimyasalların kanseri önleyici etkileri
olduğu bulundu. Bu kimyasal maddeler hücrelerin oksidantlara karşı kendilerini
savunmalarını sağlıyor.