Anti-Aging Eğitim ve Araştırma Derneği, İstanbul Anti-Aging Derneği ve VIP Turizm firması işbirliğiyle düzenlenen 1. Uluslararası Anti-aging Kongresi ve Fuarı, açıldı.
İstanbul Anti-Aging
Derneği Başkanı ve Kongre Eşbaşkanı Prof. Dr. Mithat Yılmaztürk, kongrenin
açılışında yaptığı konuşmada, toplantıda,yaşlanmayı durdurmak veya geriye
döndürmenin mümkün olup olmadığı konusunun ele alınacağını söyledi.
Prof. Dr. Yılmaztürk, Bugünkü anti-agingin, abartmasız söyleyecek olursak,
fizyolojik, doğal yaşlanmayı durdurma, önleme olanağı yoktur. Peki ne yapıyoruz?
Erken başlamış olan fizyolojik yaşlanmayı durdurmak, dolayısıyla erken
yaşlanmayı ertelemek, anti-agingin amacı budur dedi.
Yaşlanmanın bütün vücudu ve organları etkilediğini, dolayısıyla anti-agingin
bütün tıp branşlarını ilgilendirdiğini ve multidisipliner bir dal olduğunu
anlatan Prof. Dr. Yılmaztürk, şunlarıkaydetti:
Anti-agingin erken yaşlanmayı önlemekten başka bir amacı olmayacak mı? Tabii
ki olacak. Kuşkunuz olmasın. Anti-aging henüz yolun başında. Anti-aging, gen
tedavisi, kök hücre tedavisi gibi gelecekte umut veren tedavileri kapsamına
alarak, fizyolojik yaşlanmayı yavaşlatma yollarını, çarelerini gelecekte
arayacaktır.
Anti-Aging Eğitim ve Araştırma Derneği Başkanı ve Kongre EşbaşkanıProf. Dr.
Erdoğan Ertüngealp de gelişmiş ülkelerde yaşam süresinin 90 yılı geçtiğini,
Türkiyede de 80li yaşlara ulaştığını söyledi. Türk kadınlarının erkeklerden 7
yıl kadar fazla yaşadığını belirten Prof. Dr. Ertüngealp, insanlığın amacının bu
süreyi mutlu ve iyi geçirmeyi sağlamak olduğunu vurguladı.
Yaşlanmanın yani hücre ölümünün önüne geçilmesinin mümkün olmadığını, herkesin
sonunda yaşlanıp öleceğini kaydeden Prof. Dr. Ertüngealp, bu nedenle
anti-aging sözünü pek kullanmak istemediklerini, bütün dünyada da uzun süre
sağlıklı yaşam kavramının oluştuğunu bildirdi.
YENİ YAŞAM FELSEFESİ
Prof. Dr. Ertüngealp, kendilerinin de Yeni yaşam felsefesi sloganını
geliştirdiklerini dile getirerek, Bu felsefe ne zaman başlar? Yalnız cildin
veya dış görünüşün güzelliği sağlıklı yaşam içinyeterli değil. İnsan vücudunu
tepeden tırnağa bir bütün halinde düşünmemiz lazım. Enzimatik, hormonal, genetik
seviyede, acaba biz hücre ölümünü yavaşlatabilir miyiz? Asıl ana amacımız bu
yönde çalışmak olmalıdır dedi.
Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp, 7den 70e sağlam kalalım lafının eskilerde
kaldığını ifade ederek, şunları kaydetti:
Bence sağlık anne karnından
başlıyor. Bugün anne karnındaki beslenme ve beslenmeyen ile eğitimli bir annenin
bebeğiyle eğitimsiz arasındaki fark, daha sonraki yıllarda çocuğun karşısına
çıkıyor. Demek ki, aging dediğimiz zaman olayı gelecek sene, bu sene
koyamadığımız çocuk hekimlerini, pediatristleri de bunun içine ilave etmek
amacındayız. O zaman doğuştan ölüme kadar olan sürenin sağlıklı olmasını
sağlamaya çalışmış oluruz.
Kongrede 89 konuşmacının sunumlar yapacağını, her bir bilim dalının nereye
geldiğini bu konuşmacılardan öğreneceklerini anlatan Prof. Dr. Ertüngealp,
toplantıya paralel olarak anti-aging konusunda faaliyet gösteren firmaların
katıldığı bir fuar da düzenlendiğini söyledi. Prof. Dr. Ertüngealp, 2007 Avrupa
Anti-aging Kongresinin Türkiyede yapılacağını sözlerine ekledi.
EN İYİ TEDAVİ HİÇ HASTA OLMAMAK
Avrupa Anti-Aging Tıp Derneği (ESAAM) Yönetim Kurulu Üyesi ve Kongre Genel
Sekreteri Dr. Hasan İnsel de toplantıda 12 branşın doktorlarının, geleceği çok
ilgilendiren bir tıp branşı hakkında konuşup görüşlerini bildireceğini anlattı.
Dr. İnsel, Bu kongre, genlerden cilt hastalıklarına, göz hastalıklarından iç
hastalıklara, estetik cerrahiden jinekolojiye her branşı ilgilendiriyor. Çünkü
artık hepimizin bildiği gibi, biz hastalıkları olmadan önce yakalamaya
çalışıyoruz. Yani çok kullandığımız en iyi tedavi erken teşhistir lafının da
ötesine geçtik ve artık en iyi tedavi hiç hasta olmamaktır diyoruz diye
konuştu.
Açılış töreninin ardından, anti-aging uzmanları Michael Klentze Gen profilimiz
ve yaşlılıkla ilgili hastalıklar, Vincent Giampapa da Kök hücreleri
konularında görüşlerini anlattılar.
1. Uluslararası Anti-aging Kongresi ve Fuarında, 12 Kasım Cumartesi gününe
kadar aralarında Estetik cerrahi girişimler, Deri ve anti-aging, Yüz ve
yaşlılık, Osteoporoz ve anti-aging, Erkekler ve anti-aging, Kadınlar ve
anti-aging,Beslenme, takviyeler, vitaminler ve anti-aging, Yaşlanma ve
seks, Kardiyovasküler risklerin de bulunduğu çeşitli konularda oturumlar
gerçekleştirilecek.
Kongrenin son gününde yapılacak halka açık oturumda konularında uzman hekimler,
vatandaşlara anti-aging konusunda geliştirilen son ürünler ve yöntemlerle ilgili
bilgi vererek pratik tavsiyelerde bulunacak.