.            

Hiperparatroidi

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Düren, ritm bozukluğu, osteoporoz, kronik yorgunluk, gastrit gibi hastalıklarla karıştırılan ''hiperparatiroidi''nin kandaki kalsiyum seviyesinin ölçülmesiyle anlaşıldığını belirterek, risk grubunda yer alan 40 yaş ve üzerindeki kadınların yılda 1 kez kandaki kalsiyum düzeyine baktırması gerektiğini bildirdi.

 

 İstanbul Cerrahi Hastanesi'nce her ay düzenlenecek ''Önce Sağlık Günleri'' toplantılarından ilkinde, ''hiperparatiroidi'' hastalığı ele alındı.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Düren, 2 bin kişide 1 görülen ve benzer belirtileri nedeniyle farklı hastalıklarla karıştırılan ''hiperparatiroid'' hastalığının, vücutta 4 adet bulunan ve tiroid bezine komşu olan paratiroid bezinin bir veya birden fazlasının kontrolsüz olarak parathormon salgılaması sonucunda ortaya çıktığını anlattı.

Bu durum sonucunda parathormonun kemikler üzerinde etki ettiğini, kemiklerde bulunan kalsiyumu sökerek kana verdiğini ve böylece kandaki kalsiyum seviyesinin giderek yükselmeye başladığını kaydeden Prof. Dr. Düren, kemiklerdeki kalsiyum azalması ve kandaki kalsiyumun yükselmesinin kemik erimesi, böbrek taşı, gastrit gibi farklı belirtiler sergilediğini dile getirdi.

Hastaların genelde bu belirtilerin üzerine gitmesi ve bu hastalıklara özel tedavi uygulanmasının ''hiperparatiroidi''nin teşhisini geciktirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Düren, hastalığın ilk olarak kalpte ritm bozukluğu olarak kendini gösterdiğini, hastanın daha sonra kemik ve adale ağrılarından şikayet ettiğini, ardından da kronik yorgunluğun baş gösterdiğini söyledi.

Prof. Dr. Düren, hastalığın sabahları dinç hissetmemek, sürekli yorgunluk gibi belirtilerinin yanı sıra kandaki yüksek kalsiyum seviyesinden dolayı böbrekler, mide ve sindirim sisteminin de olumsuz etkilendiğini, ayrıca depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklara yol açtığını kaydetti.

-RİSK GRUBUNDAKİLER-

Prof. Dr. Mete Düren, ''Ritm bozukluğu, osteoporoz, kronik yorgunluk, gastrit gibi hastalıklarla karıştırılan hiperparatiroidi, kandaki kalsiyum seviyesinin ölçülmesiyle anlaşılabiliyor. Risk grubunda yer alan 40 yaş ve üzerindeki kadınlar, yılda 1 kez kandaki kalsiyum düzeyine baktırmalı'' diye konuştu.

Kan testinin yanı sıra görüntüleme teknikleriyle de belirlenen hastalığın tedavisinin kısa süren bir operasyon olduğunu, hastanın aynı gün evine gidebildiğini ifade eden Prof. Dr. Düren, ameliyatın ardından hastaya ayrıca kalsiyum tedavisi uygulandığını anlattı.

Prof. Dr. Düren, tedavi edilmemiş hiperparatiroidinin kalp hastalığı ve kansere yakalanma riskini artırdığına, kemiklerde küçülme, yatağa bağlanma, böbrek yetmezliği ve diyaliz gibi sonuçlara neden olduğuna da dikkati çekti.

Özellikle kadınlarda tekrarlayan böbrek taşı problemi varsa mutlaka hiperparatiroidi araştırması yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Düren, İstanbul'da 3-4 bin civarında tanı konulmamış hiperparatiroidi hastası olmasının beklendiğini bildirdi.

San Francisco Üniversitesi Cerrahi Bölümü Direktörü Prof. Dr. Orko Clark da, hastalığın yüzde 5-7 oranında ailevi, genelde ise çevre faktörleri nedeniyle görüldüğünü anlatarak, hiperparatiroidinin kanser ve AIDS gibi erken yaşlandıran bir hastalık olduğunu söyledi.

Erken tanının önemini vurgulayan Prof. Dr. Clark, hastalığın tanısının gelişmiş ülkelerde rutin check-up'larda yapıldığını, bu nedenle tedavide başarının yüksek olduğunu kaydetti.

 

  tv8