Tüm dünyadaki ölüm nedenlerine bakıldığında ishaller ikinci sırada yer almaktadır. Kişide ishalin ortaya çıkmasına neden olan çeşitli etmenler bulunmaktadır. En önemlisi çevreye ait olan etmenlerdir.
Yoksulluk, kalabalık ve
sağlıksız evlerde yaşama, kanalizasyon sorununun çözülememiş olması, temiz su
eldesindeki güçlükler, gıda yetersizliği ve gıdaların sağlıksız olması v.b.
olumsuzluklar ishalin nedenlerinden sayılabilir. Kişinin yaşına bağlı olarak
ishale neden olan parazit yada bakterinin etkinliği değişir. Bazı etmenler
çocuklarda bazıları da yetişkinlerde etkili olmaktadır. Kişisel hijyenin yeterli
olmaması da ishal oluşumunu etkiler.
Bağırsak enfeksiyonu olup olamayacağı öncelikle alınan etkenlerin sayısı
belirler. Etkenlerin hemen hemen tamamı ağız yolu ile alınır. Bulaşmada
çoğunlukla dışkı ağız yolu iledir. Suların temiz olması ve dağıtım sisteminin
yeterli olması yayılımı büyük oranda azaltır. İshale neden olan etkenler
genellikle midenin asitli ortamında yok olurlar ve bağırsaklara ulaşamadıkları
için ishale neden olamazlar. Ancak mide asit ortamını azaltan anti-asitlerin
kullanımı bu etmenlere duyarlılığı arttırır.
Bağırsak hareketliliğinin normal olması da ishal oluşumunu etkileyen bir
faktördür. Normal hareketlilik bağırsakta bakterilerin birikmesini engelleyerek
ishal oluşumunu engeller. Bağırsaklarda normal şartlarda bakteriler bulunmakta
ve bu bakteriler insan vücudunda herhangi bir hastalığa neden olmamaktadır bu
bakteriler bağırsak florası diye adlandırılır.
Ancak antibiyotik kullanımı
sonucu bağırsak florasında azalma olursa diğer patojen yani ishal yapıcı
bakterilerin çoğalmasına neden olur ve böylelikle hastalık ortaya çıkar.
Bağırsağın kendine ait savunma sistemleri mevcuttur. Bazı hastalılarda bu
savunma sistemleri ortadan kalktığından ishal oluşumu kaçınılmaz olur.
Bulaşma yolları: Deri yolu ile bulaşan parazitleri
bir tarafa bırakacak olursak, çoğu enfeksiyoz ishaller etkenlerin ağız yoluyla
alınması sonucu edinilir. Dışkı-ağız yoluyla bulaşma su, gıda veya kişiden
kişiye dokunma yoluyla olmaktadır. Yayılım şekli her etmende farklılıklar
göstermektedir.
Etkenler: Akut ishale yol açan bir çok enfeksiyöz
ve enfeksiyöz olmayan etmenler vardır. Bununla birlikte akut ishal olgularının
çoğundan enfeksiyöz etkenler sorumludurlar. Bakteriler, virüsler, mantar ve
parazitler ishale neden olabilmektedir.
Klinik: İshali tanımı halen tartışmalı bir konudur.
İshal klinik olarak 24 saat içinde normal şeklini kaybetmiş, 3 veya daha fazla
sayıda dışkılama olarak tanımlanabilir. Bu tanımlamanın dışında dışkı miktarı
?200 gr/gün ve dışkı suyunun ?%80 ölçümlerine göre daha objektif tanımlamalarda
söz konusudur. Fakat pratikte bu ölçümlere çık nadir başvurulmaktadır. İki
haftayı aşmayan ishaller akut, aşanlar ise kronik ishal olarak tanımlanabilir.
Akut ishallerin nedeni genellikle enfeksiyöz ajanlardır. İshalle ishalle ilgili
başkaca tanımlamalar da yapılmaktadır.
Gastroenterit; bulantı, kusma, ishal ve karın
ağrısı gibi yakınmalarla seyreden mide ve ince bağırsağın birlikte tutulduğu
klinik tablodur.
Enterekolit; genellikle bulantı ve kusmanın etki
etmediği, ateş, karın ağrısı ve ishal gibi yakınmalarla seyreden ince ve kalın
bağırsakların birlikte tutulduğu klinik tablodur.
Dizanteri sendromu; kramp biçiminde karın ağrısı,
kanlı-mukuslu-tenezimli sık ve az miktarda dışkalamayla seyreden klinik
tablodur.
İnce bağırsak tipi ishal; bol ve sulu dışkılamadır.
Kalın bağırsak tipi ishal; az miktarda sık sık
dışkılamadır.
Tenezim; sık sık ağrılı dışkılama ve yetersiz
dışkılama hissidir.
Besinlerde bulunan bakteri toksinlerinin alınmasıyla oluşan gastroenteritlerde
kuluçka süresi kısa (1-6 saat, 6-24 saat), dışkı ile bulaşık suların içilmesi
veya bu sular ile yıkanmış gıdaların iyi pişirilmeden yenilmesi ile dışkı-ağız
yoluyla bulaşan gastroenteritlerin etkenlerinde kuluçka süresi ortalama 3
gündür. Dışkı sayısının çok sayıda (?10/gün) olması akla kalın bağırsak
tutulumunu getirmelidir. Sekretuvar ishallerde dışkı sulu, fazla miktarda,
renksiz veya beyaz renklidir. Dizanterik olanlarda ise dışkının miktarı azdır ve
kan, müküs, ve püy içermektedir. İshale eşlik eden karın ağrısının özellikleri
klinik olarak önemli ipuçları verebilir. Karın ağrısı tutulumu mideden aşağı
inildikçe ve bağırsak yayılımı varlığında artmaktadır. Bazı ishal tiplerinde bu
ağrı göbek çevresinde veya sağ alt tarafta ve aralıklı olarak gelip kramp
tarzında olurken, bazı tiplerde yine karın alt tarafında devamlı tenezimle
birlikte olabilir. Bol sulu ishallerde ateş sık görülmezken bakterilerin
oluşturduğu çoğu ishallerde ateş görülebilir.
Tedavi: İshallerde en önemli konu ve kısa zamanda
önlem alınması gereken konu su kaybıdır. İshalle birlikte vücut su kaybına
uğramaktadır. Özellikle bu durum çocuklarda çok tehlikeli duruma
varabilmektedir. Tedavide de ilk yapılması gereken kişideki su kaybını
değerlendirerek, su kaybının yerine konmasıdır. Özellikle geçmişten kalan bir
inançla ishalli kişiler su alınımı azaltarak ishalin azalacağı kanısıdır. Bu
yanlış davranışın önlenmesi ve aksine kişiye bol sıvı verilmesinin sağlanması
lazım. Bu kaybedilen sıvı ile birlikte vücut çeşitli mineraller de kaybetmekte
bunların yerine konulması içinde tedavi oluşturulmalırdır. Bu amaçla ORS (Oral
Rehidratasyon Sıvıları) kullanılabilir. ORS evde de kolaylıkla hazırlanabilir.
Evde 1 litre suya, 1 çay kaşığı tuz, 8 çay kaşığı şeker, bir fincan portakal
suyu veya 2 muz ilave edilebilir. Eğer su kaybı ciddi boyutlarda ise hastane
şartlarında damar içi sıvı verilmesi uygulanabilir. Hastalar süt ürünleri,
alkol, kafein ve karbonatlı içeceklerden uzak durmalıdır. Antibiyotik kullanımı
hastaların %10'unda işe yarabilir. Ama bazı ishal vakalarında antibiyotik
kullanımı gerekmemektedir. Ancak en iyi tedavi şeklinin belirlenmesi için
doktora başvurmak gerekmektedir.
