Gebelik, anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücutta taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir.
Bebeğin büyümesi,
sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı
ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.
Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının
yeterli olması ve doğum yaşı, hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en
önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca
tükettiklerinden kendisi için lazım olanları seçip alarak büyür, beslenir.
Çocuğun bedensel ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi dönemde annenin
iyi beslenmesi ile başlar. Anne gebe kalınca beslenmesine uygun şekilde ekleme
yapmazsa, kendi vücudundaki besin öğesi depolarını harcar. Bu depolar bitince
kendi sağlığı bozulur ve bebeğini de yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin
büyümesi ve gelişmesi tam gerçekleşmiş olmaz ve bebek sağlıksız doğar. Hatta
annenin gebe kalmadan önceki beslenme durumu da aynı şekilde hem anne hem bebek
sağlığı açısından önemlidir.
Gebelikte beslenmeye dikkat edilmezse ne olur?
Gebe anne iyi beslenmez ise; bebek, annenin vücudundaki besin depolarını
tüketmeye başlar. Böylece, anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye girer. Bebekte; ölü
doğum, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bedensel ve/veya zihinsel özürler;
annede ise kansızlık, bacaklarda şişlik, yorgunluk, kemiklerde zayıflık
görülebilir. Gebelikte beslenmedeki temel amaç; annenin fizyolojik ihtiyaçlarını
karşılamak, annenin besin öğesi depolarını dengede tutmak, fetüsün normal büyüme
ve gelişmesini sağlamak, emzirirken yeterli süt salımına imkan vermek olarak
sıralanabilir.
Gebeliğin gerektirdiği enerji ve besin öğeleri
Et, yumurta, kurubaklagiller: Beyin, kas, kemik ve
dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir ihtiyacını
karşılar.
Süt ve süt ürünleri: Kemik, diş gelişimi ve büyüme
ile görevlidir. Protein ve kalsiyum kaynağıdır.
Sebze ve meyveler: Büyüme ve gelişme için vitamin
ve mineralleri sağlar.
Tahıl ve tahıl içeren besinler: Kalori ve B grubu
vitaminler içerdiklerinden büyüme ve gelişme için önemlidir.
Enerji veren yağ ve şekerler : Sadece enerji içerir ve enerji açığını
kapatırlar. Bu besin gruplarını normal yaşantımızda olduğu gibi gebelikte de
aynı özenle tüketmeliyiz.
Kalsiyum Kalsiyum, bebeğinizin gebeliğin 8.
haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için gerekli
bir mineraldir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar
kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir
kalsiyum eksilmesi olmaktadır. Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt,
yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da
zengin olduğundan dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru
olacaktır. Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz
peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına da özen gösterin.
C vitamini C vitamini demirin bağırsaklardan
emiliminde, vücudun hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı bağışıklık
direncinin artırılmasında ve metabolizmamızdaki pek çok biyokimyasal süreç için
gerekli bir vitamindir. Düzenli bir şekilde beslenen gebelerde hap şeklinde
vitamin alınması önerilmemektedir. C vitamini portakal, limon, kırmızı ve yeşil
biber, domates, çilek, greyfurt, karnıbahar, lahana, brüksel lahanası gibi pek
çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli
bir miktar alınmalıdır.
Folik Asit Bebeğin merkezî sinir sisteminin
gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren folik asit
alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden
fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik
asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki
miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli
ekmekte mevcuttur. Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak
kapatamayacağından ötürü gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap olarak
dışarıdan alınması uygun olacaktır. Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı
birtakım anormallikler çıkabilir.
Proteinler Gebelikte artan protein gereksinimi
karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, kuru
baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya..) gibi proteinden zengin besinler
önerilir. Proteinler, hayvansal ve bitkisel proteinler olarak ikiye ayrılır.
Hayvansal gıdalardaki yağ mümkün ölçüde alınarak, etin yağsız şekilde
tüketilmesi önerilir. Ayrıca balıkta bebeğin zeka gelişimi üzerine olumlu etki
yapar.
Lifli Gıdalar Günlük beslenmenizin büyük bir
bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı) yiyecekler, gebelikte sık görülen
kabızlığın ve bağırsak tembelliğinin önlenmesinde çok yararlıdır. Genellikle tüm
sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli
besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin bağırsaklardan emilimini
azalttığından aşırı tüketilmemelidir. Lifli gıdalar en sık olarak kepekli ekmek,
barbunya,, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç ve kuruyemişte bol
miktarda vardır.
Gebelikte bulantı Sabahları yataktan kalkmadan önce tuzlu bir bisküvi, kraker
veya ekmek tüketilmesi bulantıyı azaltacaktır. Az az sık sık beslenerek alım
arttırılmalıdır.
Gebelikte pika Bulantı hissini azaltacağı görüşü ile toprak yeme olayıdır.
Yetersiz beslenen annelerde sıklıkla görülür. Fe (demir) eksikliği anemisine
neden olur.
Gebelik ve kabızlık Kabızlık oluşumunu engellemek için posadan zengin besin (
kepekli ürünler, sebze ve meyveler) ve sıvı tüketimini arttırmak, sık sık
beslenmek önerilebilir.
Gebe anneler için 2000 kalorilik menü örneği
Sabah: 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1
dilim ekmek,
1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu vb.
Ara öğün: 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim
ekmek
Öğle: 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1
porsiyon pilav veya makarna
1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve
Ara öğün: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 adet meyve
Akşam: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1
porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği,
1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1 orta dilim ekmek
Gece: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı
1 porsiyon meyve
Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel
tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, kışın 1 orta boy elma, portakal yazın küçük bir
salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz yenilebilir.
Gebelere yönelik beslenme önerileri ve dikkat edilmesi
gereken kurallar:
Doktora danışmadan ilaç kullanımı sakıncalıdır.
Sigara (annenin yetersiz beslenmesine neden olarak bebeğin gelişmesini engeller)
ve alkol (kullanımına bağlı olarak bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir)
kullanılmamalıdır.
Şişmanlık söz konusu ise şekerli, unlu, yağlı besinlerden fazla tüketilmemesi
gerekir.
Gebelik başlangıcında kadının ağırlığı normal ise her ay ortalama 1-1,5 kg
ağırlık kazanacak şekilde beslenmelidir.
Yemekler düzenli öğünler şeklinde tüketilmeli, öğünler de azar azar, sık sık
olmalıdır.
İyotlu tuz kullanılmalıdır.
Gerekliyse, su kaynatıldıktan sonra içilmelidir.
Hazmı zor olan kızartılmış ve ağır yağlı besinlerden sakınılmalıdır.
Çay yerine yemeklerden 1-2 saat sonra fazla olmamak şartıyla açık ve limonlu çay
içebilir.
Gebelikte kabızlık sık görülür. Bunu önlemek için düzenli bir beslenme
uygunlamalı, taze sebze meyve, kuru erik, kuru kaysı vb. ile bunların
kompostolarının tüketimi artırılmalıdır. Uzun süreli ve beslenme ile düzelmeyen
kabızlıklarda doktora başvurulmalıdır.
Bulantı ve kusmayı önlemek için sabah yataktan kalkar kalkmaz 1-2 tane tuzlu
bisküvi veya benzeri kuru besinler tüketmeli, yemek sırasında su içmemelidir.
Bulantı önleyici ilaçlar doktora danışmadan alınmamalıdır.
Yeterli D vitamini alabilmesi için, uygun havalarda güneşten yararlanmalıdır.
Anne adayı emzikli bir kadın ise ne yapmalı?
Emziklilikte anne süt salgılar. Bu süt annenin aldığı besinlerin ürünüdür. Bu
nedenle yeterli miktarda süt yapımı için gerekli besinler annenin kendi
ihtiyacına ek olarak düşünülmelidir.
Emzikli kadınlar da gebeler gibi doktora danışmadan ilaç kullanmamalıdırlar.
Çünkü bazı ilaçlar süte geçebilir ve bebek için sakıncalı olabilir.
Anne emzirmeye istekli olmalıdır. Bu istek anne sütü salınımını artıran bir
faktördür.
Anne psikolojik yönden rahat ve huzurlu olmalıdır.
Sık sık emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını artırır.
Gebelikte karşılaşılan sağlık sorunlarının sebepleri
nelerdir?
Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar.
Sık doğum yapma ve doğum sayısının fazla oluşu.
Gebelik öncesi ve gebelik süresince anne beslenmesinin kötü oluşu.
18 yaşından küçük veya 35 yaşından büyük oluş.
Nelere dikkat etmeli?
Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın,
ne de tıka basa midenizi doldurun.
Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş gıdalar ve
içinde katkı maddeleri bulunan gıdalar yerine taze ve doğal olanları tüketmeye
özen gösterin.
Yediğiniz gıdalarda "çeşitliliğe" önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve
minerali almanız mümkün olacaktır.
Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve
karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin. Unutmayın ki
önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride yeterli şekilde
beslenebilmesidir. Preeklampsi durumu veya riski varsa protein alımınızı
artırmanız gerekebilir veya gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet)
söz konusu ise diyetisyeninizin önereceği şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz
gerekebilir.
Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik asit ve
demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunların harici vitamin veya mineral
alımı gereksizdir. Piyasada pek çok multivitamin adı verilen ve içinde pek çok
vitamin ve mineralleri barındıran ilaç vardır. Bunlar çoğu hekim tarafından
reçete de edilmektedir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar;
gebelikte dışarıdan hap olarak alınan A, C, E vitaminleri ile magnezyum,
kalsiyum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi eser elementlerin gebelik üzerine
herhangi bir olumlu etkilerinin olmadığını göstermiştir. Eğer gebeliğe bağlı
bacak kramplarınız oluyorsa magnezyum, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi)
riskiniz varsa kalsiyumu ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.
Sentetik multivitamin hapları dengeli beslenemeyen gebelerde destekleyici olarak
verilse de doğal gıdaların hiçbir zaman yerini tutmayacaktır.
Gebeliğin ilk aylarında yapılan "Toxoplasma testleri" sonucunda vücudunuz bu
parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri almanız şarttır. Özellikle
kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu rahatsızlık gebelik döneminde ortaya
çıkarsa bebekte ölümcül veya sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir.
Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ
etlerden geçer.
Toxoplasma'dan korunmak için; ellerinizi yemekten önce iyice yıkayın. Sebze ve
meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Evinizde kedi veya köpek
besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın
temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden kaçının.
Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su için. Yaz
aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir. Özellikle ileri aylarda
kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek, her
öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş yaparak bu sorunun önüne
geçebilirsiniz.
Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine
koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir veya
çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin pastörize olmasına dikkat
edin.
Yemeklerde iyotlu tuz kullanın. Yüksek tansiyon varsa yemekleri az tuzlu
pişirin. Son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu dönemlerde tuzu
azaltın.
Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir
iki grissini rahatlık sağlayabilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında olan bu
bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı, kuru ve yağsız
gıdaları tercih edin. Mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.
Yetersiz beslenme, anne ve bebeği nasıl etkiler?
Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz beslenmek doğru
olmadığı gibi doğum sonrası eski görünüme ulaşmak için az yemek de doğru
değildir. Temel prensip; içerdeki bebeğin yeterince yararlanacağı doğru ve
dengeli bir beslenme olmalıdır.
Zayıflık:
Zayıflık yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak gebelikte artan enerji ve
besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanmaması sonucu ortaya çıkar.
Normal kilolu bir gebe ilk 3 ayda, her ay 1 kg; sonraki aylarda ise 1,5-2 kg
ağırlık kazanmalıdır.
Şişmanlık:
Şişmanlık özellikle dengesiz ve tek yönlü beslenmeye veya aşırı besin tüketimine
bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlık doğum sırasında hem anne,
hem de bebek için çeşitli güçlüklere ve sorunlara neden olabileceğinden
istenmeyen bir durumdur. Gebelik süresince kadının 9-14 kg alması normal kabul
edilir. Ağırlık alması 9 kgdan az olduğunda zayıflık, 14kg dan fazla olduğunda
ise şişmanlık ortaya çıkar.
Osteomalazi:
Gebelik süresince artan kalsiyum ve D vitamini gereksinimi karşılanamadığında
kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik yumuşaması ile belirlenen
osteomalazi hastalığı ortaya çıkar. Ayrıca böyle durumlarda diş çürüklüğü
görülme riski de artar.
Anemi (kansızlık)
Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı arttığından demir emilimini azaltan
etmenlerden kaçınılmalıdır. Örneğin;
- Yemek arasında çay içilmemeli
- Demir içeriği yüksek besinlerle birlikte, mutlaka C vitamini içeren besinlerin
alınmasına özen gösterilmeli,
- Etli ya da kuru baklagilli yemek ile taze salata ya da meyve tüketilmeli,
- Mayalandırılmadan yapılmış ekmek tüketiminden sakınılmalıdır.
Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve parazitler, bulantı ve kusma anemiye
neden olan etmenlerden bazılarıdır.
Gebelik toksemisi (Gebelik zehirlenmesi)
Gebelik toksemisi denilen rahatsızlık ise yetersiz ve dengesiz beslenen
kadınlarda daha sık görülür. Yüksek tansiyon, göz kapaklarında, ayak ve ayak
bileklerinde ödem, baş ağrısı, kulaklarda uğultu, bulanık görme, şiddetli
bulantı ve kusma ile ortaya çıkar. Hastanın vücut ağırlığı genellikle olması
gerekenden fazladır. Vücutta su ve tuz tutulması vardır. Hemen tedaviye
alınmayan vakalarda bebek kaybedilebilir.
