Op. Dr. Caner halkı uyararak, "Gözünüzü seviyorsanız güneş gözlüğünü çıkartmayın" dedi. Fatma Caner, ultraviyole ışınlarının yaz-kış etkili olduğu Mersin gibi illerde güneş gözlüklerinin kış aylarında da takılması gerektiğine dikkat çekti. Bunun göz sağlığı açısından önemli olduğunu vurgulayan Fatma Caner, "Ultraviyole ışınları yaz aylarında yoğunlaşır, fakat kış aylarında da ultraviyole ışınlarına dikkat edilmesi gerekir. Mersin'de kış aylarında da ultraviyole ışınları göze zarar verebilecek boyutlardadır" dedi.
Mersin'de en çok
karşılaştıkları sorunların başında katarakt, göz alerjisi ve göz eti
rahatsızlıklarının geldiğine işaret eden Caner, bu sorunların oluşmasındaki en
büyük etkenin zararlı ultraviyole ışınları olduğunu bildirdi. "Bu ışınlardan
korunmanın tek yolu ise açık havada güneş gözlüğü takmaktır" diyen Op. Dr. Fatma
Caner, kış ayları gelmesine rağmen güneş gözlüğü takma alışkanlığından
vazgeçilmemesini istedi.
Halkı katarakt konusunda da uyaran Göz Hastalıkları Uzmanı Caner, ultraviyole
ışınlarının kataraktı tetikleyen etkenlerin ilk sırasında yer aldığına dikkat
çekti. Genellikle yaşlılarda görülen bir hastalık olan kataraktın, gençlerde de
yanıklar, çarpma ve darbelerle ortaya çıktığını ifade eden Fatma Caner, bu
hastalığı anlamak için göz kontrolünün şart olduğunu kaydederek, "Zira
hastalarımız hafif bir puslu görmeyi, biraz az görmeyi çok algılamayabilirler.
Düzenli kontrol sayesinde hastalarımızda erken kataraktları tespit etmemiz daha
da kolaylaşır. Gözünde okurken veya etrafa bakarken görmesi kendine yetmeyen bir
kişi katarakt açısından muayene olmalı" diye konuştu. Katarakt olan bir hastanın
ameliyat olması gerektiğini de ifade eden Caner, gözün ışıktan rahatsız olması,
tek gözde çift görme, gece görüşünün problemli olması, ışıklardan rahatsızlık
duyulması, renklerin solması, gözlük camı ya da lenslerde değişiklik olması,
gözün önünde bir perde varmış hissi gibi birçok belirtinin katarakt hastalığının
habercisi olabileceğini belirtti.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Fatma Caner, çok nadir de olsa kataraktın
doğuştan da olabileceğini belirterek, problemi olmasa bile çocukların en geç 2
yaşında göz hekimine götürülmesi ve çocuk hekimlerinin de bu konuda hassas
davranması gerektiğini söyledi. Caner, ayrıca gözlerinde herhangi bir problem
olmayan kişilerin bile yılda en az bir kez göz kontrolünden geçmesi gerektiğini
vurgulayarak, "Böylece sonrasında körlüğe kadar uzanabilecek rahatsızlıkları
erken teşhis sayesinde önleyebiliriz" diye konuştu.
