Normal sağlıklı kişilerde ve gençlerde nadir görülen artan yaşla birlikte görülme sıklığı artan bu hastalık,kişinin yaşam kalitesini bozan bir virüs hastalığıdır.Günümüzde çok sık görülür ve tedaviye rağmen tekrarlama eğilimi sıktır. Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ, Zona ile ilgili bilinmesi gerekleri Mynet okurları için yazdı.
Bu hastalık genelde çocukluk
çağında su çiçeği virüsünün (mikrobunun)sinirlere yerleşerek yıllar sonra
kendiliğinden büyük bir nedenle de vücudun savunma mekanizması bozulunca
tekrarlayan bir hastalıktır.
Daha çok kişinin göğüs ve sırt bölgelerinde görülür.Ender olarak boyun,bel ve
baş bölgesinde de görülebilir.Bu hastalık döküntülü bir hastalıktır.Bu
döküntüler aşırı ağrılı ve dokunmaya çok hassastır.Hastada ender de olsa ateş ve
halsizlik olabilir.Döküntüler yaklaşık 10 gün sonra kabuklanır.Sağlıklı
kişilerde 2-3 hafta içinde lezyon kayıp olur.Bazen döküntüler uzun süre etkisini
gösterebilir.
Bu hastalığın en rahatsız edici yanı çok şiddetli batıcı ve yanıcı ağrı
dokunmakla artan hassasiyettir.Bazen döküntü iyileştikten sonra da uzun süre bu
ağrılar devam eder.Bu durumu post herpetik nevralji denir.
Bu hastalık sadece ağrı yapmaz.Kişinin hayatını ve hayati organlarını etkileyen
hasarlara da sebep olabilir.
Örneğin baş bölgesinde en çok göz tutulur.Önlem alınmazsa körlüğe gidebilen
durumlar olur.
Yine bazen bu hastalıktan dolayı felç gelişebilir.Özellikle döküntünün olduğu
ilk 3 ile 5 hafta arasında felç geçirme olasılığı vardır.Bu felç kas güçsüzlüğü
şeklindedir.
Bu hastalık sinir sistemini etkileyen ve büyük oranda da orta ve daha çok ileri
yaşta görülen bir hastalıktır.Çok basit izah edersem çocukluk çağında bu su
çiçeği geçirildiği zaman bu hastalığa sebep olan mikrop sinirlere yerleşir ve
ileriki dönemlerde vücut direnci düşünce aktif hale gelir ve hastalık
oluşur.Tedaviyle hastalık belirtileri geçer.Fakat vücut direnci düşünce
tekrarlama,vücut direncini düşüren en önemli etken aşırı üzüntü,kronik depresyon
gibi sinir sistemini zarara uğratan etkenlerdir.Bunun yanında vücut direncini
düşüren diğer hastalıklarda (diabet ..vs) bu hastalığın açığa alınmasına neden
olur.Bunun için hastalığın tedavisinde hastalığa yol açan mikroba karşı
yapılacak tedavinin yanında vücut direncini düşüren etkenlerde mücadele etmek
gerekir.Örneğin;depresyonu olan hastanın tedaviye paralel bu durumunun
düzeltilmesi gibi.
Yukarıda da bahsettiğim gibi tedavide klinik tablonun ağırlığına göre ağızdan
veya damardan mikroba karşı olan ilaçlar ve ağrıya yönelik tedavi yapılır.
Tedavinin yanında en önemli yapılması gereken vücut direncini arttırmaya yönelik
destek tedavisidir.Hastalığın tekrarlamaması için vücut direncinin arttırmak
hastalığa yol açan mikrobun yok oması veya inaktif hale gelmesi
gerekmektedir.Yazımda sık sık vurguladığım gibi moral ve vücut direncinin iyi
olması bu hastalık için çok önemlidir.
