Üst solunum yolu enfeksiyonları, daha çok öpüşme ve hapşırmayla bulaşır. Bu nedenle, özellikle kuş gribinin küresel bir risk olarak ortaya çıkabileceği kışın öpüşmemeliyiz. Enfeksiyonları evde tedavi ederken de, her çeşit sebzeli ve etli çorba size ilaç gibi gelecektir
İnternational Hastanesi
Kulak-Burun-Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Erhun Şerbetçi, gribin neden olduğu ve bazen
ciddi boyutlarda seyreden üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilgili soruları
yanıtladı.
Neden üst solunum yolu hastalıkları kışın ortaya çıkıyor?
Havaların soğuması, üst solunum yollarından virüslerin girişini kolaylaştırır.
Ayrıca kışın insanların birbirlerine yaklaşarak kümelenme
kümelenme alışkanlıkları da bulaşma riskini artırır. Kış aylarında artan hava
kirliliği ve kapalı yerlerde geçirilen zamanın artması da diğer olumsuz
faktörlerdir. Virüsler, kapalı bir yerin havasında 72 saat asılı kalabilir.
Sizce dikkat edilerek hiç üst solunum yolu hastalığına
yakalanmamak mümkün müdür?
Üst solunum yolu enfeksiyonları, en sık öpüşme ve hapşırma gibi durumlarda
bulaşır. Bu yüzden ve özellikle kuş gribinin küresel bir risk olarak ortaya
çıkabileceği kış aylarında öpüşmemeliyiz. Aslında her vesile de öpüşmesini seven
bir millet olarak, hiç olmazsa kış aylarında öpüşmeme kampanyası yapabilsek çok
iyi olacak. Ayrıca sık sık el yıkama alışkanlığı da iyi bir önlemdir. Kapalı
yerleri havalandırma, kalabalık yerlere girip çıkmama, sağlıklı ve sıvıdan
zengin beslenme, sigara içmeme ve risk gruplarının aşı olmaları bildiğimiz diğer
önlemlerdir.
BADEMCİK SİZİ KORKUTMASIN
Çocuklarda griple birlikte, hemen bademcikler de şişiyorsa
bademcikler alınmalı mı?
Bademcikler, sırf biraz büyük diye ameliyat edilmezler. Çocuğun solunumu,
beslenmesi ve yüz gelişimini etkileyecek kadar büyükse ameliyat gerekir. Ayrıca
üst üste iki yıl boyunca ve her sene 4-5 kez veya daha fazla bademcik iltihabı
görülüyorsa ameliyat gerekebilir. Halk arasında 'beta mikrobu' denilen
bakterilerin yol açtığı bademcik iltihapları da tekrarlıyorsa ve çocuk
doktorlarının ameliyat yönünde önerilerinin olduğu durumlarda ameliyat
yapılabilir.
BURUN TIKANIKLIĞI
Yetişkinlerde grip sonrası boğaz enfeksiyonu ortaya
çıkıyorsa bademcikler alınmalı mı?
Öncelikle erişkinlerdeki boğaz sorunlarının sıklıkla virüsler ya da bakterilerle
olan iltihaplanmalar olmadığına dikkat çekmek gerekir. Örneğin;
hasta 'ben farenjit oluyorum, antibiyotik aldım ama iyileşmiyor' diye gelir.
Hafif bir boğaz ağrısı, boğazda kızarıklık hemen enfeksiyona yorumlanmaktadır.
Oysa bu hastaların çoğunda ya sürekli ağızdan nefes almaya yol açan bir burun
tıkanıklığı sorunu veya geniz akıntısına yol açan bir sinüzit vardır ya da mide
sıvılarının boğaza doğu geri tepmesinin olduğu bir reflü durumu. Erişkinlerde de
elbette bademcik iltihabı görülebilir, ancak bu durum nadiren çok sık tekrarlar.
Bu durumda ayrıntılı bir araştırma gerekebilir. Bademcik iltihabı bir sebep
değil, fakat sonuçtur ve hemen ameliyata gidilmez. Günümüzde erişkinlerde
bademcik ameliyatlarına nadiren gerek duyulmaktadır.
İŞİTSEL SORUNLAR
Gribin yan etkisi olarak ortaya çıkan orta kulak iltihabı
büyük sorunlar yaratır mı?
Üst solunum yolları enfeksiyonlarına bağlı olarak özellikle çocuklarda orta
kulak sorunları sıkça görülür. Burun, sinüsler ve genizdeki enfeksiyon; geniz
bölgesinden geçerek orta kulağı iltihaplandırabilir. Bu durumda kulak ağrısı
başlar. Kulak ağrısı şiddetli ve süreklidir, çocuğu uykudan uyandırır ya da
uyutmaz. Antibiyotik ve ağrı kesicilere başlanmadan azalmaz, eğer kulak zarı
delinirse kulaktan akıntı olur. Bu durum ağrıyı azaltır, ancak iyi tedavi
edilmez ise müzminleşmenin başlangıcı olabilir. Çocuklarda bir de iltihapsız
orta kulak sorunu vardır ki, 'seröz otit' dediğimiz bu durum bizi daha fazla
endişelendirir. Burada orta kulak boşluğunda sıvı toplanması söz konusudur ve bu
sıvı; giderek yapışkanlaşıp orta kulağın çökmesine yol açabilir. Başlıca
belirtisi işitme kaybıdır. Bu durum genellikle ağrıya yol açmaz ya da çocuk
nadiren 'kulağım ağrıdı' der ve unutur. İlaç tedavilerine cevap alınamazsa,
burada en geç 3 ay içerisinde kulaklara tüp takma ameliyatı gerekir. Ancak
böylelikle hastalığı tam olarak tedavi etmek mümkün olabilir.
İNATÇI ÇOCUK SİNÜZİTLERİ
Grip ne zaman sinüzite çevirir?
Bir üst solunum yolu enfeksiyonu, 7-8 günden fazla uzamışsa bu artık bir sinüzit
demektir. 10 günü aşan bir enfeksiyon artık nezle değildir, sinüzit başlamıştır.
Önemsenmezse sinüzit müzminleşebilir ya da her nezleden sonra tekrarlar hale
gelebilir. Çocuklarda sinüzite dönüşme kolay olur. Çocuk sinüzitleri daha
inatçıdır ve sık sık tekrarlama eğilimi gösterir. Bu çocuklar yazın iyileşir,
kışın yine hastalanır. Burun tıkanıklığı, sarı yeşilimsi burun akıntıları ve
inatçı öksürükler başlıca belirtisidir. Çocuk şurup kullanmasına rağmen, hala
öksürdüğü için sonunda doktora getirilir. Çocuk sinüzitlerinde, uygun
antibiyotikleri 15-20 gün kadar kullanmalıdır. Burun içinin tuzlu ya da temiz
denizden alınan suyla yıkanması da çok yararlı olur. Çocuk sinüzitleri, nadiren
ameliyat gerektirir. Erişkin sinüzitleri ise, özellikle burun ve sinüslerle
ilgili doğumsal ya da yapısal yatkınlıkların bulunması halinde bir nezle- grip
tablosunun arkasından başlayabilir.
Evde
Tedavi Yöntemleri
Öncelikle bol sıvılı ve düzgün bir beslenmeye dikkat etmek gereklidir. Her çeşit
sebzeli ve etli çorba uygun olur. Sıcak su buharını solumak, burun tıkanıklığını
rahatlatmak için iyi bir yöntemdir. Evde sigara içilmesi kesinlikle
yasaklanmalıdır. Bir su bardağı içme suyuna; 1 çay kaşığı rafine edilmemiş doğal
tuz (kaya tuzu) ve yarım çay kaşığı karbonat ilave edilerek iyice karıştırılır.
Erişkinler için 10 cc'lik, çocuklar için 5 cc'lik bir şırınga ile her bir burun
deliğine tam bir şırınga kullanmak üzere burun içi sabah-akşam yıkanır. Ardından
çok şiddetli bir burun sümkürmesi yapmadan, akıntıların kendiliğinden çıkmasına
yardımcı olunarak burun temizlenir. Bu yöntem özellikle basit enfeksiyonların
sinüzite dönüşmemesini sağlayabilir. Ayrıca; bitki çayları ve sadece C vitamini
değil, bütün vitamin ve minerallerden zengin beslenmek uygun olur. Bitki çayı
olarak ıhlamur, meyve çayları ve kuşburnu sadece doğal özellikleriyle değil, su
buharı ile burun mukozasına da iyi gelir. Sıvı alınmasını da arttırdıklarından
belirtilerin hafiflemesine yardımcı olurlar.
Havada
asılı kalan virüsler
Soğuk havalarla birlikte üst solunum yollarından gelen virüsler de çoğalır. Kış
aylarında oldukça artan hava kirliliği ve kapalı yerlerde geçirilen zamanın
artması da; üst solunum yolu enfeksiyona yakalanabileceğiniz anlamına gelir.
Ayrıca virüsler, kapalı bir mekanda 72 saat havada asılı kalabilir.
Detoks gribe karşı önlem olarak düşünülebilir mi? Mesela Kuş Gribi'ne karşı detoks yapmak işe yarar mı?
Detoks bağışıklık sistemini
güçlendirmesi açısından bakıldığında, gribe karşı vücudu güçlü tutar. Özellikle
detoks küründe yer alması gereken domates, sarımsak, soğan, brokoli, greyfurt,
hindibağ, kabak, kereviz, zencefil, yeşil
çay, yağlı tohumlar, balıklar, yoğurt ve kuru meyveler içerdikleri besin
öğeleriyle ilaç gibi faydalı diyebileceğimiz besinlerdir ve bunların bol
tüketilmesi her zaman önemlidir. 'Kuş gribinden detoks yaparak korunun'
diyemeyiz tabii ki. Ama vücudun bağışıklık sisteminin güçlü olması,
hastalıkların oluşmamasında tek doğal kalkandır.
Detoks
yaparak grip ya da benzeri hastalıklara karşı direnç kazanmak mümkün mü?
Detoks ihtiyacı yetersiz ve dengesiz beslenme, hareketsizlik, çevre kirliliği ve
artan stres sonucu gelişiyor. Daha fazla meyve ve sebze yiyip ya da bunların
suyunu içtiğinizde, bol sıvı aldığınızda, kafein, alkol ve şekeri ılımlı
seviyeye indirdiğinizde vücudun asıl ihtiyacı olanı yapıyorsunuz. Bu da hem
bağışıklık sistemini güçlendiriyor hem de varsa fazla kilolarınızın ve suyun
atılmasına yardımcı oluyor. Etkili bir detoks programının ardından doğru
beslenmeye devam ederseniz ve bunu bir yaşam şekli haline getirip belirli
aralıklarla da detoks yaparsanız; hastalıklara karşı korunmak da kolaylaşır.
Kimler bağışıklık sistemini güçlendirmek için detoks
yapabilir ya da yapmalıdır?
Kimlerin detoks yapması uygun değildir?
Her gün 5 porsiyon sebze-meyve tüketemeyen, yeterli su içmeyen, çok yoğun alkol
ve kafein tüketen, aşırı stresli çalışan, sık seyahatleri olan, hareketsiz bir
yaşam sürüp ödem, gaz ve şişkinlik şikayeti yaşayanlar, dönem dönem sabahları
zor uyanıp halsizlik hissedenler detoks yapabilir. Ama ben düzenli olarak en az
yılda iki kez detoks yapılması taraftarıyım. Çünkü şehir yaşamı bizi buna
zorluyor. Bir hafta-on gün süreyle, vücudunuzu dinlendirmek ve ona gerçekten iyi
davranıp, ihtiyacı olan doğal besinlerle ödüllendirmek ve arındırmak sizi
hastalıklara karşı koruması için de bir doping gibi düşünülebilir. Ancak organ
yetmezliği olanlar (kalp, böbrek, karaciğer, böbrek), hamileler, süt verenler,
yüksek tansiyonu olanlar, diyabet hastaları ve çocukların detoks yapması
sakıncalı olabilir. Ancak bu gruptaki bazı kişiler; hekim kontrolü ve bir
beslenme diyet uzmanı tavsiyesiyle detoksu deneyebilirler.
