Mesane Kanseri en sık görülen kanser türlerinden biridir. Mesane tümörü ürolojik sistem içinde prostat kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülmektedir. Erkeklerde 3 kat fazla görülmektedir. Ortalama görülme yaşı 65 olarak kabul edilse de, ülkemiz gibi sigara tüketiminin çok fazla olduğu ülkelerde bu hastalık çok daha erken yaşlarda görülmektedir. Hattat Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, mesane kanserini Mynet okurları için yazdı.
En sık neden sigara olsa
da bunu yanında genetik yatkınlık,meslek (petrol, boya, deri sanayinde
çalışanlar vb.), diyet,kronik enfeksiyon, pelvik radyasyonda etkendir.Hastalığın
en önemli bulgusu idrardan kan gelmesidir. Tipik olarak pıhtılı ve ağrısız kanma
olarak karşımıza çıkar. İleri evre hastalıklarda ise halsizlik, kilo kaybı ve
kansızlık gibi genel belirtiler görülür. Hastalığın erken evrelerindeki tedavi
yöntemi tümörün operasyonla çıkartılmasıdır.Fakat bu durumdaki asıl mesele
kanserin tekrarlaması nüks etmesidir.Ne yazık ki Mesane Kanseri nüks oranı en
yüksek kanserlerden biridir ve bu sebepden doktorun hastalık nüksünü mümkün olan
en kısa sürede belirleyebilmesi için hastalarını nükse karşı sık sık kontrol
etmesi gerekmektedir.
MESANE KANSERİNİN BELİRLENMESİ
Mesane Kanserinin tipik ön belirtisi idrarda kan bulunmasıdır. Bu en genel
klinik bulgu hastaların yaklaşık %75'inde görülmektedir.Ayrıca idrarda
mikroskopik seviyede kanda sıklıkla görülmektedir.Hastalığın ileri evrelerinde
mesane tahrişi ve zor ve sancılı idrar yapma da sıklıkla gözlemlenmektedir.
Kanamalar karekteristik olarak ara sıra oluşmakta idrarın temiz görülmesi
doktorun çalışmalarını ertelemesine sebep olabilmekte bu da teşhiste gecikmelere
neden olabilmektedir.
rken teşhis için açıklanamayan
idrarda kan bulguları daha ileri seviyede teşhis yöntemlerinin çalıştırılmasını
gerekli kılmaktadır. İlk test çoğunlukla sitoloji olmaktadır. Mesanede tümör
varlığı sistoskopi ile araştırılmalıdır. Bu işlemde sistoskop adı verilen özel
bir aletle penisten girilip mesane göz ile değerlendirilir. Tümör görüldüğünde
patolojik inceleme için doku örneği alınmalıdır.,Hem sitojik hem de sistoskopik
incelemeler sonucunda tümör hücrelerinin görülmediği durumlarda da hasta
programlı periodik takibe alınmalı ve periyodik testler uygulanmalı ve
semptomlar gözlemlenmelidir.Eğer her iki testden birinde tümör hücresinin
varlığı tesbit edilmiş ise hasta Mesane Kanseri tedavisine alınmalıdır.
MESANE KANSERİNİN ŞU ANDA UYGULANAN KLASİK TEDAVİSİ
Hastalığın tedavi şekli ve yoğunluğunun belirlenmesinde hastalığın anatomik ve
histolojik sınıflandırılması(evresi ve derecesi) ,tümörün yeri,hastanın genel
sağlık durumu gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır . Tedavi planının
belirlenebilmesi için mesanedeki tümörün derinliğinin ve mesane dışına
yayılımının saptanması esastır. Cerrahi,Işın,İlaç gibi tedavi yöntemlerinden
hangilerinin kullanılacağına karar verilmelidir.
Tümör saptanan hastalara
transuretral tümör rezeksiyonu (TUR) yapılır. Yapılan cerrahi sonrası patolojik
inceleme sonrası tümör evrelendirilmesi yapılır. Bu evreleme neticesi yüzeyel
tümör olarak kabul edilen olgularda 3 ay süren kontroller sonrasında gerekli
görüldüğü takdirde mesane içine ilaç (BCG, Mitomycin-C vb) vermek sureti ile (intrakaviter
tedavi) tedavi yapılır. İnvaziv tümör olarak kabul edilen hastalara ise radikal
cerrahi veya radyoterapi uygulanmaktadır. Yüzeyel mesane tümörü olanlarda tedavi
sonrası gidişat oldukça iyidir. Bu nedenle sigara içiminin fazla olduğu
toplumlarda idrardan kan gelmesi hastalar tarafından ciddiye alınmalı ve
sağlanacak bilinçlenme ile bu hastalıkların erken tanı ve tedavisi
sağlanmalıdır.
