Limiti aşan gürültülere sürekli maruz kalmak kulak sağlığında kalıcı sorunlara yol açabiliyor.
"Kulak, dış kulak, orta
kulak, iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur. Orta kulaktaki örs, çekiç ve
üzengi kemikçikleri iç kulağa sesin iletilmesine yardımcı olurlar.
İşitme ve dengeye hassas hücreler iç kulakta bulunurlar. Ayrıca beyine giden
işitme siniri de iç kulaktadır. Ses dalgaları dış kulaktan girerek kulak zarına
çarpar ve zarda titreşim oluşur.
Bu titreşimler orta kulağın küçük kemikçiklerine iletilir ve kemikçikler yoluyla
iç kulağa buradan da işitme sinirine geçerler. İç kulağın burada önemli bir
görevi vardır.
Gelen oluşan titreşimler burada sinir uyarıları haline dönüşür ve beyine gider.
Beyin de gelen bu uyarılara ayırt eder. Aşırı ses iç kulaktaki sinir uçlarını
öldürür ve aşırı sese maruz kalma süresi uzadıkça daha fazla sinir ucu ölür.
Bu da işitme kaybına yol açar. Ölen sinir uçlarını tekrar düzeltmek mümkün
olmadığı için aşırı gürültünün vereceği hasar da kalıcı bir hal alır."
Gürültü nedeniyle meydana gelen işitme kaybının önüne, gürültünün azaltılması
veya önlenmesiyle geçilebileceğini açıklayan Opr. Dr. Tamer Haliloğlu, "Zaman
zaman kişiler aşırı gürültüye alıştıklarını düşünebilirler. Ama bu işitme
kaybının işaretlerindendir" dedi.
İki temel belirleyici frekans ve şiddet
Sesin iki temel belirleyicisinin frekans ve şiddet olduğuna da değinen Haliloğlu,
"sesin şiddeti doğrudan kulak zarına ulaşan mekanik basınçla ilişkilidir ve
desibel (dB) olarak ölçülür. Kulağımız 0-140 dB arası sesleri algılar. 140 dB
kulakta ağrı, kulak zarında yırtılma gibi etkiler yapar" diye konuştu.
Frekansın ise saniyede geçen titreşim sayısı olduğunu ve biriminin hertz (Hz)
olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Tamer Haliloğlu, "insan kulağı 20-20 bin Hz
arasındaki sesleri duyar. Bu sınırın altındaki seslere infrasonik, üstündeki
seslere de ultrasonik sesler denir" dedi.
Konuşma sesi aralığının 500-2 bin Hz arasında değiştiğini de sözlerine ekleyen
Haliloğlu, "uluslararası standartlara göre, işitme sistemine zarar veren gürültü
düzeyi 100-10 bin Mhz ve 85 dB düzeyidir" yorumunda bulundu.
Opr. Dr. Tamer Haliloğlu, sesin kaynağının çok yakınında bulunmanın iç kulaktaki
tahribatı artırdığına da değindi:
"Her türlü ateşli silahları kullanmak veya kullananların yanında bulunmak,
hoparlörlerin yakınında olmak, yüksek sesle walkman benzeri aletleri dinlemek
işitme kaybının sorumluları arasında yer alıyor.
Özellikle kapalı eğlence yerlerinde ses zaman zaman 100 desibelin üzerine
çıkabiliyor. Walkmani ise her ne kadar çok yüksek sesle olmasa bile sürekli
dinlemek tehlikeli olabiliyor.
Uçak, helikopter sesleriyle gürültülü çalışan otomobiller, motosikletler ve
diğer taşıtları da bu kategoriye koymak gerekiyor.
Bu nedenle gürültülü ortamlardan ve gürültü kaynaklarından mümkün olduğunca uzak
durulmalı."
Gürültü ne zaman tehlikeli?
Kulak çınlaması ve yüksek sese sinirlilik reaksiyonu da görülebildiğini
vurgulayan Opr. Dr. Tamer Haliloğlu, "kalp hızı ve kan basınca veya mide
asidinde artma görülebiliyor. Çok yüksek ses güç görevleri yerine getirmeyi
dikkati dağıtmak suretiyle azaltıyor. Bu nedenlerle eğer gürültülü bir ortamda
çalışılıyorsa işitme koruyucusu kullanmak gerekiyor" dedi.
Yüksek sese karşı alınabilecek önlemler
Alınacak basit önlemler arasında kulak tıkacı, kulak maskesi veya koruyucu
kulaklık kullanmak geliyor.
Uygun, iyi oturmuş tıkaçların sesi 15-30 db azaltabildiğine de değinen Opr. Dr.
Tamer Haliloğlu, "mümkün olduğunca kulak kanalını tıkamalarına dikkat etmek
gerekir. Kulağı kaplayacak şekilde oturan ve kulak kanalının tüm çevresini bloke
eden kulak maskeleri de oldukça faydalıdır" dedi
Riskli meslek grupları:
- Fabrikada makine başında çalışanlar
- Ateşli silah kullananlar (asker, polis)
- Djler
- Ses tesisatı yapanlar
- Tonmeisterler
- Helikopter ve uçak pilotları
- Müzisyenler (özellikle Rock müzik yapanlar)
- Otomobil yarışçıları
- Call Center çalışanları (kulaklıkla çalışanlar)
