Osteoporoz (kemik erimesi), dünyada ve Türkiyede kadınların menopoz döneminden sonra en yaygın olarak karşılaştığı hastalıkların başında geliyor.
Sigara ve alkol
kullanımının, kalsiyum açısından yetersiz beslenmenin, güneş ışığından yeterince
faydalanamamanın ve spor yapmamanın osteoporoz için risk faktörü olduğuna işaret
eden Doç. Dr. Akarsu, Yeterli kemik kütlesi oluşmuş kadınlarda osteoporoz
gelişme riski azalıyor. Ancak kemik kütlesi yeterince oluşmamışsa hastalık
kendini gösteriyor diye konuştu.
Doç. Dr. Akarsu, osteoporoz sırasında kemiklerin zayıfladığını ve inceldiğini,
böyle bir durumda sıkça kemik kırılmalarına da rastlanıldığını belirterek,
şunları kaydetti:
Bu hastalar için en korkulan,
kalça ve omurga kemiklerinin kırılmasıdır. Böyle bir durumda hasta yatalak
olabilir. Önemli olan osteoporozu oluşmadan engellemek. Bu konuda kadınlarımız
yeterince bilgili ve bilinçli değil. Bu nedenle zamanında sağlıklarına yeterli
önemi göstermiyorlar. Yeterince spor yapmıyor, kalsiyum almıyorlar. Böylelikle
kemik kitlesi az olan kadınlar osteoporoz ile karşılaşıyor. Biz bu dönemde
kemiklerde oluşacak kırıkları önlemek için çeşitli tedaviler uyguluyoruz. Ancak
tedavi ile sağlanacak yarar çok yavaş gerçekleşiyor. Bu arada hastanın daha genç
yaşlarda yapması gereken uygulamaları da yine bu dönemde tedavi için
kullanıyoruz. Bunlar spor yapmak, kalsiyum almak, sigara ve alkolden uzak durmak
gibi şeylerdir.
Akarsu, erkeklerde de ilerleyen yaşlarda osteoporoz görülebildiğini, ancak
erkeklerde görülen kemik erimesinde hormonun yanı sıra mide-bağırsak sistemi,
kemik iliği gibi hastalıkların ve kullanılan bazı ilaçların da rol oynadığını
sözlerine ekledi.
