Okulda çok uslu; Evde çok yaramaz

Bizler bu şikayeti, genellikle okul öncesi dönem çocuğu olan ebeveynlerden duyarız.

 

 Bu ebeveynlerin çocuklarının; gittikleri okullarda gayet uyumlu, kuralları benimseyen, arkadaş ilişkilerinde problem yaşamayan çocuklar oldukları görülür. Ancak aynı uyum sürecinin ev ortamında devam etmemesi ebeveynleri düşündürür, bazılarını ise rahatsız eder. Evet bu çocuklar gerçekten de okuldaki uyumluluklarını evde devam ettirmezler. Evde daha hırçın, söz dinlemez, aşırı hareketli vb.. özellikleri gösterirler. Bu durumda ebeveynlerin, öncelikle çocuklarının öğretmenleri ile görüşüp çocuğun uyumlu görünen davranışlarının özgüven eksikliğine bağlı olup olmadığını anlamaları gerekiyor. Şayet çocuk okul ortamındaki uyumlu davranışlarını sergilerken kendini zorlamıyor, gerilmiyorsa, bunun dışında kendini ifade edebilmesinde bir problem yoksa, sorunun özgüven eksikliği ile bir alakası yoktur. Bu durumda sorun ebeveyn kaynaklıdır. Şöyle ki: Ev ortamı özellikle günümüz çocukları için oldukça rahat davranılan, hataların kolaylıkla affedildiği hatta görülmediği, kuralların belli belirsiz var olduğu bir ortamdır maalesef. (Bazı ailelerin ev ortamları, tabii ki bu tanımlama içinde değildir). Bu şekildeki ev ortamlarının tam tersine okul ortamı kurallarla bezeli, kurallarda istikrarın olduğu, farklı yapıdaki arkadaş gruplarının olduğu ve hatalı davrandığı takdirde arkadaş gruplarına dahil olunamayacak bir ortamdır. çocuklar genellikle bu gerçeğin farkındadırlar. Okulda arkadaşları ve öğretmeni tarafından tam bir kabul görüp mutlu olmak için okulu, kuralları ile benimser ve uyum halinde olurlar. Bunun en büyük nedenlerinden biri de kuralların ve kararların değişkenlik arz etmeyip istikrarla uygulanıyor olmasıdır.

çocuk, bu düzenli ortamdan çıkıp kendisini ne olursa olsun kabul eden ve engellemeyen rahat bir ortama girince de tabii bu ortamın rahatlığından istifade etmek isteyecektir. Bu sebeple aile ortamında da birtakım kuralların ve kararların olması ve ne olursa olsun bu kural ve kararlardan vazgeçilmemesi gerekir. çocuk, ev ortamının da okul ortamı gibi düzenli olduğunu fark ederse, evinde de kendini dizginlemeye çalışacaktır.

Ancak bir nokta var ki bunu da belirtmem gerekir. çocuklar okul öncesi dönemde çok hızlı gelişirler ve buna bağlı olarak vücutlarında ciddi enerji birikimleri olur. Kuralların var olması, çocuğu bütünüyle kısıtlamak demek değildir. Sadece belli davranışları öğrenmesi için gereklidir bu kurallar. Bunun yanında çocuğa enerjisini boşaltabileceği meşru zeminler, imk'nlar sunulmalıdır.

Okula gitme düşüncesi karşısında şiddetli tepkiler gözlemlediyseniz ve bu ısrarla devam ediyorsa, muhtemelen çocuğunuzun okul fobisi olabilir. Bu konuda bir uzmandan yardım almanız istifadeli olacaktır.

Okula gitmek istememe durumu, görünürde bir sebep olmamasına karşın bir anda başlamış ise bu durumun sebebi araştırılmalıdır. Sebep, ders başarısı, arkadaş, öğretmen veya farklı bir korku olabilir. Arkadaşça yaklaşarak negatif tepki vermeksizin çocukla dertleşilmeli ve sorunun sebebi öğrenilmelidir.

Okula gitmeme sebebi öğrenildikten sonra gerekirse bir uzmandan da yardım alınarak çocuğa yardımcı olunmalı veya sebep ortadan kaldırılmalıdır.

İkna amaçlı olmayan sohbet ortamları kurularak yetişkinlerin okul günlerine ait pozitif anıları, konuşmaları da çocuğun okula ısınmasını kolaylaştıracaktır.

 

  

Copyright © 2017 ·All Rights Reserved · Thehealthnews.org

İnfo.