Yeni bir sezona başlarken yeni bir çevre edinmek de gerekebilir. Çünkü eğitimde okul, aile ve çevre çok önemlidir. Çocukta iyi veya kötü huyu, aile ortamının yanı sıra yaşadığı çevre belirlemektedir. İçinde bulundukları ortamlar öğrencilerin davranışlarını doğrudan etkiler. Çocuğun okulu sevmesinde, ailesine saygı duymasında, suçtan uzak kalmasında yine çevre çok etkilidir. Kötü bir çevrede bulunan çocukların okuldan uzaklaştıkları, kötü alışkanlıkların esiri oldukları, suça itildikleri belirlenmiştir
Kötü arkadaş çevresi içinde bulunan gençler, hem ailelerinden hem de okul hayatından kopmaktadır. Çünkü kötü arkadaş çevresinde dürüstlük hor görülür, ders çalışmak küçümsenir, aile değerleri ayaklar altına alınır, toplumsal değerlerle alay edilir. Bu nedenle çocuk suça eğilimli bir hale gelir, okuldan uzaklaşır, kötü alışkanlıkların pençesine düşer. Çocuk aileden uzaklaşır.
Okul derslerinde başarısızlıklar yaşar. Bu konuda aileler çocuklarını uyarmalıdır. Kötü arkadaşlar önce dost gibi görünür. Bazı ihtiyaçlarının karşılanmasına çocuğa yardımcı olur. Önce onun güvenini kazanır. Onu kendisine bağlar. Çocuk kendisine, Hayatını yaşa, eğlenmeye bak, bir şey olmaz, korkma, dene bir kere, bu dünyaya bir daha mı geleceğiz? diyen kişi veya kişilerden hemen uzaklaşmalıdır. Çünkü bu kişiler kuzu kılığındaki kurtlardır.
Aslında kötü arkadaş çevresine
düşen bazı çocuklar zaman içinde bulundukları ortamdan uzaklaşmak isterler.
Ailelerine defalarca sözler verirler; ama bunu bir türlü yapmazlar. Çocuk artık
bu ortamdan kopamaz. Alay edilme korkusu yaşar. Grup psikolojisi ile hareket
eder. O kötü grubun değer yargılarını ölçü almak zorunda kalır. Yeni bir kimlik
kazanır. Eğer önceki yıllarda çocuk çevresel etkenlerden kaynaklanan ciddi
sorunlar yaşamışsa, çocuğun gittiği okul yeni sezona başlarken acilen
değiştirilmeli, çocuk o ortamdan en kısa sürede koparılmalı, çocuğun arkadaş
ortamı değiştirilmeye çalışılmalıdır.
Okul ve çevre değiştirilebilir
Bu adımda başarılı olunamazsa ikinci aşamaya geçilmeli ve o ortamdan tamamen
uzaklaşılmalı, ailecek ev değiştirilmeli, başka bir yere taşınılmalıdır.
Gidilecek yer ve okul iyi araştırılmalı, öğrenciye temiz insanların bulunduğu
yeni bir ortamda iyi arkadaş ortamı sağlanmaya çalışılmalıdır. Hâlâ bir çözüm
bulunamıyorsa çocuk başka bir şehirdeki yatılı okula gönderilebilir. Bu da bir
çözümdür. Bütün bunlar yapılırken çocukla konuşulmalı, çocuk duygusal ve mantıki
olarak ikna edilmeli, kararlar onun iyiliği adına onunla birlikte alınmalıdır.
Bu süreçte öğretmenlerle birlikte hareket edilmelidir.
Sağlık kontrollerini yaptırmalıyız
Eğitimin ön şartlarının başında sağlık gelir. Sağlık olmadan eğitim olmaz.
Öğrenci sağlığı eğitimin kalitesi açısından da çok önemlidir. Okullar toplu
yaşam alanlarıdır. Oralarda her türden, her kesimden insan yer almaktadır. Bu
bakımdan çocuğumuzun sağlık kontrollerini okul başlamadan önce yaptırmalıyız.
Varsa eksik aşıları tamamlamalıyız.
Öğrenmede duyularımızdan yararlanırız. Bu duyularımızın başında da görme ve
işitme gelir. Öğrencinin kulak ve göz sağlığı eğitimi açısından çok önemlidir.
Görme ve işitme sorunu yaşayan öğrenci dersi dinleyemez, tahtayı göremez,
öğretmeni anlayamaz. Dolayısıyla dersi anlayamaz ve başarısızlıkla karşı karşıya
kalabilir. Bu nedenle aileler olarak, okula başlamadan önce çocuklarımızı
doktora götürmeli, genel bir sağlık taramasından geçmesini sağlamalıyız.
Özellikle de göz ve kulak sağlığına özel dikkat etmeliyiz.
Sonra da ağzı ve diş sağlığına
Varsa sorunlar en kısa sürede giderilmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Aksi
halde çocuk okul derslerinden geri kalır ve başarısız olabilir. Sağlık konunda
işitme ve görme kaybı, sara (epilepsi) hastalığı gibi çocuğun kronik (sürekli
yaşanan) sorunları varsa bunları okula başlamadan önce okul idaresine ve
öğretmenlerine bildirmemiz çocuğumuzun başarısı ve sağlığı açısından çok
önemlidir. Çocuğumuzun genel sağlığı hakkında öğretmenleri özellikle de sınıf
öğretmenini mutlaka ve doğru olarak bilgilendirmemiz gerekir.
