Duruşunuz bozuldu mu? Neler yapılmalı? Ergonominin önemi. İş yerindeki ergonomik olmayan koşullar, hatalı oturma ve çalışma alışkanlıkları ciddi sorunlara zemin oluşturabilir. Peki sizin iş yeriniz sağlığınıza uygun mu?
Masa başında saatlerce
çalıştığınızda, bilgisayarda ara vermeden uzun süre yazı yazdığınızda
yaşadığınız sağlık sorunlarını bir düşünün. Yanıtınızın baş, boyun, sırt ya da
bel ağrısı olma ihtimali oldukça yüksektir.
Gerçekten de boyun ağrısı, sırt ağrısı, bel ağrısı iş dünyasının değişik
sektörlerinde çalışan birçok insanın en fazla şikayet ettiği sağlık sorunları
arasında başı çekmektedir. Araştırmalar, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının
çalışan insanlar arasında fonksiyonel kısıtlılıklara yol açan en önemli etken
olduğunu göstermektedir. Amerikada yılda onikimilyon insanın bu nedenle doktora
başvurduğu belirtilmektedir. Son yıllarda yumuşak doku ve eklemlerin travmatik
bozukluklarında hızlı bir tırmanış görülmektedir. Bu sorunlar da daha çok üst
ekstremitelerde ve bel bölgesinde olmaktadır. Yumuşak doku travmaları ağrı,
hareket kısıtlanması, doku şişliği (ödem) ve travmanın şiddetine göre ciltte
renk değişikliğiyle ortaya çımaktadır .
Duruş bozukluğu
Hatalı oturma ve yazı yazma öncelikle duruş bozukluğuna zemin oluşturmaktadır.
Vücudun en az enerji sarf ederek maksimal düzeyde performans göstermesini
sağlayan duruş biçimine normal veya iyi postür adı verilir. Burada kas, tendon
ve eklemlere düşen yük minimaldir. Duruş bozuklukları bel, boyun, baş ve eklem
ağrılarının ortaya çıkmasına neden olur. Zamanında önlem alınmazsa, bulgular
kronikleşerek kalıcı ve ilerleyici seyir gösterir. Sonuçta sosyoekonomik yönden
ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.
Ergonominin önemi
Türkiyede iş yerlerindeki koşulların yetersizliği, kaçak ve sigortasız işçi
çalıştırılması ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilmektedir. İş
yaşamında yaşanan bu tip sağlık sorunlarında ergonomik koşulların ciddi bir rolü
vardır. Ergonomiyi, insanın davranışsal ve biyolojik özelliklerini inceleyerek
uygun yaşama ve çalışma ortamı yaratmayı amaçlayan bir bilim dalı olarak tarif
etmek yerinde olacaktır. Bireyin sahip olduğu kapasitenin talip olduğu işi
emniyetli bir şekilde yürütüp yürütemeyeceğini anlamak amacıyla ergonomik iş
analizi yapılmalıdır. Bu analizin çalışanların nasıl bir işe yerleştirilmesi
gerektiğini saptamada ve işe özgü travmatik yaralanmalardan korunmada büyük
önemi vardır. İş ve meslek analizi yaparken analiz yapan kişinin mesleğin
kompmentleri hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gerekir. Gereken
kompmentlerin sağlandığı 20 binden fazla iş için bir kaynak kitap mevcuttur. Bu
kaynakta fiziksel aktiviteler 5 katagoride düzenlenmiştir. Katogeri düzenlerken
aktivitenin ağırlığı ve tekrarı esas kriterler olarak alınmıştır. En iyi yöntem
işin gerektirdiği kapasitenin yerinde ve uygulamalı olarak belirlenmesidir.
Yalnız gözlemleme yetmez, ayrıca biyomekanik fizyolojik ve fiziksel analizler
birlikte yapılarak sonuca varılmalıdır.
Sakatlanma ve yaralanmalar
İş yaşamında ortaya çıkan sağlık sorunlarının en önemlilerinden biri de
sakatlanmalar ve yaralanmalardır. Bu tip problemlerde meslek sahibinin bilgi,
deneyim, dayanıklılığı yanında kullanılan araç ve gereçlerin tasarımlarının
hatalı olmaları da etkili olmaktadır. Ayrıca işçilerin değişik işlerde
çalıştırılmaları, çalışma ortamının aydınlatma, hvalandırma, ısıtma ve
temizliğinin yeterli olması kötü beslenme, gereğinden fazla çalıştırılma gibi
faktörler de yaralanma ve sakatlanmalara zemin oluşturabilmektedir.
Çalışanlara ait sakatlanmaları önlenebilmesi için dikkat edilmesi gereken bir
kısım faktörler vardır; Tekerlekli taşıyıcıların, kaldıraç sistemlerinin
bulundurulması, işçilerin ergonomik prensipler göz önüne alınarak eğitilmesi,
taşınacak veya kaldırılacak cisimlerin küçük parçalara ayrılarak ve belin dik
tutularak kaldırılması gibi faktörlere özen gösterilmesi gerekmektedir. Gelişmiş
ülkelerde işverenlere rehberlik yapan ergonomik kuruluşlar işçi sağlığına
yönelik çalışmalar yürütmektedir. Travmatik bozukluklara neden olabilecek
faktörleri ortadan kaldırmaya ve erken tanı ile ortaya çıkan sorunların
fonksiyonel kısıtlılığa yol açmalarını önlemeye yönelik çalışmalar
sürdürülmektedir.
Neler yapılmalı?
İş verimini artırmak ve yaşam düzeyini yükseltmek için iş verenlere ve
çalışanlara büyük sorumluluklar düşmektedir. İş yeri ortamındaki aydınlatma,
ısıtma, havalandırma ve temizleme gibi koşulların, verimi arttıracak biçimde
düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, işte kullanılan alet ve malzemelerin ergonomik
prensiplere göre yapımı büyük önem taşır. Örneğin elle tutulacak bölgelerin
kavranabilir büyüklükte olması, masa ve sandalyelerin postür bozukluğuna yol
açmayacak şekilde tasarımı, bilgisayar ekranının optimum seviyede olması,
işçilerin eldiven, gözlük gibi koruyucuları kullanması, tekrarlayıcı
vibrasyonlardan kaçınılması gibi... Bütün bunların yanında işçinin eğitilmesi,
birbiriyle olan dayanışmanın sağlanması, cesaretlendirilmesi, grup egzersizleri
ve sportif aktivitelere önem verilerek fiziksel dayanıklılığın arttırılması hem
kümülatif travmatik bozuklukların minimale indirilmesinde hem de iş veriminin
artmasında önemli rol oynayacaktır.
