Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Alpan, anne-baba-çocuk iletişiminde ödül ve cezanın çok önemli olduğunu belirterek, "Çocuk hem ödülü hem cezayı niçin aldığını bilmelidir. Bildiği zaman ödül ve ceza mekanizması etkili bir şekilde uygulanabilir" dedi.
Yrd. Doç. Dr. Alpan,
ödülün istenilen bir davranışı ortaya çıkarma olasılığını arttırdığını, cezanın
ise istenmeyen davranışın ortamdan çekilmesini sağladığını belirterek,
ebeveynlerin ödül ve ceza mekanizmasının uygulanmasını kesinlikle iyi bilmeleri
gerektiğini söyledi.
Anne, baba ve çocuk arasındaki iletişimi yönlendiren temel noktanın çocuğa ne
zaman ödül ne zaman da ceza verilmesi gerektiğinin bilinmesi olduğunu ifade eden
Alpan, "Çocuk çok küçük yaşlardan itibaren olumlu bir hareket yaptığı zaman
ödüllendirilmelidir. Çocukla iletişimde ödül mekanizmasını kullanırken, ödülün
miktarını, yerini ve zamanını iyi ayarlamak gerekmektedir" diye konuştu.
Manevi ödülün maddi ödül kadar hatta ondan daha fazla etkili olduğunu dile
getiren Alpan, şöyle dedi: "Sürekli maddi ödüller kullanılırsa bunun önemli bir
mahsuru ortaya çıkabilecektir. Örneğin çocuk her olumlu davranışından sonra
maddi bir ödülle ödüllendirilirse, zamanla yalnızca ödüle ulaşmak için
çalışacaktır. Ödül verilmediği zaman ise istenilen davranışı yapmayacaktır. Bu
yüzden zaman zaman maddi ödülün yanında, yaptığı işin kendi sorumluluğu olduğu
anlatılmalı ve çocuğa sorumluluklarının yerine getirilmesi gerektiği
vurgulanmalıdır." Ödülün anne-babanın verebilecekleri miktarı aşacak derecede
abartılmaması gerektiğini de kaydeden Alpan, "Eğer yapacağı herhangi bir
davranışın sonucunda çocuğa bir ödül vaat edilmişse bu kesinlikle yerine
getirilmelidir. Yerine getirilemeyecek kadar büyüklükte vaat edilen bir ödül
verilmediği zaman çocukta ebeveynlerine karşı güvensizlik duygusu
geliştirecektir" diye konuştu.
Çocuğun her davranışının ödüllendirilmemesi gerektiğini kaydeden Alpan, "Eğer
çocuk her istediğini farklı yollarla elde etmeyi öğrenirse isteklerinin sonu
gelmeyecektir. Bu yüzden çok küçük yaşlardan itibaren çocuklar, elde
edemeyecekleri şeylerin de olduğunu öğrenmeleri gerekmektedir" dedi.
"VERDİĞİNİZ ÖDÜL VE CEZANIN NEDENİNİ AÇIKLAYIN"
Cezanın da aynı ödülde olduğu gibi yeri, zamanı ve miktarı iyi belirlenerek
kullanılması gerektiğini vurgulayan Alpan, "Psikolojide kesinlikle fiziksel
cezaya yer yoktur. Ceza genel olarak mahrum bırakma şeklinde verilmelidir.
Örneğin, 'dersini çalışmazsan televizyon izlemene izin vermem', 'odanı
toplamazsan arkadaşlarınla oynamaya gidemezsin' gibi" diye konuştu.
Ödülde olduğu gibi yapılamayacak cezanın da verilmemesini ve cezanın nedeninin
de mutlaka çocuğa açıklanmasını isteyen Alpan, şunları kaydetti: "Yani cezada ve
ödülde mutlaka bir geri bildirim olması gerekiyor. Çocuk hem ödülü hem cezayı
niçin aldığını bilmelidir. Bildiği zaman ödül ve ceza mekanizması etkili bir
şekilde uygulanabilir. Sürekli olarak açıklayıcı olmalı. Yani sana ben şu cezayı
veya ödülü veriyorum. Çünkü sen şu davranışta bulundun ve bunu hak ettin gibi."
