Böbrek taşı
Böbrek taşları erkeklerde daha sık görülüyor. 20-40 yaş arasında daha sık görülen böbrek taşından korunmanın ilk koşulu günde 2,5 litre su içmek; kahve, çay ve kola tüketimini sınırlamak.
Acıbadem Hastanesi
Kadıköy Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bora Özveren böbrek taşı oluşumuyla ilgili
şunları söylüyor:
Kalsiyum, oksalat, veya ürik asit gibi maddeler idrar içerisinde normalde
beklenenden daha yüksek yoğunlukta bulunursa böbrek taşı oluşur. Bu maddeler
kristaller halinde böbrekte çökelebilir ve zaman içerisinde büyüyerek böbrek
taşını meydana getirir. Taşlar yer değiştirerek veya idrar kanallarından aşağıya
doğru hareket ederek vücuttan atılabilir. Ancak idrar kanalının herhangi bir
düzeyinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle korkulan,
şiddetli tipik böbrek ağrısına yol açar.
RİSK FAKTÖRLERİ
Bazı hastalıklar ve alışkanlıklar bir kişide böbrek taşı oluşum riskini
tetikliyor. Özellikle yaşamında daha önce kalsiyum taşı olan bir hastanın tekrar
taş hastalığına sahip olma riski çok daha yüksek. Öyle ki geçmişte taş hastalığı
olan hastalarda ikinci kez taş oluşma olasılığı bir yıl içerisinde %15 iken 10
yıl içerisinde % 80lere çıkıyor. Dr. Özveren risk faktörleri konusunda şunları
söylüyor:
Bazı hastalıklar kişinin taş hastalığı riskini arttırır. Gut hastalarında ve
idrarında yüksek ürik asit bulunanlarda da böbrek taşı riski fazladır. Ayrıca
kristallerin oluşumuna yol açan bazı ilaçlar taş hastalığı riskini artırır. Sık
veya sürekli ishal durumunda, ya da sıvı kaybı sonucu yoğun, asidik idrar
çıkaran kişilerde böbrek taşı gelişebilir.
BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZA DİKKAT EDİN
Taş oluşumunda beslenme alışkanlıklarının de rolü büyük. Beslenme düzenine
dikkat ederek büyük ölçüde taş oluşumunu önlemek mümkün. Dr. Özveren dikkat
edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor:
Başlıca su olmak kaydıyla bol miktarda (günde 2,5 litre) sıvı alın.
Kola, gazoz gibi asitli içecekleri haftada 1 litreden fazla tüketmeyin.
Çay tüketimi azaltın.
Greyfurt suyu ve elma suyunun taş hastalığı riskini arttırabilir. Öte yandan saf
limon suyu koruyucudur.
Süt ve süt ürünlerinin hiç tüketilmemesi taş oluşum riskini arttırır.
Kalsiyumdan yoksun diyetler uygulanmamalıdır. Süt, yoğurt, peynir gibi besinler
makul ölçülerde tüketilmelidir.
Bol lifli besinleri tercih edin.
Yüksek oksalat içeren pancar, soya, kara çay, çikolata, kakao, kuru incir,
karabiber, fındık, maydanoz, haşhaş tohumu, ıspanak, çilek, böğürtlen vs
besinleri aşırı tüketmeyin.
Taş hastalığınız varsa bira ve diğer alkollü içecekler, ançuez, sardalya,
sakatat, kuru bakliyat, mantar, ıspanak, kuşkonmaz, karnıbahar ve et tüketimini
kısıtlayın.
Tuz kullanımını azaltın.
BELİRTİLERİ
Taş hastalığında görülen ağrı en sık rastlanan belirti. Böbrek ağrısının şiddeti
değişiyor. Bazı kişilerde belli belirsiz bir sızlama şeklinde görülürken
bazılarında son derece şiddetli, kıvrandırıcı ve hastaneye yatmayı gerektirecek
yoğunluğa kadar ulaşabiliyor. Dr. Özveren ağrının şiddeti konusunda şunları
söylüyor:
Ağrı atakları taşın üreter içerisindeki hareketi ve buna bağlı spazmlara
bağlıdır. Şiddetli ağrı atakları genellikle 20 - 60 dakika arasında sürebilir.
Böbrek ağrısı, taşın bulunduğu vücut tarafında olur. Ağrının yeri taşın yerine
ve hareketine göre değişebilir. Böbrekte veya üst üreterdeki taş, kaburga ile
kalça arasında yan (böğür) ağrısına sebebiyet verir. Alt üreterde ve mesaneye
yakın taşlar karın alt kısmında veya cinsel organa doğru yayılan ağrıya yol
açar.
Böbrek taşı hastalığında tek belirti ağrı değil. İdrarda kanama, bulantı, kusma,
idrar yaparken acı-yanma, ve idrar sıkışıklığı hissi de hastalarda görülüyor.
İlginç olarak belirti vermeyen böbrek taşlarına da rastlanıyor. Bu taşlar ancak
kontrol sırasında ya da başka amaçla çekilmiş filmlerde tesadüfen saptanıyor.
TANI YÖNTEMLERİ
Böbrek taşı tanısı için hastalık belirtilerinin yanında, laboratuar tahlilleri
ve radyolojik tetkiklerden yararlanılıyor. Dr. Bora Özveren tanı için kullanılan
yöntemleri şöyle sıralıyor:
Direkt Röntgen Filmi
Taşların çoğu standart, yatarak çekilen röntgen filminde görülüyor. Ancak
bazıları, örneğin ürik asit taşları ve ufak taşlar saptanamıyor.
İntravenöz Piyelogram (IVP)
İlaçlı böbrek filmi olarak da bilinen IVPde röntgen ışını altında görülebilen
bir boya maddesi damar içine veriliyor. Bu boya böbrekten süzülerek idrar
kanallarına atılıyor. Boya böbrekler ve kanallardan geçtiği esnada çekilen
filmlerde tüm idrar yolu ve taşları görüntülemek mümkün.
Bilgisayarlı Tomografi (BT)
Özel bir tomografi incelemesi olan kontrastsız helikal BT, yani damardan ilaç
verilmeden çok kısa bir süre içerisinde yapılabilen yöntem ile tüm böbrek
taşları saptanıyor. BT, idrar yollarındaki her boyut ve tipteki taşları
saptamada ve idrar yolu tıkanıklığını göstermede en hassas yöntem olarak
günümüzde altın standart olarak kabul ediliyor.
Ultrasonografi
Özellikle hamileler gibi radyasyondan uzak durması gereken hastalarda
ultrasonografi tercih ediliyor.
TEDAVİSİ
Taş hastalığının başlangıç ve acil (akut) safhasında tüm hastalar için benzer
tedavi uygulanıyor. Başlangıç safhada hastalara, taşın kendiliğinden düşmesi
beklenirken, sadece ağrı kesiciler ve su içmesi öneriliyor. Ağrı kesici ve sıvı
tedavisini ağız yoluyla alabilen hastalar evine gönderilerek ayaktan takip
ediliyor. Ancak ağrı çok şiddetliyse ve hasta su içemiyorsa hastaneye
yatırılması gerekebiliyor. Taşın düşürülemediği durumlarda ise girişimsel tedavi
yöntemleri tercih ediliyor.
Halk arasında en çok bilinen yöntem olan taş kırma konusunda Dr. Özveren şunları
söylüyor:
Taş kırma, girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda
uygulanabilen başlıca yöntem. Özellikle böbrek içinde ve üreterin üst tarafında
yer alan taşlar için iyi bir tedavi şekli olarak kabul ediliyor. Buna karşın 2
cmden büyük, sert, veya böbreği tümüyle dolduran taşlarda uygun bir yöntem
değil. Bu yöntemde direkt olarak taşa yönlendirilen yüksek enerjili şok dalgası,
cilt ve iç organlara zarar vermeden ilerleyerek taş yüzeyinde kırılma etkisi
yapıyor. Bu şok dalga enerjisi ile taşlar küçük parçalara kırılarak idrar
yolundan kolaylıkla atılması sağlanıyor. Çok büyük taşlar içinse perkütan böbrek
taşı çıkarılması yöntemi kullanılıyor. Bu metotta çok büyük veya komplike
taşlar, ya da taş kırma tedavisine dirençli taşlar ciltten böbrek içerisine
yerleştirilen bir tüp yoluyla çıkartılıyor.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bora Özveren, üreteroskopi
adlı operasyondan da söz ederek şöyle diyor:
Üreteroskopi ile üreterin alt ve orta kısmında tıkanıklığa yol açan taşların
çıkarılmasında kullanılıyor. Üreteroskopik girişimde, çok ince bir teleskopik
alet ile idrar borusundan ve mesaneden geçilerek üreterin içerisine giriliyor.
Bu ince ve esnek endoskop ile üreter içerisinde ilerleyerek tıkanıklığa yol açan
taşa ulaşılarak taş çıkartılıyor.
İlk taş olayından bir yıl sonra hastalar ultrason ve direkt film ile kontrol
ediliyor. Bu dönemde yeniden taş hastalığı yaşamamak için hastaların özellikle
sıvı alımına dikkat etmesi gerekiyor.