İMAN VE SAĞLIK
Hastalıklarla mücadelede tıbbın ve modern tedavi yöntemlerinin gücü tartışılmaz olsa da, her gün daha fazla sayıda hekim inancın iyileşme sürecinde büyük öneme sahip olduğunu kabul ediyor. Birçok uzmana göre, hasta hekim ilişkisi gözden geçirilmeli
Alman Nişantaşı Kliniği Medikal
Direktörü Yard. Doç. Dr. Metin Okucu din ve hastalıklarla ilgili dünyada yapılan
çalışmaları anlattı:
Doktorlar dua reçete etmeliler mi?
Öğretilenlere ve bilip gördüklerinize bakarsanız "kesinlikle hayır"
diyebilirsiniz. Ama tıbbi ve bilimsel araştırmalar hiç de öyle göstermiyor. Bu
konu hakkında her gün bilim dünyasına birçok yeni araştırma sunuluyor.
Amerikalıların yarısının, doktorlarının onlarla birlikte dua etmesini
istediklerini ve yarıya yakınının doktorları ile dini konuları tartışmak
istediklerini söylersem, biz Türk ve Müslüman hekimlerin hastalarımız ile yeni
ilişkiler içine girmemizin, tıp fakültelerinin yeni ders konuları koymasının
zamanıdır belki de.
ARAŞTIRMA SONUÇLARI
Amerika'da, düzenli olarak kiliseye gidenlerin gitmeyenlerden daha uzun yaşadığı
ortaya çıkmıştır. Aynı araştırmada bunun diğer dinler için de geçerli olacağı
eklenmiştir. Beyin tomografileri ile alınan görüntülerde meditasyonun (dua etmek
ile eşdeğerdir) beyin faaliyetlerini değiştirdiği, vücudun direncini arttırdığı
görülmüştür. Başka çalışmalar da kalp hızını tansiyonu düşürebildiğini ortaya
çıkarmıştır.
Affedici olmak bile sağlığa iyi gelmektedir. Daha iyi bir ruh hali ve daha
depresyon sağlar.
En ilginç sonuçlar hastayı tanımayan kişilerin, başka yerleşim yerlerinde hasta
kişi için onun haberi olmadan dua etmeleri ile ortaya çıkmıştır.
Lösemili çocuklar ile yapılan bir çalışmada, başkalarının uzaktan hasta çocuk
için dua etmeleri sonucunda daha sonuçlar elde edilmiştir.
Koroner yoğun bakım hastaları ile ilgili bir deneyde de yine uzaktan dua
sonucunda daha olumlu etkiler izlenmiştir.
2005 yılında yayınlanan en kapsamlı ve ciddi çalışmada ise şu
sonuçlar ortaya çıkmıştır. Araştırmaya 700 anjiyo ve balon hastası dahil
edilmiştir. Müslüman, Hıristiyan, Yahudi ve Budistlerden oluşan gruplardan,
hastalar için başka şehirlerde bir ay süre ile dua etmeleri istenmiştir.
Hastalar ve doktorlarının bu durumdan haberleri olmamıştır. Hastalar 6 ay süre
ile takip edilmişler ve sonunda durumları rapor edilmiştir. Yoğun dualar ile
birlikte rahatlatıcı müzik, dokunma ve resim tedavisi alan grupta daha az
ölümlere rastlanmıştır. Ama bu çalışmanın istatistik gücü halen
tartışılmaktadır.
2800 kadar yaşlı kadın arasında yapılan bir çalışmada da dini inaçları yoğun
olanların ileride bir başkasına daha az bağımlı kalabildikleri ve daha az sayıda
ciddi sağlık sorunları yaşadıkları görülmüştür.
Yapılan bir başka araştırmada, daha dindar olanlarda dini bayramlar öncesi ve
sonrasındaki aylarda daha az ölümle karşılaşılmıştır.
500 kadar erkek ve kadının araştırmasında kendilerini dindar olarak
tanımlayanların, sigara kolesterol gibi faktörler ayıklandıktan sonra dahi daha
az kalp hastalığına yakalandıkları bulunmuştur.
Tanrıya inanan veya dini görevlerini sık sık yerine getirenlerin tansiyonlarının
daha iyi olduğu görülmüştür.
Tıbbın gücü yadsınmamalı
Dikkat edilmesi gereken noktalar neler?
Aşırı dindarlık, sadece Tanrının sağlık ile ilgili tek karar verici ve
iyileştirici olduğu inancı, tedaviye dirence neden olabilir. Buna dikkat
edilmelidir.
