Zayıflamada yanlış yöntemler
Denizli Devlet Hastanesi (DDH) Beslenme Uzmanı Hasan Yıldız, rantı oldukça yüksek olan zayıflama sektörünün, kişileri, yanlış beslenme ve hayat tarzına sürüklediğini söyledi.
Rantı oldukça yüksek olan
zayıflama sektörlerinin her geçen gün yeni bir zayıflama ve diyet ürettiklerini,
bunların da yalnızca maddi çıkarlı olduğunu savunan Denizli Devlet Hastanesi
Beslenme Uzmanı Yıldız, "Bu pazardan pay kapma savaşı içindeki kurumlar,
bilimsel bir dayanağı olmayan birçok yöntemi kullanmaktan çekinmemektedir. Bu da
bireyleri ve dolayısıyla toplumu etkileyerek kişileri yanlış beslenme ve yanlış
hayat tarzına sürüklemektedir. Dikkat edildiğinde, bu tür işletmelerin genelde
parayı devamlı gelen müşterilerinden kazandıkları görülür. Bunun sebebi kısa
sürede çok düşük kalorili diyetlerle kilo vermeleri ve sonuca ulaştıktan sonra
bu kiloyu koruyamamalarıdır" dedi.
Bu tür diyetlerin insan sağlığına etkilerini fırlatılan bir bumerangın
yakalayamayıp başa çarpması gibi değerlendiren Yıldız, "Bu tür beslenme programı
uygulandığında vücut, metabolizmayı inanılmaz bir şekilde azaltarak korumaya
geçer ve yaşam çok az gıdayla sürdürülmeye programlanır. Her insanın sahip
olduğu bir bazal metabolizma hızı ve aktif enerjisi vardır. Bazal metabolizma
hızı, 24 saat boyunca bir insanın istirahat halindeyken harcadığı ve sadece
organların yaşamsal fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri için
gerekli enerji miktarıdır. Bu hızı etkileyen etmenler yaş, boy, cinsiyet,
aktivite ve beslenme öyküsüdür. Aktif enerji ise günlük tempoyla harcanan enerji
miktarıdır. Ve bu diyetler adıyla pazarlanan diyetlerin hepsi bazal metabolizma
hızından çok daha düşük kalorili diyetlerdir. Bu nedenle insanlara iki haftada
5-8 kilo gibi uçuk rakamlar telaffuz etmektedirler" şeklinde açıklamalarda
bulundu.
Beslenme Uzmanı Yıldız, yanlış diyet uygulaması nedeniyle daha sonra birçok
sorunlarla karşılaşıldığını söyleyerek, "Kilo kaybının sonrasında ise bazal
metabolizma hızının altında bir kaloriyle diyet yapıldığında da, vücutta kıtlık
metabolizması dediğimiz bir metabolizma çatışmaya başlar. Siz hızla kilo
verirken vücut kıtlık var, yağ depola emri alır. Vücut aldığı enerjiyi yağdan
gelenini ve karbonhidratlardan gelenini depolayarak proteini enerji olarak
kullanmaya başlar ve vücut siz farkında olmadan yağlanmaya başlar. Ve proteinler
enerji olarak kullanıldığı için, vücut kas ve su kaybettiği için siz kilo
verdiğinizi zannedersiniz. Sadece bunu da yapmaz ve ileride yine aynı durumla
karşılaşırım diyerek çoğu zaman daha fazla kilo almaya vücudu programlar" dedi.
Kilo vermede önemli olanın yaşama hareket katılması olduğunu kaydeden Yıldız,
"Özellikle teknolojik gelişmelere paralel olarak artan obeziteye karşı ufak ama
yararlı alışkanlıklar edinilebilir. Kısa mesafelerde araba kullanılmaması,
asansör yerine merdiven tercih edilmesi gibi. Egzersizle kastedilen aerobik
tarzda egzersiz olup, bu egzersizler vücuda oksijen kazandırır. Bu egzersizlerin
özelliği, belli bir sürede belli bir program dahilinde sadece nabız artışını
hafifçe yükselten egzersizlerdir" diye konuştu.
İyi ve sağlıklı bir diyet programının asla açlık hissi uyandırmadığını ve
sağlıklı bir şekilde haftada 1 kilogram verilebileceğini belirten Yıldız, "Bu
tür beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmek gerekmektedir. Ve şu da bir gerçek ki
devamlı bu tür diyetleri uygulayıp kilo alıp, veren insanlar eğer bu diyetleri
uygulamasalardı bugün daha az kilolu olurlardı. Bu nedenle kilo vermek isteyen
kişiler öncelikle sağlık kontrollerini yaptırdıktan sonra bir diyetisyene
başvurmalı ve kendilerine özgü diyet programlarını almaları gerekmektedir" dedi.
mynet
