Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokusu iştahı azaltıyor

Almanya'da yapılan bir araştırmada, yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, daha hızlı kilo verdiği saptanmış. Ayurveda Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Ender Saraç da bu sonucu onaylıyor ve ekliyor: Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilir, açlık hissinizi bastırabilirsiniz

 

Dr. Ender Saraç, kilolu insanların vücut tiplerine göre beslenerek zayıflamaları gerektiğini söylüyor. Bu konuda "Sağlıklı Zayıflamanın Sırları" adlı bir de kitap yazan Dr. Saraç, bilinçsiz diyet uygulamalarının zararına dikkat çekiyor.


* Kalori hesabına dayalı, kısa süreli, klasik diyetlerin handikapları neler? Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygun sağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık. çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.

SALATA YİYEN DE ŞİŞMANLAR
* Siz hastalarınıza kilo verdirmek için beden tiplerinden yola çıkıyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız? Standart diyetleri doğru bulmuyorum ben. Uzmanlık alanım olan Ayurvedaya göre, belli beden tipleri var. Mesela birçok insan "Ender bey, bütün günü aç geçiriyorum, sadece salata yiyorum, bir türlü zayıflayamıyorum" diye geliyor bana. Yediklerine ve vücut tipine bir bakıyorsunuz; aslında tere, roka gibi yeşil salataları hiç yememesi gerekiyor. Yani aç kalıyor ama vücut tipine uygun olan gıdaları yemediği için zayıflayamıyor. Halbuki, doğru bir sisteme geçtiğinizde, tıkır tıkır, sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve sağlığına kavuşmaya başlıyor.

* Sizce zayıflama konusunda yaptığımız en önemli yanlış hangisi? Zayıflama işi biraz disiplin ister. Türk toplumundaki en büyük problem ise, disiplin eksikliği. Diyetleri nisan mayıs aylarında, iki aylık bir heves şeklinde yapıyoruz. Ondan sonra uzun kollu, kat kat giyilmeye başlandığı anda, olayı rafa kaldırıyoruz. Ve sonra tekrar dengemiz bozuluyor. Doğru yaşam biçimini edinmez veya doğru beslenme felsefesini benimsemezseniz, en iyi diyetisyenlere, en iyi doktorlara, merkezlere bile gelinse, bir yere kadar işe yarar. Şunu kabul etmek gerek: İki ay çok yoğun diyet yapıp, bıkıp, yorgun düşmek yerine, yılın 12 ayına daha az kurallı, doğru, boğucu olmayan bir yaşam biçimi ve doğru beslenme felsefesi şeklinde yaymak daha sağlıklı.

* Sadece bilinçli beslenme yeterli mi? Bilinçli beslenme işin en önemli ayağıdır. Fakat sadece doğru beslenmeyle olmaz; mutlaka düzenli egzersiz de gerekir. Şok diyetler, açlık rejimleri, zamana karşı yarışan diyetler, tek gıda rejimleri, 10 gün lahana çorbası, karpuz diyeti, karbonhidrat diyeti, sadece protein diyeti, bütün bunlar yanlış. Dengeli beslenilmeli. Ama sadece bilinçli diyetle de olmaz, düzenli egzersiz, yürüyüş yapılmalı. Haftada üç- dört gün, bir buçuk saat civarında orta sporlar; mesela tempolu yürüyüş, hafif koşu, fitness, aerobik, yüzme, neden zevk alınıyorsa, o spor yapılmalı.

* Spor yapılan saatin herhangi bir önemi var mı? Evet, var. Ayurvedaya göre, sabah 6 ile 10 ya da 18.00 ile 22.00 saatleri arasında daha çok yağ yakıyoruz. çünkü bunlar Ayurveda'ya göre vücudun 'kapha' saatleri, yani daha çok biriktirme, yağlanma saatleri. Bu saatlerde metabolizmayı ısıttığınızda daha iyi sonuç alınıyor. Egzersizden bıkmamaya çalışın. çılgınca egzersiz yapmayın, sporu zamana yayın. çok ağır egzersiz ve çok ağır spor yanlış. çünkü vücudu hem çok aç olmak savunmaya sokar, hem de aşırı ağır egzersizler savunmaya sokar. çünkü vücut bunları bir tehdit olarak ele alır. Bu nedenle, mutlaka düzenli yapılan egzersizlere ağırlık vermek lazım.

* Sizce zayıflamanın en önemli kriteri nedir? En önemli şey, bu fikre hazır ve zayıflamaya kararlı olmak. Bana zayıflamaya gelenlere, ilk önce şunu soruyorum: "Hazır mısınız, kararlı mısınız?" Eğer gerçekten hazırsanız ve kararlıysanız bu işe başlayın. Şişmanlıkta şöyle bir şey saptıyorum: İnsanın sinir sistemine bir virüs bulaşmış gibi oluyor, bilgisayar virüsü gibi... Bu virüs sizin kilo vermeniz için gerekli olan doğru davranış, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızı olumsuz etkiliyor. "Boş ver şimdi yürüme, sonra yürürsün", "Bu çikolatalı kek çok güzel; bir dilim daha ye" gibi uyaranları gönderiyor adeta. Onun için ilk başta bu virüsleri silmek lazım.
* Zayıflamaya karar verenlere destek olacak, cesaretlerini artıracak destek yöntemler de var mı? Evet, bitki çayları, doğal ve bitkisel zayıflama preparatları...

ZENCEFİL YAĞ YAKIYOR
* Doğal bitki özlü çayların hepsi zayıflama sürecinde tüketilebilir mi? Piyasada tanınmış firmaların hazırladıkları form çaylarının formülleri güzel. Günde iki-üç fincan içilebilir. Birkaç hafta içip, ondan sonra ara vermek gerekir. Bunun dışında, mesela gazımız varsa rezene çayı, iştahımız çok fazlaysa ıhlamur çayı, sindirimimiz zayıfsa zencefil çayı, hormon krizlerinden dolayı daha çok yiyorsak adaçayı, metabolizmayı canlandırmak için yeşil çay, bağırsakları çalıştırmak için sinameki çayı, şekerimiz çok yüksekse kekik çayı gibi bitkisel çayları tüketebiliriz.

* Diyetlerde baharatların yeri nedir? Baharatlar çok önemli. Mesela zencefil yağları yakar, zerdeçal karaciğerden toksin attırır, biberiye iyi bir antioksidandır, kekik şekeri düşürür, sarmısak zayıflamaya yardımcı olur. Bir de özel ayurveda tabletleri var. Bunlar, zayıflamaya yardımcı, yan etki oranı son derece düşük olan, güvenilir doğal preparatlar. Bu tabletler de metabolizmayı canlandırıyor, aynı zamanda kişinin incelmesine ve iştahının azalmasına katkıda bulunuyor.

* Kişi zayıflamak istiyor, öğün saati değil ama çok acıktı. Açlığını bastırmak için yapabileceği bir şey var mı? İştahı azaltan ve zayıflamaya yardımcı bir ipucu şudur: Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilirsiniz.

* Bu karışım tokluk hissi mi yaratıyor? İştah merkezini sakinleştiriyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, (bunların aromatik yağları da olabilir) daha hızlı kilo verdiği saptanmış.

* 'Korkmadan yiyin, kilo aldırmaz' diyebileceğiniz besinler var mı? Siz nasıl besleniyorsunuz? Ben çok rahat beslenen bir insanım ve formdayım. Hiç içki içmiyorum, beyaz un ve beyaz şekeri yok denecek kadar az kullanıyorum. Tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yiyorum. Kepek ekmeği de faydalı. Fakat sürekli kepekli ürünleri tüketirseniz, demir emilimini olumsuz etkileyeceği için uzun vadede kansızlık yapabilir. Yeşil yapraklı sebzeleri bolca yiyin, ara öğünde meyveler yiyin. Haftada iki kez bitter çikolata veya sütlü tatlı, meyveli turta, meyveli dondurma yiyebilirsiniz. Sabahları şekeri, çikolatası, balı olmayan müslileri light sütle beraber yiyin. Buna biraz da keten tohumu eklerseniz, hem bağırsakları çalıştırır, hem de tok tutar. Aynı öğünde hayvansal ürünleri ve karbonhidratları bir arada almayın. Mesela biz etin yanında ekmek, pilav, makarna istiyoruz, bu çok yanlış. Bir öğünde ana besin değerlerinizi ya proteinden alın ya da sadece karbonhidrattan...

* Zayıflamak isteyenlerin akşam mönüsünün çok hafif olması gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Ama bu kişiler gece yemelerinin önüne nasıl geçebilir? Ben hastalarımın gözlerine, beden diline ve bazı sorulara verdiği cevaplara çok dikkat ediyorum. çünkü gizli depresyon çok yaygın. Kişiler güçlü olmak mecburiyetinde kalıp, yoğun sevgi ve şefkat eksiği ile ihtiyaçlarını dışarı vuramıyor. En kolay tatmin olarak da, özellikle gece yalnız başlarına kaldıklarında çikolata, kek, hamur işleri, börek gibi karbonhidrat ve şeker ağırlıklı gıdalara yöneliyorlar. çünkü akşam kendi kendinize kaldığınızda, bilinçaltında yoğun bir stresin sonucu gizli depresyon gelişiyor. O zaman en kolay rahatlama yöntemi, ağız tatları. Hatta, en çok kiloyu da bu hatalı yenen ara öğünler aldırıyor. "Ben bir şey yemedim ki" diyor hasta. Oysa, farkında değil, kalkıp uykuda bile iki gofret, çikolata yiyenler var. Yatmadan önce abur cubur atıştıranlar var. Sonra da "Bir şey yemedim ki" diyor. Doğru, gündüz yemedi ama keşke gündüz yese... Gündüz yedikleri, akşam gereksiz şeker düşmesine mani olup, abur cubur yemesini engelleyecek. Ama bunu yapamıyor, çünkü gündüz uyanık, kontrol kısmen kendisinde. Akşamları ise, bütün günün stresi çıkıyor, yoğun sevgi ve şefkat ihtiyacı var... Onu okşayacak yoksa, sevdiği aşık olduğu yoksa, sevgisi şefkati yoksa, oral tatmine, yani ağız tatminine başvuruyor.


* Peki, bu durumda ne yapmak gerekiyor? Böyle durumlarda ben doğal, yan etkisiz bitkisel rahatlatıcılar, özel ayurveda tabletleri, bitkisel antidepresanlar gibi preparatlar veriyorum, çok da işe yarıyorlar. Ama bunlar kesinlikle uzman bir hekim kontrolünde kullanılmalı. Gidilen yerlerde size bir reçete yazılıyorsa, reçete yazma yetkisi kanunen doktorlarda, buna dikkat edilmeli.

* Hayatından tatlıyı çıkaramayanlar için tüyolarınız var mı? Bence hayatından tatlıyı çıkarmak kadar yanlış bir şey yok. Beyaz un ve beyaz şeker mümkün olduğu kadar uzakta tutulmalı, tüketilmemeli. Ama bazen bir çikolatalı sufleyi veya Gaziantep'ten gelen bol fıstıklı bir baklavayı, özel bir tatlıyı ben de yiyorum. Yiyorum ama hiç kilo almıyorum. çünkü formülünü bileceksiniz. Tatlıyı tok karnına yemeyeceksiniz. çünkü beyaz un ve beyaz şeker çok hızlı emildiği için hızlı bir şekilde kan şekerini yükseltip, fırlatıyor. Kan şekeri fırlayınca insülin pankreastan hızlı ve bol miktarda pompalanmak zorunda kalıyor. Ağır, fazla tatlı, unlu yediğiniz bir yemekten iki buçuk-üç saat sonra hızla kan şekeri düşüyor. O zaman da kısır döngüye giriyor, tekrar acıkıyorsunuz. üstelik vücudunuza fazla insülin salgılattığınız zaman hızlı ve çok yaşlanabiliyorsunuz. Yağsız sütle yapılmış, hafif sütlü tatlılar, bol meyveli, çok az hamurlu turtalar, pastalar, kompostolar, kuru incir, üzüm, kayısıyla aromalandırılmış birtakım tatlılar, meyve salatası, bu tarz doğal tatları tercih etmeye çalışın. Tok karnına tatlı yemeyin. çünkü yemekle birlikte kan şekeri (insülin) zaten yükseliyor, bir de üstüne tatlı yendiğinde iyice fırlıyor. Aşırı insülin ise vücutta yağlanma yapıyor. üstelik daha çabuk acıkıyor, böyle bir kısırdöngüye giriyorsunuz. Tatlılar ara öğünde, tek başına tüketilmeli.


* Spordan sonra tatlıya daha çok ihtiyaç var sanırım. Bu dönemde neler yenebilir? Spor yaptıysak şekerli bir şey almamak yanlış. O zaman kan şekeri çok düşüyor, sürekli bir yorgunluk, mutsuzluk hali doğuyor. Bunu önlemek için meyve, meyve suları ve bitter (sütsüz) çikolata da yenebilir. İri bir parça bitter çikolatayı ağzınıza alıp emerek yediniz mi, gayet iyi olabilir. Kuru kayısı da diyetlerde büyük problem olan bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Dut kurusu çok iyi bir tatlıdır. Dutun şekeri karaciğer için çok faydalıdır.

 

Sabah

 


 

Copyright © 2017 ·All Rights Reserved · Thehealthnews.org

İnfo.