Uyku kalitesi sağlığınızın göstergesi
(4-Nisan) Psikiyatrik hastalıklar, ilaç kullanımı, sigara, çay ve kahve tüketimi gibi nedenlere bağlı olarak uyku sorunları görülebiliyor.
Uyku problemi yaşayanların yüzde 10-20’sinde kronikleşme ortaya çıkıyor.
Uyku bozukluğunun temelinde yatan nedenler basitten başlayarak çok daha
komplike olanlara kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Çözümlenemeyen
gündelik yaşam sorunları, psikiyatrik bozukluklar, yaşlılık ve kullanılan
ilaçlar uykusuzlukta etkili oluyor.
(Yaşadığımız yüzyılın temposundan çoğumuzun “uyku
hijyeni” etkileniyor. Uyku bozukluğunu birçok kişi az uyumak, ya da
uyuyamamak diye nitelendirse de çok fazla uyumak da bir sorun olarak kabul
ediliyor.)
UYKU
BOZUKLUĞU
“Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmayla ilişkili durumlara bağlı
olarak uykunun dinlendirici ve sağlıklı olamamasına, bunun sonucunda
gündüz uyanıklık zamanının sağlıksız geçirilmesine neden olan tüm
rahatsızlıklara uyku bozukluğu diyebiliriz. Amerikan Uyku Bozuklukları
Birliği’nin 1997 yılında yaptığı sınıflandırmaya göre 88 çeşit uyku
bozukluğu olduğu biliniyor. Bunları birkaç büyük grupta toplarsak tüm uyku
bozukluklarını uykusuzluk, uyku süresinin uzaması, gündüz uyuklama ve
uykuda ortaya çıkan anormal durumlar olarak özetleyebiliriz.”
UYKUSUZLUK
TİPLERİ
Uykusuzluk; uykuya dalamama, uykunun bölünmesi ya da erken uyanma
biçiminde ortaya çıkabiliyor. Uykusuzluğun bir belirti olduğuna işaret
eden Dr. Nalan Ertaş, “Uykusuzluk; psikiyatrik, tıbbi hastalıklar ya da
spesifik uyku bozukluklarıyla birlikte görülse de çoğunlukla psikiyatrik
ve psikofizyolojik kökenlidir” diyor ve devam ediyor:
“Uyku süresinin uzaması, sabah kolaylıkla uyanamama ve gündüzleri uyuklama
durumudur. Bu hastalar, uygun olmayan ortam ve koşullarda, örneğin araç
kullanırken, okulda, işyerinde, sosyal etkinliklerde uyuyakalırlar. Daha
uzun süre uyumakla bu yakınmaları düzelmez; sabah yorgun uyanırlar, bir
konuya yoğunlaşmakta ve dikkatlerini sürdürmekte zorluk çekerler. Sebepler
arasında uyku apneleri, narkolepsi, birçok psikiyatrik, medikal ve
nörolojik hastalık, ilaç ya da alkolün kötüye kullanımı sayılabilir.
Uykuda ortaya çıkan anormal durumlar arasında, uykuda yürüme, konuşma,
kabuslar görme, gece işemesi, diş gıcırdatma, REM uykusunda davranış
bozukluğu, periyodik bacak hareketleri, uykuda epileptik nöbetleri görmek
mümkün.”
UYKU APNESİ
Uykuda soluk kesilmesi olarak tarif edilen apne hastalığının görülme
sıklığı yüzde 1-10 arasında değişiyor. Uyku-apne hastalığı erkeklerde
kadınlara oranla 10-20 kat daha fazla görülüyor. Dr. Nalan Ertaş, uyku
süresinin uzaması ve gündüz uykululuğun en sık nedeni olan uyku-apne
hastalığının normal kilosunun üstünde, ileri yaşlarda, üst solunum
yollarında problemleri olanlarda, erkeklerde, menopoz sonrası kadınlarda
ve ailesel yatkınlığı olanlarda sık görüldüğünü belirterek şunları
söylüyor:
“Uyku apnesi kandaki oksijen miktarını azalttığı için beraberinde kalp
hastalığı, yüksek tansiyon, cinsel işlev bozukluğu gibi birçok soruna
neden olabilir. Uykuda diş gıcırdatma, yürüme, konuşma, kabuslar, gece
işemesi gibi uykuda ortaya çıkan anormallikler ergenlik çağındakilerde,
ailesel yatkınlığı olanlarda ve psikolojik etkenlere bağlı olarak görülür.
Bu yakınmalar seyrek olmayarak uykuda ortaya çıkan epilepsi (sara)
nöbetleri ile karışır. Çünkü bazı sara tipleri yalnızca uyku sırasında
kendini gösterir. Uykuda periyodik bacak hareketleri hastalığı kansızlık,
üremi, şeker hastalığı, hormonal düzensizlikler, bel ve boyun fıtıklarında
daha sık görülüyor.”
TANI
YÖNTEMLERİ
Uyku bozukluğunun birçok farklı tipi olduğu için hastanın ayrıntılı bir
biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. “Uykusuzluk problemi olanların
bazılarında, uyku süresi uzamış olanların ise büyük çoğunluğunda uyku
laboratuvarında polisomnografik inceleme yapmak gerekir” diye konuşan Dr.
Nalan Ertaş, “Polisomnografi, beyin dalgaları (EEG), göz hareketleri (EOG),
bacak ve çene kasından EMG, EKG, horlama sesi, ağız-burun, göğüs ve
karından solunum hareketleri, kandaki oksijen yoğunluğu ve yatış pozisyonu
verilerinin en az altı saat süreyle bilgisayar ortamında kaydedilmesinden
oluşur. Bu biriktirilen verilerin değerlendirilmesi ile uyku bozukluğunun
nedeni aydınlatılır” diyor.
TEDAVİDEKİ
BAŞARI
Tanı konulduktan sonra uyku bozukluğunun tipine göre tedavi planlanıyor.
Geçici ve kısa süreli uykusuzluklar ile kronik uykusuzluklarda tedavi
yaklaşımı farklılık gösteriyor. Geçici ve kısa süreli uykusuzluklar
hipnotik ilaçlar ve davranışsal tekniklerin uygulanması ile
düzeltilebiliyor. Dr. Nalan Ertaş uyku bozukluğu tedavisinde çok yönlü
yaklaşımın önemine işaret ediyor:
“Uyku poliklinikleri kulak-burun-boğaz, nöroloji, psikiyatri, göğüs
hastalıkları ve iç hastalıkları bilim dallarından biri ya da birkaçını
ilgilendiren uyku bozukluklarına çok yönlü bir yaklaşımın yapılabildiği
yerlerdir. Gerektiğinde hasta bu bilim dallarından birine yönlendirilerek
tedavisi sağlanır. Uyku-apne hastalığında uyku polikliniği, kulak burun
boğaz bilim dalı ile yakın iletişim içinde çalışılır. Polisomnografi
sonucuna göre hasta değerlendirilerek tedaviye karar verilir. Tedavide
geniz, yumuşak damak, dil kökü gibi üst solunum yolları üzerinde bulunan
anatomik bozuklukların cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi, ağız içi
araçların kullanılması ya da basınçlı hava üfleyen maskelerden
yararlanılır. Uykuda görülen konuşma, yürüme ve anormal davranışların
epilepsi nöbetlerinden ayırdedilebilmesi için poligrafik uyku vazgeçilmez
bir incelemedir. Epilepsi tanısı konulmuş ama tedaviye iyi yanıt
alınamamış hastalarda da uykuda EEG incelemesi yapılması daha iyi bir tanı
ve tedavi yaklaşımı sağlar. Parasomniler genellikle iyi huylu durumlardır
ve bunlarda seyrek olarak ilaçla tedavi gereklidir.”
SAĞLIKLI BİR
UYKU İÇİN...
Yatak odanızda sessizliği sağlayın.
Rahat ve geniş bir yatakta yatın.
Uykunuz gelmeden yatmayın.
20 dakika içinde uykunuz gelmezse kalkın.
Aynı saatte yatıp aynı saatte kalkın.
Saat 19.00’dan sonra çay, kahve ve kola tüketmeyin.
Akşam ağır egzersiz yapmayın.