Kanser Haftası
(4-Nisan) Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Başkanı Prof. Dr.
Tezer Kutluk, Türkiye'de her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığını
belirtti. Kanserin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna
işaret eden Kutluk, ''Nasıl kanser kontrolü yapacağımız konusunda harekete
geçmeliyiz'' dedi
Kutluk, Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, kanserin,
tüm dünyayı ilgilendiren global bir problem olduğunu ve dünyanın tüm
bölgelerinde arttığını belirtti. Dünyada 20 milyonu aşkın kanserli hasta
bulunduğunu ve her yıl 10 milyon kişinin kansere yakalandığını ifade eden
Kutluk, 2003 yılında 6 milyon kişinin kanserden öldüğünü, 2020 yılında bu
rakamın 10 milyona ulaşacağını bildirdi.
Kanserin en az yarısının önlenebilir olduğunu, kaynakların sınırlı olduğu
ülkelerde bile kanserli hastaların ve kanserden iyileşenlerin yaşam
kalitesinin arttırılabildiğini anlatan Kutluk, şöyle devam etti:
''Bu açılardan daha fazla insanı kanserden iyileştirmek ve çekilen acıları
azaltmak için büyük bir fırsatla karşı karşıyayız. Dünya Sağlık Örgütü ve
Uluslararası Kanser Savaş Örgütü'nün birçok ülkede çok sayıda hayatı
kurtaracak olan kanser kontrol programları ve planlarının olmasına rağmen,
gelişmiş ya da gelişmekte olan birçok ülkenin maalesef bir kanser kontrol
planı yoktur. Şayet plan yapmıyorsanız, başarısızlığı planlıyorsunuz
demektir. Bu nedenle, kanserle uğraşan sivil toplum örgütleri, resmi
kurumlar ve kişiler olarak, bildiklerimizi uygulamak ve kanser kontrolünü
nasıl yapacağımız konusunda harekete geçmeliyiz.''
Dünyada her 100 bin kişiden 150-300'ünün, Türkiye'de ise her yıl 150 bin
kişinin kansere yakalandığını belirten Kutluk, ''Unutmayalım, kanser,
yaşamı tehdit eden hastalıklar arasında insanlığın karşılaştığı potansiyel
olarak en önlenebilir ve en tedavi edilebilir hastalıktır'' dedi.
-KANSERDEN KORUNMA-
Yaşlı nüfusun artması, tanı imkanlarının gelişmesi, kanser kayıt
sistemlerinin daha sağlıklı yapılması, hekime başvuruların artmasıyla daha
fazla sayıda kanserli vakanın tespit edildiğini anlatan Kutluk, Avrupa'da
her 4 kişiden birinin kanserden öldüğünü belirtti.
Tüm kanser ölümlerinin yüzde 40'ının tütün, beslenme ve infeksiyöz
etkenlerle ilişkisi olduğunu kaydeden Kutluk, 2020 yılına kadar tütün
kullanımı, uygunsuz yaşamsal alışkanlıklar, toplumun yaşlanması ile kanser
sayısının iki katına çıkmasının beklendiğini anlattı.
Kutluk, sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarıyla, fiziksel aktivite ve
yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak, hepatit B,
insan papilloma virüsü gibi mikrobik etkenlerden kaçınmak yoluyla
kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti.
Tezer Kutluk, kanserden korunmak için bitkisel kaynaklı besinlerin daha
fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların
sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.
Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalarla
erken tanının mümkün olduğunu belirten Kutluk, 40 yaş ve üzerindeki
kadınların her ay kendi kendine meme muayenesi yapmasını, yılda bir kez
doktor muayenesi ve mamografi çektirmesini istedi. Kutluk, 20-39 yaşındaki
kadınların ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapması, 3 yılda bir de
mamografi çektirmesi gerektiğini söyledi.
-SİGARA-
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer, ağız, yutak, soluk ve yemek borusu,
pankreas, rahim ağzı, böbrek ve idrar torbası kanserlerine yol açtığının
kesin olarak bilindiğini belirten Kutluk, sigara ve tütünle ilgili
hastalıklardan her yıl 4.9 milyon kişinin öldüğünü, 2030 yılına kadar
böyle gittiği takdirde her yıl 10 milyon kişinin öleceğinin tahmin
edildiğini kaydetti. Kutluk, ''Sadece sigara içenler değil, pasif içiciler
de bu hastalıklara karşı risk altında. Bu kötü alışkanlığı bırakarak,
kanserden korunulabilir'' diye konuştu.
Kutluk, tüm kanser türleri değerlendirildiğinde erişkin kanserlerinde
yüzde 63, çocuk kanserlerinde yüzde 78 oranında iyileşme sağlandığını
ifade etti.