Her 5 kişiden biri hipertansiyonlu
(4-Nisan/AA) Şişmanlık, şeker hastalığı, kan yağlarının yüksekliği, gerginlik, hareketsizlik, sigara, aşırı alkol tüketimi, ailede kalp hastası bulunması gibi nedenler hipertansiyon görülme riskini artırıyor.
2. Akdeniz Hipertansiyon ve Ateroskleroz Kongresi dolayısıyla Antalya’da bulunan İstanbul Üniversitesi (İÜ) CerrahpaşaTıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Erdine, Türkiye’de hipertansiyon görülme oranının yüksek olduğunu bildirdi.
Hipertansiyonun, 45 yaş üzerindekilerde görülme sıklığının yüzde 40’lara
çıktığını ifade eden Erdine, hipertansiyon görülenlerden ancak yüzde
14’ünün tansiyonunun kontrol altında tutulabildiğini kaydetti. Erdine, bu
oranın, ABD’de yüzde 27, Avrupa ülkelerinde ise yüzde 15-20arasında
değiştiğini belirtti.
“Büyük şehirlerde ve Karadeniz bölgesinde yaşayanlarda hipertansiyon daha
sıklıkla görülüyor” diyen Erdine, bunun nedenlerinin, akraba evlilikleri
ve beslenme tarzı olduğunu söyledi. Erdine, ailesinde hipertansiyon
olanların yüzde 50’sinde de hipertansiyon görülebildiğini ifade etti.
Şişmanlık, şeker hastalığı, kan yağlarının yüksekliği, gerginlik,
hareketsizlik, sigara, aşırı alkol tüketimi, ailede kalp hastası bulunması
gibi nedenlerin hipertansiyon görülme riskini artırdığını vurgulayan
Erdine, hipertansiyonun en istenmeyen sonucunun ise felç, kalp krizleri,
kalp ve böbrek yetersizliği olduğunu belirtti.
STRESLİ
MESLEK SAHİPLERİNDE RİSK FAZLA
Serap Erdine, basın mesleği gibi işleri stresli ve gergin olan kişilerle,
yöneticilerde hipertansiyon oranının çok yüksek olduğuna dadikkati çekti.
Ekonomik gelişimi iyi olan ülkelerde, kırsal kesimde yaşayanlarda
hastalığın görülme sıklığının az olduğunu anlatan Erdine,”Hipertansiyon,
kırsal kesimlerden büyük şehirlere göç edenlerde dahasık görülüyor. Bunun
nedeni, bu kişilerin sakin bir yaşamdan gergin bir yaşamın içine girmesi”
diye konuştu.
Hipertansiyonun zaman içinde kalp büyümesine yol açtığını da ifade eden
Erdine, şunları kaydetti:
“Kalp büyümesi olan hastalarda kalbin beslenmesi zorlaşır. Ritm
bozuklukları ortaya çıkar. Tedavi edilmezse kalp yetersizliğine dönüşür.
Aynı zamanda, büyümüş olan kalbin oksijen gereksinimi daha fazla olduğu
için kalp krizi olasılığı artar. Ancak kalp büyümesi, kanbasıncını
düşürücü ilaçlarla önlenebilir veya geriletilebilir. Hipertansiyonun önüne
geçmek için beslenme şekli değişmeli, kilo verilmeli, aşırı tuz tüketimi
önlenmeli, düzenli egzersiz yapılmalı, sigara içilmemeli, aşırı alkol
kullanımından kaçınılmalıdır.”