Kadınların gizli kabusu
Kadınların kabusu olan meme büyüklüğü estetik görüntüsünden çok fiziksel, ruhsal ve sosyal problemlere yol açıyor. Kadınların korkulu rüyası olan sorunların başında meme büyüklüğü, meme kanseri ve meme başlarının içe çökük olması geliyor.
Ancak bu
sorunu yaşayan pek çok kadın bu durumu açıklamaktan çekiniyor. Kadınlarda
estetik görüntüsünün yanında birçok fiziksel, ruhsal ve sosyal problemlere de
yol açabilen bu sorunla bu yüzden nasıl baş edeceklerini bilemiyorlar. Oysa ki,
tıp dünyasında yaşanan gelişmeler kadınların korkulu rüyası olan bu sorunu yüzde
90 ortadan kaldırıyor. İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalı
Başkanı Prof. Dr. Hülya Aydın, kadınların karşılaştıkları meme sorunlarını
kimseyle paylaşamadıklarını ve bu durumun yanlış sonuçlar meydana getirdiğini
söylüyor. Prof. Dr. Aydın, iri memenin vücudun ön tarafında ters takılmış ağır
bir sırt çantası gibi yük etkisi yaptığını belirterek bunun omurgada kamburluğa
neden olduğuna dikkat çekiyor. İri memeli kadınlarda en sık görülen şikayetlerin
sırt ve bel ağrısı olduğunu dile getiren Aydın, "Özellikle 40-50'li yaşlarda
büyüme daha çok görülüyor. Sütyen askıları omuzlarda ağırlığa bağlı izlere ve
çöküklüklere yol açıyor. Ayrıca, memelerin alt bölümleri havasız kaldığı için
pişikler ve mantar enfeksiyonları görülüyor. Fiziksel sorunları artan kadınlar
zamanla sosyal aktivitelerini de kaybediyor" diyor.
Soruna
cerrahi müdahale
Plastik cerrahinin meme sorunları yaşayan kadınların imdadına yetiştiğini dile
getiren Aydın, meme küçültme operasyonunun estetik değil bir sağlık çözümü
olduğunu ifade ediyor. Cerrahi müdahalenin kadının vücut yapısına uygun ve
rahatsızlık vermeyecek büyüklükte bir meme oluşturmayı amaçladığını belirten
Aydın konuyla ilgi şu bilgileri veriyor.
"Meme küçültme
operasyonlarında çok sayıda cerrahi teknik vardır ancak son yıllarda kabul gören
üç teknik kullanılıyor. Bu teknikler sayesinde operasyon 3 saatte tamamlanıyor.
Hasta üç gün ile bir hafta arasında günlük yaşamına geri dönebiliyor. Operasyon
için herhangi bir yaş sınırı olmamakla birlikte ergenlik dönemini tamamlamamış
hastaların ameliyat edilmemesini tavsiye ediyoruz. Bize başvuran birçok hasta
doğum sonrası bebeğini emziremeyeceğinden korkuyor. Süt kanalları ameliyatlarla
zedelenmiyor sadece süt verecek meme dokusu azaldığından hastanın emzirmesi
yeterli olmayabiliyor. Gebelik ve süt vermeyle ameliyat olmamış kadınlarda ne
kadar deformasyon oluyorsa küçültme ameliyatı geçirmiş hastalarda da aynı oranda
meme deformasyonu olabiliyor. Operasyon izleri altı ay ile bir yıl arasında
oldukça belirsiz hale geliyor".
Yeni şafak
