İLAÇ TEDAVİLERİ

Sizi etkileyen tüm alerjenlerden kaçınmak her zaman mümkün değildir, dolayısıyla alerjenlerden kaçınmak alerjinizin tedavisinde önemli bir rol oynasa da, bu yaklaşımın uygun antialerji ilaçları kullanımıyla birleştirilmesi gerekebilir. Başlıca dört tür ilaç vardır:


1 Semptomatik ilaçlar semptomlarda hızlı bir rahatlama sağlamak için kullanılır.


2 Antihistaminikler histaminin enflamatuar hücrelerden
salıverilmesinden sonraki etkilerini engelleyerek alerjik
reaksiyonun şiddetini azaltır.


3 Antienflamatuarlar histamin dahil, kimyasal maddelerin salıverilmesini önleyerek enflamasyonun düzeyini azaltır.


4 Lökotrien reseptör antagonistleri alerjik hastalıklarda kullanılmak üzere geliştirilmiş yeni bir ilaç sınıfıdır. Bu ilaçlar lökotrienlerin (bir tür enflamatuar kimyasal madde) enflamasyona yol açmadan önce bağlanmak zorunda oldukları reseptörlerin önünü keserek, bağışıklık yanıtının bu kısmının oluşmasını önler.

Adrenalin akut/alerjik reaksi yonların tedavisi için de kullanılır.


Semptomatik ilaçlar
Bu ilaçlar yalnızca alevlenme zamanlarında semptomların tedavisi için kullanılmalıdır.

� Akciğerler: Astımı olan herkes yanında "rahatlatıcı" bir inhaler bulundurmalıdır. Bu inhalerde hava yolu kasını gevşeten ve küçük hava yollarını ya da bronşları genişleten bir ilaç (bir bronkodilatör) bulunur,  İlacın, nefes darlığında ve hışıltı solunumda bile kolaylıkla kullanılabilecek bir formda olması gerekir.

� Gözler: Saman nezlesiyle birlikte gözlerde görülen kızarıklık, yanma ve batmayı geçici olarak hafifleten çeşitli göz damlaları vardır. Bu damlalar gözün yüzeyindeki kan damarlarını büzer ve kızarmayı azaltır. Bununla beraber, bu damlalar bir\ haftadan uzun süre kullanılmamalıdır. Uzun süreli kullanım durumunuzu ağırlaştırır, çünkü dozun etkisi geçtikten sonra semptomlarınız her seferinde daha da şiddetlenmiş olarak geri döner; buna semptomlann geri tepmesi (rebound) denir. Glokomu (artmış göz içi basıncı), diyabeti ve yüksek tansiyonu olanlar bu ilaçlardan uzak durmalıdır.

� Burun: Dekonjestan (şişmeyi ve tıkanıklığı azaltan ilaç) burun damlaları ya da spreyleri de dekonjestan göz damlalarına benzer şekilde, ancak bu sefer burnun iç yüzeyindeki kan damarlarını büzerek etki gösterir. Bunun sonucunda burun salgısında bir azalma ve burun tıkanıklığında bir hafifleme olur. Bu tür ilaçlar hızla ve çok etkili olabilirse de, semptomlarınızın kötüleşmesine yol açabileceklerinden uzun süreli kullanılmamalıdır. Sonuçta ortaya çıkanlan tedavi etmektense, kendinizi koruyarak alerjik semptomlann oluşmasını önlemek çok daha iyidir. Enflamatuar yanıtı azaltmak için antienflamatuarlarla tedaviyi denemeli ve alerjenlerden olabildiğince uzak durmalısınız.

� Deri: Şişmiş ve kızarmış (enflamasyonlu) deri çok kaşıntılı olabilir ve basit yumuşatıcı kremlerin düzenli olarak kullanılması kaşıntıyı hafifletmekle kalmaz, derinizi de güçlendirir. Bu kremler ilaç içermez, ancak derinin yüzeyini yumuşatarak ve su kaybını azaltıp hidrasyon düzeyini artırarak etki eder. Her iki etki de derinizi kalınlaştınp sertliğini alarak güçlendirir. Doktorunuzun sizin için reçete edebileceği kremler (bazıları eczanelerde bulunur) kozmetik nemlendirici kremlerden daha etkilidir; parfüm ve lanolin içermedikleri için derinizi tahriş etme olasılıkları daha düşüktür.

Antihistaminikler
Antihistaminik ilaçlar, histaminin etkişini gösterdiği yer olan hücre reseptörlerine bağlanabilme gücünü azaltarak iş görür. Histamin, vücudun enflamatuar reaksiyonunun bir parçası olarak salıverdiği en güçlü kimyasal maddelerden biridir. Histamin hava yollarının daralmasına, karın ağrısına, hapşırmaya, burun ve gözlerde kaşıntı ve sulanmaya yol açar. Antihistaminikler göz damlası, burun spreyi, ağızdan alınan şurup ya da tablet formunda olabilir. Bazen yalnızca antihistaminik ilaç tek başına semptomlarınızın önünü almaya yeterli olabilir. Ancak, saman nezlesinin neden olduğu tıkalı ve şiş bir burnu tedavide pek işe yaramadıklarından antienflamatuar bir ilaca (bkz. aşağıda) gerek duyulur.


Antihistaminiklerin en sık görü i len yan etkisi sedasyondur (uyuşukluk); bazı eski tip antihistaminiklerin araç sürme üzerindeki etkisi alkol kadar şiddetli olabilir. Sedatif etkile rinin uyumayı kolaylaştırması yü zünden ağır alerji vakalarında bu ilaçlar h�l� kullanılmaktadır. Klorfeniramin belki de en güçlü sedatif etkiye sahip ilaçtır. Semptomlarınız nedeniyle gece uykuya dalmakta zorlanıyorsanız yararlı olabilir, ancak otomobil veya bir makine kullanacak ya da yemek pişirecek seniz i gün içinde almamanız gerekir. Bu nunla beraber, yeni ya da ikinci ne sil antihistaminiklerden loratadin, akrivastin ve astemizol gibi bazıları sedasyon yapmaz. Bunları kullanmak da kolaydır çünkü günde bir ya da en çok iki defa alınırlar.


Antienflamatuarlar
Antienflamatuar ilaçlar enflamasyonun şiddetini, dolayısıyla dokulardaki tahrişi azaltır ve semptomların hafiflemesini, hatta tamamen düzelmesini sağlar. Bu ilaçların etkili olabilmeleri için düzenli olarak alınmaları gerekir. Genellikle vücudun etkilenen kısmına, lokal olarak uygulanması tercih edilir.
Başlıca iki sınıf antienflamatuar ilaç vardır:

Sodyum kromoglikat ve nedokromil: Bu ilaçların göz damlası, burun spreyi, inhaler ve ağızdan alınan formları mevcuttur. Ağızdan alınan (oral) formları nadiren kullanılır.  Semptomlarınız hafifse bu ilaçları denemeye değer çünkü yan etkileri yoktur. Buna karşılık, çok güçlü ol madıklarından yararları kısıtlı olabilir.


Kortikosteroidler: Bunlar alerjik hastalıkların tedavisinde en yararlı ilaçlardır. Cilt kremi, göz damlası, burun spreyi ve astım için inhaler olarak bulunabildikleri gibi, şiddetli veya akut semptomların tedavisinde ağızdan alınan preparatlar şeklinde de bulunabilirler.

Birçok hasta, olası yan etkilerinden korktuğu için kortikosteroidli ilaçlar kullanmak istemez. Öncelikle kortikosteroidlerin, bazen vücut geliştirenler ve atletler tarafından kullanılan ve istismar edilen anabolik streoidlerle aynı şey olmadığının anlaşılması önemlidir. İkinci olarak, kortikosteroidler genellikle lokal (vücudun tedavi gerektiren kısmına) olarak, örneğin astımda inhalasyon ya da egzamada krem şeklinde kullanılır. Dolayısıyla, özellikle tablet formunda alındığında gereken dozlarla karşılaştırıldığında, kullanılan dozlar son derece düşük olabilmektedir. Kortikosteroidler yalnızca yüksek dozlarda ve uzun süreli kullanılmaları durumunda yan etkilere yol açar. Bunlar arasında:

�deride incelme,
�kolay morarma,
�kemiklerde incelme,
�adrenal bezinin aktivitesinde
azalma; bu ağır vakalarda şoka
yol açar,
� çocuklarda büyümenin baskılanması gibi yan etkiler vardır.

Bir inhaler aracılığıyla topikal ilaç kullandığınızda, ilacı ağızdan aldığınızda kullanacağınız dozun ellide biri ile yüzde biri arasında bir doz almış olursunuz. Bu düşük dozlarla da yan etki gelişmesi pek olası değildir. Astım hastalığınızın çok ağır olması dışında, ağızdan düzenli steroid ilaç almanız gerekmeyecektir, ancak ağır bir akut astım atağı geçirirken bu ilaçları birkaç gün kullanmanız gerekebilir.


Yüksek dozda inhale steroid, burun spreyi veya cilt kremi kullanıyorsanız ya da aynı anda değişik steroid ilaçlar alıyorsanız dikkatli olmanız gerektiğini unutmayın, çünkü bunların yan etkiye yol açma güçleri birbiri üzerine eklenir.


Yüksek dozda herhangi bir steroid ya da faklı steroidlerin bir kombinasyonunu kullanıyorsanız bunu doktorunuza bildirmeniz gerekir. Doktorunuz kullandığınız dozları, semptomları en iyi tedavi edecek olan en düşük düzeye indirmeye çalışacaktır. Yüksek dozda steroid tedavisi gören çocuklar düzenli olarak muayene edilmeli, mümkün olduğunca dozlar düşrülmeli ve büyümeleri yakından izlenmelidir.


Lökotrien reseptör antagonistleri
Kısa bir süre önce astım tedavisinde yeni bir ilaç sınıfı olan lökotrien reseptör antagonistleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçlar alerjik rinit ve egzama tedavisinde de çok etkilidir. Günümüzde bu gruptan iki ilaç, montelukast ve zafirlukast kullanımdadır.

Çoğu hasta için bu ilaçların en iyi yönü ağızdan alınan tablet formunda olmalarıdır. Çoğunlukla bu ilaçlar inhale steroid kullanacak kadar ağır astımı olanlara verilir. Bir tedavi döneminden sonra inhaler dozunu azaltmak mümkün olabilir. Aynı zamanda saman nezlesi ve egzamanız da varsa, bunlarda da düzelme olabilir.


Bu ilaçların en sık görülen yan etkisi, tedaviye bir kaç hafta devam edildiğinde genellikle kaybolan başağnsıdır.


Ne yazık ki bunlar herkes için yararlı değildir; kimileri iyi yanıt verirken diğerlerinde neredeyse hiç etki görülmez. Bu ilaçlardan birini almaya başladığınızda muhtemelen doktorunuz yarar görüp görmediğinizi anlamak için üç dört hafta boyunca semptomlarınızı kaydetmenizi isteyecektir.


Adrenalin
Adrenalin vücutta doğal olarak bulunan ve adrenal bezde üretilen bir kimyasal maddedir. Bir diğer adı da (özellikle ABD'de) epinefrindir. Adrenalinin, hava yollarında gevşeme ve kılcal damarların geçirgenliğinde düzelme (ağır alerjik reaksiyonlarda yararlı olabilir) sağlamak gibi birkaç etkisi vardır.


Adrenalin, enjeksiyonla, genellikle de kas içine verilmelidir, ancak hastanede doğrudan toplar damara uygulanabilir. Hastanın kendi başına kolayca uygulayabileceği şekilde bulunabilir. Adrenalin etkisini ça' buk gösterir ancak bu etkiler yaklaşık 30 dakika içinde ortadan kalktığından tıbbi müdahale yapılabilecek bir merkeze ulaşmadan önce ikinci bir doza ihtiyacınız olabilir. Bu nedenle yanınızda en az iki enjektör bulundurmanız ve adrenalin enjeksiyonunun hemen ardından tıbbi yardım almak üzere harekete geçmeniz gerekir.


İMMÜNOTERAPİ (BAĞIŞIKLIK TEDAVİSİ)
Duyarsızlaştırma olarak da bilinen immünoterapi hastanın bir alerjene karşı daha az duyarlı kılındığı bir uygulamadır. Bunu sağlamak için hastaya çok küçük miktarlarla başlayarak, giderek artan dozlarda alerjik olduğu maddeden verilir. Alerjen genellikle enjeksiyon yoluyla, ancak ağızdan ya da burundan da verilebilir.

Tedavinin başarılı olması durumunda bazofil ve mast hücre sayısı ve bunların alerjene duyarlılıkları azalır ve alerjene özgül IgE düşer. İmmünoterapi, alerjenden kaçınma yanında klasik ilaç tedavisi görmesine rağmen kontrol altına alınamayan ve şiddetli semptomlara yol açan alerjisi bulunan hastalarda kullanılmalıdır. En çok, tek bir alerjene karşı alerjisi olan kişilerde etkilidir, ancak birden çok alerjisi olanlarda da yararlı olabilir. İmmünoterapiyle

en sık tedavi edilen hastalık polen alerjisine bağlı saman nezlesi ve arı ve yabanarısı sokmasına karşı ağır alerjidir. Astım tedavisinde immünoterapi nadiren kullanılır. Her defasında yalnız bir alerjen tedavi edilmelidir.


İngiltere'de, tedavi döneminin uzunluğu ve ağır alerjik reaksiyon riskinin yüksek olması nedeniyle oldukça az sayıda kişi immünoterapiyle tedavi edilmektedir. Riskler yüzünden, yalnızca özel alerji merkezlerinde uygulanması gerekir.


İmmünoterapi enjeksiyonları
Bu enjeksiyonlar çok küçük dozlarla başlanarak, deri altına (subkütan) haftada bir, hatta iki kez uygulanır. Alerjen, planlanan en yüksek doza erişinceye dek giderek artan konsantrasyonlarda aylarca verilir. Bu doz. sağlanan yararın sürmesi için ayda bir tekrarlanır. Bütün bu uygulama yıllar alabilir.


Bu tedavinin avantajları, özenle seçilmiş hastalarda çok etkili olabilmesi ve uygulama tamamlandıktan sonra yararlarının uzun ömürlü olabilmesidir.


Dezavantajları ise şöyledir:
� Tedavi zaman alır, çünkü önceleri haftada iki kez olmak üzere birçok doz verilir ve her dozdan sonra birkaç saat gözlem altında tutulmanız gerekir.

� Uygulama yıllarca sürer, bu yüzden büyük bir sabır ve kararlılık gerektirir.

� Genellikle iki ya da üç yıl sonra hastaların yaklaşık yarısında semptomlar tekrarlanır.

Bu tedavinin tehlikeli yan etkileri olabilir. Semptomlarınızın sorumlusu olan alerjene maruz kalacağınız için ağır alerjik reaksiyon gelişme riski vardır. Bu risk, özellikle iyi kontrol edilmeyen astımı bulunan hastalarda çok fazladır. Hastaların %3 ila %12'sinde ağır alerjik reaksiyon gelişir. Bunların çoğu ilk otuz dakikada görülür. Her enjeksiyon sonrasında saatlerce hastanede kalmanızı gerektiren neden budur.


Pek ender olarak, alerjik reaksiyon ölüme yol açabilecek denli ağır olabilir. Bu nedenledir ki immünoterapi uygulanacak hastalar büyük bir dikkatle seçilir ve bu işlem yalnızca uzmanlaşmış merkezlerde çalışan uzmanlarca uygulanır.


Ağız ve burun yoluyla immünoterapi
İmmünoterapinin risklerini azaltmak amacıyla alerjen dozlarını başka yollardan verebilme yöntemleri denenmiştir. Ağız ve burun yoluyla verildiğinde daha yüksek dozda alerjen gerekir, daha yavaş sonuç verir ve ürtiker ve anjiyoödeme yol açma riski daha fazladır. Ancak anafilaksi riski deri altına enjeksiyon da olduğundan daha düşüktür.


Ne yazık ki bu uygulama yolları daha az etkilidir ve sonuçlar enjeksiyonlar kadar iyi değildir. Burun yolu sadece burunda lokal olarak yarar sağlıyormuş gibi görünmektedir, bu yüzden sadece alerjik rinitte etkilidir.


BAŞKA NE YAPABİLİRİM?

Tahriş ediciler (iritanlar)
Alerjilerinize doğru tanı konulmuşsa, sorumlu alerjenle teması azaltmışsanız ve uygun ilaçları kullanıyorsanız semptomlarınız iyi kontrol ediliyor demektir. Bununla beraber, tedaviye yardımcı olacak başka şeyler de yapılabilir. Tahrişe yol açabilecek maddelerle temastan kaçınabilirseniz alerjileriniz sizi daha az etkiler.

Akciğerler, burun, göz ve deride tahrişe yol açabilen çok sayıda maddeden en yaygın olanı tütün dumanıdır. Sigara kullanıyorsanız bırakmayı denemelisiniz. Sigara içmiyorsanız başkalarının sigara dumanına mümkün olduğunca az maruz kalmaya çalışmalısınız. Bebek ve çocukların sigara dumanı solumalarına hiçbir zaman izin verilmemelidir.

Hava kirliliğine yol açan egzoz dumanlan, ozon, sigara dumanı, formaldehid ve nitröz oksit gibi maddelerin düzeyinin yükselmeside alerji semptomlarınızı kötüleştirebilir. Zamanımızın büyük bir kısmı evde geçtiğinden ev ortamını olabildiğince duman ve isten arındırmak akıllıca olacaktır. Evin, özellikle de gaz sobası ve gazocağı bulunan odaların iyice havalandırılmasını sağlayın. İş yerindeyken, işverenin sizi toz ya da duman solumaktan korumak için önlem aldığından emin olun. Açık havada, yüksek düzeyde egzoz gazına ve toza maruz kalacağınız kalabalık yol kenarlarında yürümekten olabildiğince kaçının.


Künye
Sizde ya da çocuğunuzda ağır alerji varsa kişisel bilgilerinize ek olarak tıbbi sorununuza ilişkin ayrıntıların, doktorunuzun adı, soyadı ve telefon numarasının yazılı olduğu bir künye takmak güven verici olabilir.


Tamamlayıcı tedaviler
Çeşitli uygulayıcılar tarafından sunulan çok çeşitli tedaviler mevcuttur. Bu noktada, tıp uzmanlarının sunduğu tedavilerin yerine geçmesi hedeflenen alternatif tedaviler ile geleneksel tedavilerle birlikte kullanılması amaçlanan tamamlayıcı tedaviler arasında bir ayrım yapılması önem taşır. Ağır alerjinin etkileri çok nahoş, hatta yaşamı tehdit edici olabildiğinden doktorunuzun verdiği ilaçları aniden kesmemeniz önemlidir. Başka bir terapist kendi uygulayacağı tedavinin diğer tedavileri kesmediğiniz taktirde bir etkisinin olmayacağını söylerse önce doktorunuzla konuşun. Yazarın görüşüne göre diğer tedaviler en çok geleneksel ilaçlarla birlikte uygulandıklarında yararlı olmaktadır.

Tamamlayıcı tedavilerin nasıl etki gösterdiği konusunda fazla bir bilgi olmamakla birlikte, bunlardan birinin sizde etkili olduğuna inanıyor ve tedaviyi sürdürebiliyorsanız, devam edin. Bununla beraber, tamamlayıcı tedavilere akut bir alerjik reaksiyonda hiçbir zaman güvenilmemelidir. Bu durumda geleneksel ilaçlar en etkili çözümleri sunar. Tamamlayıcı tedavi uygulayan terapistlerin çoğunun resmi bir tıbbi eğitim almadıklarını ve sizin tıbbi sorunlannıza tanı koymak ve uygun şekilde tedavi etmek için gerekli deneyim ve bilgiye sahip olmayabileceklerini unutmamak gerekir. Bazen, başka hastalıklar alerji semptomlarını taklit edebilir ve tamamlayıcı tedavi uygulayıcılarınca yanlış tanı konulabilir.

Tamamlayıcı tedaviler genellikle düşük riskli bir seçenek olarak kabul edilir, ancak tehlikeli yan etkileri olabilir ve daha da kötüsü, hayatınızı kaybedebilirsiniz. Çin bitkisel ilacı Aristolochia bazı hastalarda böbrek yetersizliğine yol açtı ve 1999 yılında yasaklandı. 1998'de Londra'da otohemoterapi adı verilen bir tedavi uygulanan 12 hastaya ölümcül olabilen Hepatit B bulaştı.

Türkiye'de resmen kabul gören ve yasayla uygulama koşulları düzenlenen tek tamamlayıcı tedevi yöntemi akupunturdur.